GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, çocukluk ve gençlik yıllarını anlatarak siyasete neden girdiğini açıkladı. Çocuk yaşından itibaren sokaklarda çalıştığını belirten Tugay, “Ben toplum tarafından doktor olarak biliniyorum. 7 yıl önce Karşıyaka Belediye Başkanı olduğum zaman İzmir’in sevilen plastik cerrahlarından biriydim. Dolayısıyla insanlar beni 30 yıl süren meslek yaşantımla biliyorlar. Çocukluğumda, gençliğimde yaşadığım hayatı bilmiyorlar” dedi.
Tugay’ın açıklamaları şöyle:
“KÜÇÜCÜK EVDE KIT KANAAT GEÇİNİRDİK”
Benim rahmetli babam öğretmendi, annem çalışmıyordu. 4 kardeşim vardı, biz küçücük evde kıt kanaat yaşayan insanlardık, onurlu insanlardık. Kimseye el açmadık ama ciddi hayat mücadelesi verdik. Ben evin en büyük çocuğuydum, o sıkıntılı dönemde aileme destek olmak için evde oturmak yerine sokakta çalışmayı tercih ettim.
“SİMİT SATTIM, PAZARCILIK, İŞPORTACILIK YAPTIM”
Simit de sattım, çıraklık da yaptım, gazete de sattım, dolmuşta muavinlik yaptım ama en çok pazarcılık ve işportacılık yaptım. Birkaç sene pazarcılık, birkaç sene işportacılık bir dönem de ikisini bir arada yaptım. Ben o dönemde aslında hayatı öğrendim, insanları tanıdım, zorluklarla mücadele etmeyi, korkmamayı öğrendim. Sizin üstünüze gelen bir şeye karşı dik durabilmeyi öğrendim. Dolayısıyla ben bu memleketin bir şekilde zor şartlarda yetiştirdiği birisiyim.
“DERSHANEYE VERECEK PARAMIZ YOKTU”
Tıp fakültesini kendi emeğimle kazandım, çalışarak. Annemin hakkını ödemek isterim. Dershaneye gitmem gerekiyordu, dershaneye verecek paramız yoktu. Annem babama ‘Ben oğlumu dershaneye göndereceğim, onun için dikiş dikeceğim’ dedi. Mahallede şile bezinden kumaşlar veriyorlardı, kadınlar onları evlerinde dikiyordu ve ev kadınları gelir elde ediyordu.
TUGAY’IN GÖZLERİ DOLDU: “ANNEMİN DİKİŞ MAKİNESİNİN SESİNİ UNUTAMIYORUM”
Konuşmasında duraksayan ve gözleri duran Tugay açıklamasına şöyle devam etti:
Ben gece uyurken annemin o dikiş makinası sesini unutmuyorum. Annem beni dershaneye gönderdi. Üniversiteyi kazandım, tüm öğrenim hayatım boyunca kalmadan bitirdim, mecburi hizmetimi yaptım, pratisyenliğimi yaptım, TUS sınavını kazandım. Kendi emeğimle uzmanlık eğitimi aldım. Tüm yaşantım boyunca iyi bir doktor, iyi bir insan olmaya ve hizmet ettiğim, şifa vermek durumunda olduğumuz insanlara en iyisini yapmaya çalıştım. Bir noktada çok iyi oldum, kariyerli, para kazanan bir insan oldum. İnsanlar beni o noktada siyasette tanıdılar.
“SİYASETE GİRME AMACIM BAŞKANLIK DEĞİLDİ”
Siyasete girme amacım vallahi billahi belediye başkanlığı değildi, milletvekilliği de değildi. Çünkü ben plastik cerrahi uzmanıydım, işimi seviyordum ama sıkıntılarla büyüyen benim gibi insanlar varken, onlar haksızlıklara büyürken, biz de hekim olarak çok haksızlıklara maruz kaldık. Hala sağlık sisteminde hekimler, sağlık çalışanları büyük haksızlıklara maruz kalıyor. Bunları dışardan izleyen değil, mücadele veren insan olmak istediğim için partiye üye oldum. Partideki beni seven insanların teşvikleriyle belediye başkanlığına aday oldum ve olmaz diye düşünüyordum. Süreç bizi buraya getirdi.





