GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikasına el koyma sürecine ilişkin açıklamada bulunarak, “Meslek Fabrikası’nın tahliyesine ilişkin konuşan Başkan Cemil Tugay, “İzmir halkı belediye başkanı seçtiği zaman başkanın iradesine herkes saygı gösterecek, merkezi hükümet saygı gösterecek. Bizim ensemize her vurulduğunda kenara pusalım, boyun eğelim diye seçilmedik. Canımızı mı alacaksınız, alsanız ne olur! Sanayici yatırım yapamıyor, işçi, esnaf, memur, çiftçi perişan. Kemeraltı’nda baktık 2018’den bugüne kadar 3 bin 800 dükkan kapanmış. Bu bir felakettir. Kapanan işyerlerine baktığımızda rekorlar kırılıyor. Korkunç bir enflasyon var. Kandırılıyoruz” dedi.
“POLİSLER GAZLA, COPLA, SİLAHLA BEKLEDİ”
Tugay şunları kaydetti:
2 devlet kurumu arasında mülkiyet anlaşmazlığı var, bize haber vermeden tapuyu kendilerine geçirmeleri etik dışı, ahlakla bağdaşmaz. Biz dava açmışız, dava devam ediyor, buna rağmen sabahın 5’in 600 polisle basıyorsunuz, ablukaya alıyorsunuz, polisler gazla, copla, silahla bekliyor. Kimden neyi koruyorlar. O binanın belediyenin elinden alınması için yapıyorlar bunu. Türkiye tarihinde ilktir, diliyorum son olur. Bunları normal görmeye başlarsak bunlar tekrarlanır.
“VAKIFLARIN 1 LİRASI YOK”
Vakıfların orada 1 lirası yok. Tamamı belediye parası ile restore edilmiş. Binayı yapan gayri Müslim 2 vatandaş, un fabrikası olarak yapıyor. Sonra Bakanlar kurulu kararı ile kamulaştırılıp İzmir belediyesine veriliyor. Burasını DGM olarak kullandıran 12 Eylül darbeci yönetimi. Belediye başkanı onların atadığı asker kökenli bir kişi. Mülkiyet de DGM’ye verilmedi, belediyede idi. Bir süre DGM kullandı, sonra boş, virane bina haline geldi. Aziz Kocaoğlu burayı restore etti. Ciddi paralar harcayarak orayı adam ettiler. 145 bin insan eğitim gördü orada.
“MAHKEMEYİ BEKLEMEDİLER”
Vakıflar’ın bir sürü binasının kiraya verildiği halde, tahsil edemediğini Sayıştay’dan öğreniyoruz. Biz meslek fabrikasına kuvvetli itiraz edince kılıktan kılığa girdiler. Önce üniversite, sonra Yeşilay, sonra da kütüphane olacak dediler. Bir kılıfa uydurmaya çalışıyorlar. Mahkeme sonuçlanana kadar bekleyelim, kira ödeyelim dedik, mahkeme lehinize karar verirse, insafı, vicdanı olan kimse orayı Vakıflar’a vermez, ayıptır. Burası kimsenin babası çiftliği değil, o binayı aldım, el koydum desin. Biz birisinin çiftliğinde mi yaşıyoruz. Bunu nasıl kabul edelim, edeceksek bu koltuklarda neden oturuyoruz.





