GÜNDEME BAKIŞ - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı kapılarını açtı. Açılışa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın yanı sıra CHP'nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu katılım sağladı.
İKİ YIL ÖNCESİNE KADAR YÜZDE 50 FAZLA KATILIM
Açılışta konuşan Başkan Cemil Tugay, “Bizler bu fuarımızı sizlerle açmaktan onur duyuyoruz. Söylenecek çok şey var. Bazıları rakamlarla bazıları duygularla ifade ediliyor. Duyguları ifade etmemiz bir ihtiyaç. Yurtdışında bir toplantıda yanımdaki birisine İzmir’i anlatmaya çalışıyordum. Bana zeytinyağını seviyorum deyince, dünyanın en güzel zeytinyağı İzmir’de ve size bunu ispat etmek istiyorum dedim. Tarımın tarihsel olarak ana toprağı, insanların yerleşik düzene geçerken tarım yapmaya başladığı toprakların bugünkü mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz değeri anlamak, bilmek ve hakkını vererek işlemek, emeğe dönüştürmek, markaya dönüştürmek gerekiyor. İzmir, bir fuarlar olduğu için böyle bir fuara ev sahipliği yapmak en çok şehrimize yakışırdı. İki yıl öncesine kadar yüzde 50 daha fazla katılımcı var. Ekonomik sıkıntılar ve savaşların getirdiği zorluklara rağmen bu fuarı başarılı bir katılımla gerçekleştirmek bizim için onurdur. Biz burada üreticiyi, sanayiciyi, kooperatiflerimizi ve akademisyenlerimizi bir araya getiriyoruz. Çok katmanlı bir fuar. Tarım artık tek başına üretim değil. Ürettiğiniz ürünü ham bir şekilde ortaya çıkarmak değil, ürettiğinizi hakkıyla işlemek, markalaştırmak ve doğru pazarlamak önemli. Fuarın başlıca konularından olan zeytin ülkemizin güçlü konumunda. 400 bin aile geçinimi zeytinden sağlıyor. Sofralık zeytinde ihracatta ilk üçteyiz. Zeytinyağı’nda hem üretim hem ihracatta ilk 5 içerisindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı ihracat ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisi Türkiye’dir. İzmir bu sorumluluğun altından kalkmak için çaba gösteren bir şehir. Zeytin üretiminde yüzde 14’ünü tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacımız var. Bu anlamda öncüyüz” dedi.
İZMİR TARIM HAVZASININ DIŞA AÇILAN PENCERESİ
İzmir’in başarısından bahseden Cemil Tugay, “Bu başarılar tesadüf değil. İzmir bir liman kenti ve çok önemli tarım havzasının dışa açılan penceresi. Bu yüzden asırlardır üretimi ve ticaretiyle İzmir her zaman zirveye oynamış bir kenttir. Elimizdekinin kıymetini bilirsek kazanırız. Bizler İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak şehrimizin dünyanın en önemli tarım şehirlerinden birisi olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Bu dönemde pek çok farklı sektörden insanlarımızı bir araya getirerek yönetimimizi sürdürüyoruz. Katılımcı yönetim sözde kalmamalı. Getirilebilecek en verimli hale getirerek, herkesin önerisini alarak sağladığımız ortamlarda geleceğe dönük yol haritaları hazırlamamız gerekiyor. İzmir’de pek çok konseyimiz var. Bizim yürüdüğümüz yol kadar etkili yol yürüyen başka şehir yok” ifadelerine yer verdi.
GENÇLERE ÇAĞRI: CESUR OLUN
Gençlere çağrıda bulunan Başkan Tugay, “Yaşamınızda alınan kararlara etkili bir şekilde dahi olun. Bu ülke size ait. Özellikle geleceğin İzmir’ini, Türkiye’sini kuracaksak, önce kendinize ve ülkeye inanmanızla, üretime verdiğiniz değerle ve kaliteyi daha iyi yakalamak adına yapacağınız şeylerle iyi olacak. Burada geride durmak değil, bir adım öne atmak lazım. Daha cesur, girişken, ülkesine sahip çıkan insanlar olmanız lazım” dedi.
İNSANLARIMIZ İSTEDİĞİ SÜRE BOYUNCA BU GÖREVİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİM!
Tugay açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
“Özel sektör, kamu, devlet, STK, belediyeleri bir araya getirip beraber çalıştırma fikri doğrudur. Bunun bir parçası olmalısınız. Bizim tarım, gıda konseyimiz var. Bir de zeytin konseyimiz var. Bu konseye ilgi duyan herkese kapıları açık. Toplantılarda daha iyi üretim nasıl yapabiliriz diye konuşuyoruz. Ürün markalaşmasını sağlamak bizim görevimiz. Bunu yapmazsak başka ülkelere markasız olarak ihraç ediyoruz ve onlar markalandırıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyleri onlar 10 liraya satıyor. Türkiye’de üreticiler markalaşmayı başaramazsa insanlar emeğinin karşılığını alamaz. Ben bu ülkenin evladı olarak görevimin başındayım. İnsanlarımız istediği süre boyunca bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zaman başka evlatlar bu görevde olacak. Eğer Türkiye’nin sıkıntılar varsa, iyileşmeye ihtiyacımız varsa, bu ülkenin evlatları şunu unutmasın, Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak.”