Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ekim ayında yapılacak seçimlere belki de son yılların en hareketli dönemlerinden biriyle hazırlanıyor. Daha seçimlere yaklaşık üç ay olmasına rağmen, adaylar sahaya inmiş durumda.
Meclis kürsüsü artık yalnızca gündem maddelerinin görüşüldüğü bir yer değil; vizyonların, iddiaların ve gelecek tasavvurlarının anlatıldığı bir platforma dönüştü. En dikkat çekici gelişme ise yıllardır görev yapan bazı isimlerin koltuklarını genç kuşaklara bırakma iradesini açıkça ortaya koyması oldu. Bu tablo, EBSO'da sadece isimlerin değil, yönetim anlayışının da değişmeye başladığını gösteriyor.
Sanayinin ortak çağrısı: Üretim
Temmuz ayı meclis toplantısının en önemli mesajını ise Londra Enerji Kulübü Kurucu Başkanı Mehmet Öğütçü verdi. Yüksek faiz, yüksek enflasyon ve sanayisizleşme riskine dikkat çeken Öğütçü, aslında yalnızca bir ekonomik analiz yapmadı; Türkiye'nin geleceğine dair önemli bir uyarıda bulundu.
"Türkiye'nin rekabet manifestosuna ihtiyacı var" derken kastettiği yalnızca sanayicilerin beklentisi değildi. Dünyanın yeniden üretimi konuştuğu bir dönemde, Türkiye'nin de üretimi yeniden merkeze koyması gerektiğini anlattı. İzmir'in teknoloji ve inovasyon üssü olabileceğine yönelik değerlendirmesi ise üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir vizyondu.
Adaylar projeleriyle yarışıyor
Toplantının en heyecanlı bölümü ise peş peşe gelen adaylık açıklamalarıydı. Meclis Başkan Yardımcısı Işın Yılmaz, Türkiye'nin ilk kadın EBSO Meclis Başkanı olma hedefini açıklarken önemli bir eşiğe işaret etti.
İzzet Şanlı'nın dijital takip sistemi, erken uyarı ve hızlı aksiyon merkezi oluşturacak öngörü komisyonu ile meclis toplantılarını daha katılımcı hâle getirecek önerileri üyelerin dikkatini çekti. Haluk Tezcan ve Hakkı Attaroğlu da projelerini paylaşırken, Ahmet Özken'in meclis başkan yardımcılığı adaylığını açıklaması yarışın yalnızca başkanlıkla sınırlı kalmayacağını gösterdi.
Yönetim Kurulu Başkanlığı yarışında ise Hakan Ürün ve Mustafa Karabağlı farklı söylemlerle üyelerin karşısına çıktı. Karabağlı'nın gençlerin üretimden uzaklaşmasına dikkat çekerek yeni nesil sanayicilik anlayışını öne çıkarması önemliydi. Ürün ise makamdan çok sorumluluk vurgusu yaptı; ortak akıl, katılımcılık, kadınlar, gençler ve KOBİ'ler üzerinden geleceğe ilişkin yol haritasını anlattı. Şimdilik görünen o ki EBSO'da yarış sadece kişiler arasında yaşanmıyor; fikirler de yarışıyor.
Belki de en anlamlı konuşmalar vedalardı
Toplantının en dikkat çekici anlarından biri de adaylık açıklamaları kadar, görevini bırakacağını açıklayan isimlerin konuşmalarıydı.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş'ın "Bizden sonra gelecek arkadaşların önünü açmak da sorumluluğumuzdur." sözleri aslında seçimlerin ruhunu özetliyordu.
Yıllarca görev yapmış insanların koltuklarına sıkı sıkıya tutunmak yerine zamanı geldiğinde görevi devretmenin de bir yöneticilik erdemi olduğunu göstermesi, belki de toplantının en alkışlanması gereken mesajlarından biriydi. Muhsin Dönmez'in de yeni dönemde aday olmayacağını açıklaması bu tabloyu tamamladı.
Keşke her seçim böyle olsa...
EBSO'da henüz seçim yapılmadı ama şimdiden önemli bir kazanım var. Adaylar birbirlerini değil projelerini anlatıyor; görevini bırakacak olanlar ise kırgınlık değil vefa dili kullanıyor. Keşke ülkenin her seçiminde rekabet kişisel hesaplar üzerinden değil, üretilecek projeler üzerinden yaşansa...
O zaman seçimler kazanan ve kaybedenlerin değil, kurumların güçlendiği demokratik şölenlere dönüşür. EBSO'da bugün gördüğümüz tablo tam da bunu hatırlatıyor. Belki de bu yüzden, bu seçim sadece EBSO'nun değil; Türkiye'nin demokrasi kültürü adına da dikkatle izlenmesi gereken bir süreç olacak.