İzmir Haberleri

Uzmanından İzmir için kritik deprem uyarısı… Diri fay sayısı 600’ü aşacak

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan DEÜ İzmir merkezli değerlendirmesinde Türkiye diri fay haritasının güncelleneceğini ve fay sayısının 600’ün üzerine çıkacağını belirtti. Sözbilir, yeni haritanın İzmir dâhil birçok kent için deprem riskini yeniden gündeme getireceğini, bu nedenle risk azaltma ve kentsel dönüşüm çalışmalarına daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.

Abone Ol

Türkiye'nin Doğu, Güneydoğu, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgeleri, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli, 10 ili etkileyen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerle sarsıldı. Depremler, büyük yıkımlara, can kayıplarına ve yaralanmalara yol açtı. Depremin 3'üncü yıl dönümünde değerlendirmelerde bulunan DEÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, '6 Şubat 2023 tarihinde dünyanın en büyük depremlerinden birini yaşadık. Birkaç saniye içinde Hatay'dan Adıyaman'a ve Kahramanmaraş'a kadar olan fay parçaları arka arkaya kırıldı. 350 kilometreyi aşan bir kırılma gerçekleşti. 7.7 büyüklüğünde bir deprem oldu. 9 saat sonra insanlar daha toparlanmadan, biraz daha kuzeyde en az 150 kilometrelik bir fayın kırılması şeklinde ikinci bir deprem meydana geldi. Dolayısıyla iki depremi birlikte düşündüğümüzde, dünyada ender rastlanan bir deprem olayı gerçekleşmiş oldu. 50 binleri aşan bir can kaybından bahsediyoruz. Ciddi bir maddi hasar ve kayıp oluştu. Bu büyük depremlerden sonra hala yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Bizim için de büyük bir ders oldu. 99 depremi ile başlayan son 25 yıldaki deprem aktivitesi böylece en üst seviyeye ulaşmış oldu' diye konuştu.

'YAKLAŞIK 100 BİN DEPREM OLDU'

Bölgede deprem iyileştirme planı çalışmalarının sürdüğünü vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, 'İnsanları normal hayata çevirme çalışmaları yapılıyor. Bunlar hem devletin katkısı hem orada yaşayan halkın katkısı hem de Türkiye'deki pek çok insanın katkısıyla yürütülüyor. Bunun dışında yurt dışından Türk ya da yabancı birçok kurum, kuruluş ve birey deprem bölgesindeki insanlara yardımcı oluyor. Bir taraftan da risk azaltma çalışmalarının devreye girmesi gerekiyor. Çünkü bölge deprem tehlikesi yüksek bir bölge. Dolayısıyla başka bir deprem olduğunda riski yine yüksek düzeyde hissedeceğiz. Özellikle kırılan faylara komşu olan faylarda stres yüklenmesi söz konusu. Şu anda 3 yılda bölgede yaklaşık 100 bin deprem oldu. Bu çok ciddi bir sayı. Oradaki insanların psikolojisinin bir şekilde düzelememesi demek. İnsanlar normal hayata dönemiyor. Orta ve küçük büyüklükte de olsa depremler hissediliyor' ifadelerini kullandı.

'7 CİVARINDA DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ'

Bölgede büyük artçıların da yaşanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Sözbilir, şu ifadeleri kullandı: 'Bölgede 6 civarına yaklaşan artçılar gerçekleşebilir. Ana mekanizmanın içinde Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep var. Bunlara en yakın seviyede etkilenen illerden biri Adıyaman. Ancak kırılan fayların komşu fayları da var. Adana ve Malatya tarafında ciddi faylarımız bulunuyor. Adıyaman tarafında, Doğu Anadolu Fayı'na bağlı bazı fay kollarında henüz kırılmayan parçalar var. Ayrıca Göksun tarafında, ikinci depremin güneybatı ucunda Savrun Fayı bulunuyor. Üzerinde çok sayıda deprem oldu ama henüz kırılma gerçekleşmedi. Belki ileride bununla ilgili bir problem yaşayabiliriz. 7 civarında bir deprem üretme potansiyeli var. Kırılması yıllarca sürebilir. Şu anda ciddi bir direnç göstermiş durumda. Bunun dışında batıda Ecemiş Fayı var. Kayseri'den Pozantı'ya, Adana'ya kadar uzanan önemli bir fay. O da uzun süredir suskun. Kayseri tarafında Erciyes Fayı gibi faylar da uzun dönemde deprem üretmedi. Bu büyük depremler, bu faylar üzerinde stres biriktiriyor.'

'ESKİ YAPILARIN TERK EDİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ'

Deprem sonrası bölgede yapılan yeni yapıları da değerlendiren Prof. Dr. Sözbilir, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen konut projelerine değinerek, 'Bölgede birçok kentte yapılar büyük hasar gördü. Sıfırdan şehir yaratılması söz konusu. Yeni şehirleşme, modern teknolojiyle yapıldığı için yeni yapılan binaların yıkılma şansı yok. Devletin başlattığı çok önemli bir proje var; 100 yılın konut projesi kapsamında 500 bin konut. Bu, Türkiye ölçeğinde başlatılan en büyük projelerden biri. Bu sayı 1 milyon, 2 milyon konuta çıkarılabilir. Çünkü eski yapıların terk edilmesi çok önemli. Sayıyı biraz daha yükseltmemiz gerekiyor' dedi.

'VERDİĞİMİZ ÖNEMİN İKİ KATI ÖNEM VERMEMİZ GEREKECEK'

Türkiye diri fay haritasında değişiklik olacağını belirten Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 'Türkiye'de özellikle 2023'ten sonra büyük depremden sonra Türkiye'deki faylar sıfırdan ele alındı. Haritamızda yer almayan diri faylar var mı diye güncelleniyor. Türkiye yeni diri fay haritası, önümüzdeki aylarda devletimiz tarafından açıklanacak. Buna göre Türkiye'deki diri fay sayısında artış olduğunu söyleyebiliriz. Yani 485 tane olan diri fayımız 600'ün üzerine çıkmış olacak. Bu durumda Türkiye'deki deprem tehlikemiz artmış oluyor. Farklı illerimizde farklı faylar ortaya çıkacak. Onlarla ilgili yeniden bir düzenleme yapmak gerekiyor. Dolayısıyla risk azaltma çalışmalarına şu anki verdiğimiz önemin iki katı önem vermemiz gerekecek' diye konuştu. (DHA)