Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - CHP İzmir İl Başkanlığı’nın mutlak butlan kararını protesto etmek için düzenlediği mitinge İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da katıldı.

“ZULME MARUZ KALIYORUZ”

Miting alanındaki partililere ve İzmirlilere seslenen Başkan Tugay, “Böyle yerlere hoş gelmek olmuyor. Bizleri buraya getiren olayları düşündüğümüzde hoşluk değil rahatsızlık hissediyoruz. Benim yaşımda ve daha büyük pek çok insan var burada, bizlere gün yüzü göstermeyen insanların baskısına ve zulmüne maruz kaldık. Bizler, balarımız, dedelerimiz maruz kaldı. Ülkeye uzun zamandır birilerinin milleti kandırması, özgürlüklerini kısıtlaması, birbiriyle dayanışmalarını bozmak üzere çalışan farklı insanların zulmüne maruz kaldılar. Yaşadıklarımıza bakınca bazı şeylerin tekrarı gibi geliyor. Bunun farkına varmalıyız. Bugün yaşanan da önce yaşananlar da aynı noktaya çıkıyor. Bu ülkedeki herkesin hakkı var ülkede. Bu ülkenin zenginliği, üretimi var, onu birileri kendisinin zenginleşmesi, çıkarı için kullanırken küçük azınlıklarla birlikte çıkar grupları oluşturayım, bir tarafında sermaye, bir tarafında mafyası olsun. Biz küçük azınlık ülkenin kocaman toplumuna öyle muamele edelim ki göz açtırmayalım. Bunları düşünenlerin zulmüne maruz kalıyor ülkemiz” dedi.


“İŞKENCENİN FARKLI BOYUTUNU YAŞIYORUZ”


“Bugün CHP’ye yapılan hukuksuz eylem, geriye baktığımızda başka siyasi partilere, STK’lara, aydın düşünceli pek çok insanına yapıldı” diyen Tugay, “Asılanlar oldu, gizli köşelerde, cezaevlerinde ağır işkencelere maruz kalanlar oldu. Ama bence en büyük eziyeti ülkenin emek harcayan insanlarına yapıyorlar. Bazen işkence etini dağlayarak, elektrik vererek olmaz, her soluk alışında acı çekmesiyle de olur işkence. Çevrenizde masum insanlar haksızlığa maruz kalırken insanların çocuklarını koparırken ses edemez hale getirirken de işkence ediyorlar. Bugün de bu işkencenin farklı boyutunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEDE BİLİM OLSUN”


Ülkede yaşanan ekonomik ve hukuksal sorunlara dikkat çeken Tugay, “Ne yapacağız bir tarafta kötülük, bir tarafta zulüm çekenler var. Ne yapacağız da iyi insanların eziyet çekmesine engel olacağız, kötülere haddini bildireceğiz. Onları bir daha başlarını kaldıramayacak şekilde yeneceğiz. Bugüne kadar slogan çok attık, canımız acıyarak söylüyoruz bunları ama bize aramıza nifak sokuyorlar, insanları parça parça ediyorlar onu düzeltmeye dair düşünmek lazım bize. Ben size ‘Ey yurttaşlarım bu ülkede herkesin emeğinin karşılığını almasını, hakkının ödenmesini isteyenler bu tarafa geçsin’ desem, ülkenin yüzde kaçı hayır der. Herkes insanca yaşamalı, hakkını almalı. Toplumun kaçı emeğin tarafında olur. Çiftçi eşek gibi çalışsın birileri onların üzerinden sömürü düzenine devam etsin. Bilim olsun ülkede” diye konuştu.


“TOPLUM BU DÜZEN BİTSİN İSTİYOR”


Tugay şunları kaydetti:
Bugün CHP’nin başına kayyum atamayı legalleştirmeye, haklı göstermeye çalışanlara baktığımızda, baktılar ki CHP’de laiklik var, toplumun muhalif kesimleriyle uzlaşabilecek bir yapı var, sağcısıyla solcusuyla anlaşabilecek, uzlaştırabilecek siyasal iklim var. Ben ve benim gibi, partinin çocukları meydanlarda ülkenin her bir yurttaşı bizim için değerlidir. Bizim için önemli olan onların haklarının ödenmesidir, kimsenin acı, eziyet çekmesini istemiyoruz. Ülkede demokrasi varsa, aydınlık, hukuk varsa otururlar kendi aralarında konuşur anlaşırlar, iyilerle kötü ayırt ederler. Baktılar ki millet uyanıyor, gençler yeni nesil siyaset istiyor, birbirini köşelerde boğazlayan insanlar olmak istemiyor. Korktular bunlar. Halk yolsuzluktan, hırsızlıktan bıktı. Toplum bu düzen bitsin istiyor.

