GÜNDEME BAKIŞ – Sayıştay 2025 yılı denetim raporunda belediyenin mali yapısıyla ilgili olarak dikkat çeken ifadelere yer verildi. “Belediyenin Mali Yapısının Sürdürülebilirliğinde Riskler Olması” bulgusunda şöyle denildi:
KRTİK DÜZEYE ULAŞILDI
“Çiğli Belediyesi’nin mali tabloları ve bütçe faaliyet sonuçları üzerinde yapılan incelemede; kurumun toplam borç yükünün ve bütçe açığının sürdürülebilir seviyelerin çok üzerine çıktığı, toplam gelirlerin personel giderlerini karşılama oranının kritik düzeye ulaştığı ve ödenemeyen yükümlülükler nedeniyle kurumun gecikme faiz ve zammı yükü altında olduğu görülmüştür. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Dış denetim” başlıklı 68’inci maddesinde; dış denetimin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, faaliyet sonuçlarının ölçülmesi ve performans bakımından değerlendirilmesi suretiyle yapılacağı belirtilmiştir.
BÜTÇE AÇIĞI 11 KAT ARTMIŞ
Çiğli Belediyesi’nin 2020-2025 yılları arasındaki bütçe gerçekleşmelerine bakıldığında, kurumun yıllar itibarıyla sürekli bütçe açığı verdiği ve bütçe açığının 2025 yılına gelindiğinde 2020 yılına göre yaklaşık 11 kat artarak 88.738.415,64 TL’den 968.922.589,14 TL’ye çıktığı görülmüştür.
BORCU 2.5 MİLYAR TL
Kurumun yıllar itibarıyla sürekli bütçe açığı vermesi mali tablolarına da yansımış ve 2025 yılı sonu itibarıyla kurumun toplam borç miktarı 2.566.131.956,31 TL’ye ulaşmıştır. Söz konusu borçların %86,55’ine tekabül eden 2.221.090.069,24 TL’si kısa vadeli borçlardan, %13,45’ine tekabül eden 345.041.887,07 TL’si ise uzun vadeli borçlardan oluşmaktadır. Kurum borçlarının gelirlerine oranına baktığımızda, kurumun kısa vadeli borçlarının toplam gelire oranının %92,78, uzun vadeli borçlarının gelirine oranının %14,41, toplam borçlarının gelire oranının ise %107,20 olduğu görülmektedir. Diğer bir ifade ile kurumun 1 yıl içinde ödenmesi gereken borç miktarı toplam gelirlerinin %92,78’ine, ödenmesi gereken toplam borçları toplam gelirinin %107,20’sine ulaşmış bulunmaktadır. İdare gelirlerinin giderleri karşılama oranı ise %71,19 seviyesindedir.
LİMİT ÜZERİNDE ANLAŞMA
Belediyeler tarafından konsolide bilanço üretilmediğinden, söz konusu borçların içinde Belediye Personel Şirketinin kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlarına ilişkin faiz ve gecikme zamları bulunmamaktadır. Belediye şirketlerinin vergi ve SGK borçlarının ana parası ve işleyen faiz ve gecikme zamlarından belediye birinci derecede sorumlu olup, bu borçlara ilişkin şirketin maruz kalacağı zararları da ana sermayedar olarak ödemekle mükelleftir. Bu nedenle, bahsi geçen borçlar da eklediğinde belediyenin gerçek borç tutarının bilançoda yer alan borç tutarının üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Kurum tarafından belediye şirketine ait hakediş, vergi ve SGK prim borçları zamanında ve tam olarak ödenememesine rağmen, uygulamada personel sayısının artırılmaya devam edildiği, 2020 yılı başında 843 olan personel şirketi çalışan sayısının 2025 yılı sonunda 1.166’ya yükseltildiği, bunun yanında memurlara ilişkin sosyal denge tazminatında da tavan limitin üzerinde anlaşma yapıldığı görülmüştür. Kurumun mali durumunu bozan etmenler incelendiğinde, en önemli unsurun personel giderlerinin yüksek olması olduğu anlaşılmıştır. Gerek toplu iş sözleşmeleri ile enflasyonun üzerinde zam yapılması gerekse de kanuni limit üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi nedeniyle, birikimsel olarak personel giderleri kurum bütçesi içinde her geçen yıl daha fazla pay almıştır. Aşağıda yer alan tabloda yıllar itibarıyla kurumun toplam gelir ve giderlerinin, kurumun (vergi ve sosyal güvenlik primi dahil) personel giderlerine oranı verilmiştir.
GELİR PERSONEL GİDERLERİNİ KARŞILAMAK İÇİN
Bu verilere göre, kurumun toplam giderleri içinde personel giderlerinin (vergi ve sosyal güvenlik primi dahil) payı 2025 yılında %59,91 oranında gerçekleşmiş, toplam gelirlerin %84,16’sı ise personel giderlerini karşılamak için kullanılmıştır.
