GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, İZPA, İZSU ve İZDENİZ iş birliği ile düzenlenen “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” çalıştayı Alsancak Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Çalıştaya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı.
“BİLGİ KİRLİLİĞİ MEYDANA GELDİ”
Çalıştayın ikinci gününün açılış konuşmasını yapan Başkan Cemil Tugay, toplantıya önem verdiklerini savaşın etkisinin sürmesiyle katılımcıların bazılarının gelmemeye karar verdiğini belirtti. Toplantının İzmir ve kamuoyu için önemli olduğunu aktaran Tugay, “İzmir kamuoyunun Körfez için durumu doğru algıladığını düşünmüyorum. Farklı kesimlerden farklı şeyler söylendi. İzmirliler ‘ortada bir sorun var sorunu kimse sahiplenmiyor ve çözüm için yeterli çaba gösterilmiyor’ düşünce içerisine girdiler. Haklılar. Bu bilgi kirliliği ortamı böyle bir algının ortaya çıkmasına sebep oldu” dedi.
“BİRÇOK DERE VE AKARSU KÖRFEZ’E BOŞALIYOR”
Tugay, “Şunları bilmemiz lazım; İzmir Körfezi dünyada çok nadir olan körfezlerden biri. Şehrin metropol alanı körfezin çevresine yerleşmiş. Bu nedenle İzmir Körfezi farklı ve özel. Bu sorunlar çok nadiren dünyada yaşanıyor. Aynı sorun benzer sorun çok yerde var. İnsanların yerleşim yerlerine uzak olduğu için bizim yaşamımızın içinde yaşanır bu sorun. Peki sorun ne? 4,5 milyon nüfusun 3 milyonu körfez çevresinde yaşıyor. Oldukça içeriye doğru giren en uç kısmına bir liman yerleştirilmiş bir körfez. Körfez’in en önemli özelliklerden biri 33 tane akarsu bu körfeze boşalıyor. Bunların arasında Gediz Nehri de var. Üzülerek izliyorum Gediz Nehri körfezin dışına boşalıyor ve kirletmiyor diye bir söz var. Bu çok art niyetli ve cahilce bir söylem. Yüzde yüz eminim Gediz’in kirli suyu sirkülasyonla körfezin içine giriyor. Gediz’in dışında da birçok dere ve akarsu pek çok yerden topladığı atıklarla körfeze boşalıyor. Bunların bir kısmı kentsel kirlilik diğer bir kısmı da doğal olarak taşınan alüvyon dediğimiz şeyler” ifadelerini kullandı.
DEPOLAMA ALANI VURGUSU
“Körfez bir depolama alanı” sözünü hatırlatan Başkan Tugay, “Gelen her şey körfezin dibine çöküyor ve orada birikim yapıyor. Efes Antik Kenti eskiden bir liman kentiyken yüzyıllar içerisinde Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlarla nasıl dolmuş görüyoruz. Zaten bu tür akarsu yataklarının yakınında yerleşim olan bölgelerde kaçınılmaz bir şey. İzmir Körfezi’nin alüvyonlarla dolması da doğal bir sonuç. Şehrin içerisindeki çok değerli bu körfezi kaybetmek istemiyoruz. Kendi akışına bırakalım demiyoruz. Korumak istiyoruz ve İzmir, körfeziyle var olan bir şehir. Bu taşınımı nasıl durduracağız sorusunun da cevabını veriyor olmamız lazım. Dere yataklarıyla alakalı eleştirilerde bulunanlar var. Dere yatağı nasıl olursa olsun taşınım oluyor. Bu kendi kendine olan depolama durumunu nasıl yöneteceğiz buna karar vermemiz lazım” dedi.
“HALK ANLAMADI”
Çok rahatsız edici başka bir sorunun olduğunu ve körfezde yaşanan alg patlamasına değinen Tugay, “Bunu salondakiler anladı ama halk anlamadı. Körfez’de özellikle yaz aylarında yaşanan balık ölümleri insanları travmatize etti. Buna karşılık kanalizasyon atıklarıyla, belediyecilik hizmetlerinin yetersiz olmaması nedeniyle bir suçlama var. 59 yaşındayım hayatım boyunca İzmir’de yaşadım. Yaş grubumda olanlar bilir. Kendimizi bildik bileli İzmir Körfezi’nde bu sorun var sadece balık ölümü yoktu. Bu problem yakın zamanda oluşmuş ilave bir kentsel atık kirliliğinin sonucunda olan bir şey mi yoksa başka bir şey mi? Cevabı çok açık başka bir şey. Alg patlaması denen şey yeni bir durum ve sadece İzmir’de değil dünyanın çok fazla yerinde yaşanan bir sorun” diye konuştu.