“EN FAŞİST REJİMLERDE BÖYLE SAÇMALIK GÖREMEZSİNİZ”

CHP kurultayında şöyle usulsüzlük oldu falan diye 3 senedir konuşuluyor. Kurultay oldu üzerinde 15 ay geçti, o güne kadar o kurultayın sonucunu resmi makamlar onayladı. O günlerde gıkını çıkarmadılar. 1 yıl sonra birileri usulsüzlük var demeye başladı. Dedik ki bir yerde yanlış vardı ise onu gördüyseniz kurultayın ertesi günü, 1 hafta sonrası deseydiniz, zaten herkes her türlü incelemeyi yapardı. Bir şey varsa ortaya çıkardı. Bir şaibe hikaye yarattınız, olmayan bir şeyi işleyerek insanlara gerçekmiş gibi anlatmaya başladınız. Yuh bu kadar mı dedik. Bu millete bu kadar akılsız muamelesi yapılmaz, bu milletin aklıyla oynanmaz. Yeryüzü tarihinde böyle bir olay örneği bulamazsınız. En faşist rejimlerde bile böyle saçmalık bulamazsınız. Demokrasi, adalet varmış gibi, onları maskelemeye çalışıyormuş gibi millete bak ben sana hikaye uyduruyorum, nasıl ben seni inandırırım diyorlar.


“BİZ ONLARI YOLDAŞ SANDIK MEĞER YALAN VE UTANÇMIŞSINIZ!”


Siyaseti kendi çıkarı için yapan, koltuğu gitti diye, imtiyaz bitti diye onun derdine düşen dilinde demokrat sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık olan bazı insanlar bunlarla iş tuttular. Biz o insanların sözüne inanmıştık, onların uyuduğu saatlerde biz geç saatlere kadar, onların uyanmadığı sabahlarda sabahın köründe onlar için oy istemiştik. Onları biz yoldaş sandık, gerçek sandık. Koca bir yalanışmışsınız, utançmışsınız.


“HANGİ VİCDANLA O KOLTUKTA OTURACAKSINIZ”


Bu milletin yüreğinde öylesine acı bir yara yarattınız ki milyonlarca insan size oy verdi. Bunlarla işbirliği yapın diye mi verdiler, bu partiyi bu hale getirin diye mi oy verdiler size. Hangi vicdanla, yüzle gidip o koltukta kendi hakkınız gibi oturacaksınız. Bunu kendinize nasıl sindireceksiniz, içinize nasıl sindireceksiniz. Ben bu partinin evlatlarından biriyim, ben doğru olan insanların tarafıyım. Başka hiçbir şey değilim. Bu milletin sizi nasıl kınadığını kulaklarını hangi tıkaçla tıkayıp duymayacaksınız. Utanmadan ben yöneticiyim nasıl diyeceksiniz. Siz kime hizmet ediyorsunuz. Tarihin en büyük ihanetlerinden birini yaşıyor bu millet.

“SİZE İNANMIŞTIK, NEFESİMİ, HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”


Kılıktan kılığa girmiş kendine inandırmış insanlar yaşatıyor bize bunu. Ben çok az insana bu kadar büyük haksızlık yapıyor gözüyle baktım. Sorumlu olduğum alanda ayak basmadığım toprak yoktur, size inandık, siz gerçekten söylediğiniz gibi insanlarsınız dedik, size oy istedik. Bizi aldatmışsınız, yalan söylemişsiniz, son nefesimi vereceğim ana kadar size bir gram nefesimi hakkımı helal etmiyorum. Size ve işbirlikçilerinize hakkımız helal etmiyorum. Hepimizi küçülterek yapıyorsunuz bunu. İşbirliği yaptığınız insanların kötülüklerini normalleştirerek yapıyorsunuz. Bunu hak etmiyor ülkenin iyi niyetli insanları.


“GENEL MERKEZİ ALABİLİRSİNİZ, VİCDAN KALELERİNİ NASIL ALACAKSINIZ”


Sizler CHP genel merkezini zorla alabilir, binalara çökebilirsiniz ama bizim gücümüz bu binalardan değil içimizdeki enerjiden geliyor, haklılığımızdan geliyor. Kaleler var, iyi insanların vicdanlarına kurulmuş kaleleri nasıl ele geçireceksiniz. Onları nasıl alacaksınız.