PERSONEL GİDERLERİNDE KISINTI YOK!
Bununla birlikte, Kurumun mali durumunun bozulmasında personel giderlerinin çok yüksek olması en önemli etmen olmasına rağmen, kurum tarafından personel giderlerinde kısıntıya gidilmediği, işçi kadrosunda çalışanlara toplu iş sözleşmeleri ile enflasyon oranının üzerinde zamlar verilirken, memurlara da kanuni limitlerin üzerinde sosyal denge tazminatı ödemesi yapılmaya devam edildiği görülmüştür. Aşağıda yer alan tabloda, kurum tarafından 2020-2025 yılları arasında ödenen sosyal denge tazminatı miktarları yer almaktadır.
YASAL LİMİTİN ÜZERİNDE
Bu verilere göre, 2020 yılında verilen sosyal denge tazminatı yasal limitin %145,85, 2021 yılında %212,09, 2022 yılında %118,67, 2023 yılında %74,44, 2024 yılında %170,87, 2025 yılında ise %163,51 oranında üzerinde ödenmiştir. Diğer bir ifadeyle, 2020-2025 yılları arasında ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavanı 122.261.623,05 TL iken kurum tarafından tavan tutarın 2,49 katı fazla tutarda 303.835.992,60 TL ödenmiş, bu nedenle kurum bütçesi üzerinde 181.574.369,55 TL fazladan ek yük oluşturulmuştur.
BORÇ…BORÇ…
Buna göre, kurumun finansman açığı nedeniyle bankalara olan toplam borcu 283.284.078,05 TL olup, bu borcun faizi 100.070.691,27 TL’dir. Banka kredilerinin faizinin ana paraya oranı ise %54,62’dir. Aynı şekilde finansman yetersizliği nedeniyle zamanında ödenemeyen vergi, SGK prim borçları gibi kamu kurumlarına olan borçların toplam tutarı 145.206.277,40 TL olup, bu tutarın %86,82’sine tekabül eden kısmı gecikme zammı ve gecikme faizinden kaynaklanmaktadır. Kurumun 2025 yılı sonu itibarıyla toplam borç yükünün önemli kısmını piyasaya olan borçlar ve Belediyenin de sorumluluğunun bulunduğu şirketlerinin kamu kurumlarına olan borçlarından oluşmaktadır. Söz konusu borçlar nedeniyle, kurumun envanterinde bulunan toplam 1.040 gayrimenkulün 842’si üzerinde haciz konulmuş bulunmaktadır. Belirtilen bu durumlar, kurumun finansman açığını kapatmak için yüksek faizle borçlanmak zorunda kalınmasına, idarenin kamusal borçlar başta olmak üzere piyasaya olan borçlarının zamanında ödenememesine, zamanında ödenemeyen kamu ve özel sektör borçları için yüksek tutarlarda gecikme zammı ve gecikme faizi gibi ek mali külfetlere katlanılmasına, belediye gayrimenkulleri üzerinde haciz uygulanmasına ve diğer gayrimenkullerin belediye ve şirketlerinin kamusal borçları için takas edilmesine ve tüm bunların sonucunda da sürdürülebilirliğinde riskler bulunan mali yapının giderek daha da bozulmasına sebebiyet vermektedir.
KESİNTİ OLURSA TEMEL GİDERLER ÖDEMEZ HALE GELİR
Kurumun gelir yapısına bakıldığında ise; kurumun toplam gelirlerinin %55,65’inin merkezi idareden gelen paylardan oluştuğu, öz gelirlerinin ise toplam gelirlerinin %44,35’ine tekabül ettiği gözükmektedir. Merkezi idare paylarına olan yüksek bağımlılık nedeniyle merkezi idare paylarında herhangi bir kesinti yapılması durumunda kurumun temel giderlerini ödemekte zorluk yaşayabileceği ortadadır.
Diğer yandan, yukarıda belirtilen durumlar Belediyenin mali yapısının bozulmasına yol açmak dışında kurumun temel görev alanlarındaki yatırım ve hizmetlere daha az kaynak ayırmasına da neden olmaktadır. Bu kapsamda, kurumun yıllar itibarıyla yatırım harcamalarına bakıldığında, 2020 yılında toplam giderlerin %5,72’si olan yatırım giderlerinin, 2025 yılı sonuna gelindiğinde yaklaşık yarıya indiği ve %2,14 olarak gerçekleştiği görülmektedir. Diğer bir ifade ile kurum, personel giderleri dışında yatırım harcaması dahil diğer giderlere neredeyse kaynak ayıramayacak duruma gelmiş bulunmaktadır.