“SICAKLIK KÖRFEZİ ETKİLİYOR”
Alg patlamasının nedeninin iklim kriziyle birlikte havanın aşırı ısınıyor olmasıyla suyun ısınması olduğunu söyleyen Tugay, “İzmir Körfezi’nin sıcaklığı rekor kırıyor. Yazın 30 dereceyi gördük. Bu anormal sıcaklık mikroorganizmaların aniden hızlı şekilde çoğalmasına neden oluyor. Bunların beslendiği bir şeyde var. O da sularla yeni gelen kirlilik değil belki yüzyıldır dipte birikmiş olan metrelerce kalınlıkta olan sediment. Her gün körfezi yakından takip ediyoruz ve inanılmaz görüntüler ortaya çıkıyor. Günlük değişen farklı türlerde farklı renklerde alg patlamalarının yaşandığı bir körfezimiz var. Körfezimizin dip kirliliğini ve alg patlaması sorunu çözmemiz gereken ağır bir sorun. Bu alg patlamasıyla biyolojik bir yöntemle başa çıkabilir miyiz sorusunun cevabını bulmalıyız. Yaptığımız literatür taramasında henüz alg patlamasıyla başa çıkılacak bir yöntem bulunmadığını görüyoruz. Buraya dikkat çekmek istiyoruz İzmir’in en önemli çalışma alanlarından biri olarak belirlensin istiyoruz. Biyologların bu konuya daha fazla zaman ayırmasına ihtiyacımız var. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak halkımız, kamuoyu bilsin ki bu konuyu çok ciddiye alıyoruz. Bugüne kadar arıtma kaynaklı kirliliği durdurduk. İzmir tarihinde yapılmış en büyük dip temizliği yapılıyor ve devam edecek. Bir milyon tondan fazla çamur çıkarıldı. Bu çalışma devam edecek. Dört milyon ton için bakanlıktan alınmış bir izin var. Körfezin ortası daha az derin ve bu da deniz suyunun körfez suyuyla sirküle olmasına engel oluyor. Körfezin ortası göl gibi ve az hareket var bu da alg patlamasını daha elverişli bir hale getiriyor” diye konuştu.
“GEDİZ NEHRİ KÖRFEZİ KİRLETİYOR”
Sorun ilk ortaya çıktığında neden olduğunu anlayamadıklarını aktaran Tugay, o dönem büyük bir orman yangını yaşandığını belirtti ve “O yangından hemen sonra alg patlaması problemi ortaya çıktı. Okuduğum kaynaklarda körfeze kül taşınımı alg patlamasını tetikleyebilir. Bazı şeylerin tetikleyici olabildiğini hocalarımızla da paylaştım. O gün için orman yangınıydı başka zamanlarda başka sorunlar bunları tetikliyor diye düşünüyoruz. Deniz marulları denen bitkiler suda canlıyken sorun yok ancak ölmelerinin ardından alg patlamasını tetikleyebiliyor. Bir kentsel kirlilik olmasın diye önce arıtmalar sonra dere yataklarıyla ilgili ciddi çalışmalar yürütülüyor. Körfez dip çamurunun temizliği bize izin verildiği kadarıyla en yoğun şekilde devam ediyor. Her şeyi günlük takip ediyoruz. Hiç müdahale edemediğimiz yer maalesef Gediz Nehri. Dağdan pırıl pırıl çıkan bu su Manisa’ya kirli geliyor ardından oradan da buraya kirli geliyor. Gediz Nehri için herkes inansın körfezi kirleten en önemli şeylerden biri” dedi.
“TERSANE KONAMAZ”
“Böylesine bir körfezin en uç noktasına tersane konmaz” diyen Tugay, “Bunu yapamazsınız. Biz buranın kirliliğini defalarca kez ortaya koyduk. Yük limanını da buraya yerleştiremezsiniz dünyanın hiçbir yerinde böyle bir liman yok. Bu konularda biz yetki sahibi değiliz. Her geminin atıklarını kontrol edecek bir sistem kurmaya kararlıyız. Şu anda bu sistem yok bugüne kadar kurulmadı. Ancak sonda bir yaptırım yok. Birileri sürekli yalan söyleyerek konuyu çarpıtarak sorunların gerçeğinden başka yöne çekmeye çalışıyorlar. Bu yüzde kamuoyunun bilinçlenmesini çok önemsiyorum. İhtiyacımız olan şey körfez hiç bitmeyen sürekli bir temizliğe ihtiyacımız var. Bunun için bir gemi lazım. İzmit Körfezi’nde yapılan çalışma bakanlık tarafından burada da yapılmalı. Bakanlıkla bu konuyu defalarca konuştuk. Bize yardımcı olmuyorlar ve çözüm önerisi de getirmiyorlar. Sadece bir suçlamaya maruz bırakıp her şeyi ortada bırakıyorlar. Dünyada bu kadar vahim bir durumu yaşayan başka belediye, şehir var mıdır? Kil uygulamasına bile izin vermezseniz, Gediz Nehri’ni kontrol etmezseniz, toplantılara bile gelmezseniz nasıl çözebiliriz? Bu vahim ve acı durumu şehrimiz yaşıyor. İzmit Körfezi’nde yapılanın aynısı İzmir’de yapılırsa sorun giderilebilir. İklim krizi böyle devam ettikçe körfezin yapısı nedeniyle zaman içerisinde yeniden atıkların dolmasıyla dipte birikimler olacak onun için sürekli hiç durmayan bir dip temizliğine ihtiyacımız var. Aksi halde körfez dolar ve karasallaşır. Bu şekilde de yapısını kaybederiz” diyerek sözlerini tamamladı.






