Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZDENİZ, İZSU ve İZPA; Tarihi Havagazı Fabrikası’nda “Sağlıklı bir körfez için bir adım daha” konferansı gerçekleştirdi. Konferansta zararlı alg patlamaları, küresel deneyimler ve İzmir körfezi için yenilikçi çözüm önerileri masaya yatırıldı.
YILDIR: “KÖRFEZ 80’LERDE ‘ÖLÜ’ DİYE ANILIYORDU”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, sorun ve çözümlere yönelik insanın doğaya etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunarak, “1950’den deniliyor körfezde kirliliğin başlangıcı, 80’de ritmi artıyor, ölü körfez diye anılıyor. Bizim yeryüzü ile kurduğumuz ilişki çok bencilce, bugüne kadar hep öyle oldu. Ayrıcalıklarından sonsuz rahatlıkla yararlandık ama yükümlülüklerimizden kaçınmaya özen gösterdik. Modern insanı da böyle tanımlamak mümkün. Kibirlidir modern insan ve yararlı olanaklardan sonuna kadar yararlanır ama zorluk, özveri gerektiğinde de ondan kaçınır. Bu toplum bilimde yapılan tanımlama. Geldiğimiz yerde bir şeylerin farkına vardığımız için yeni kavramlarla dünyaya bakmaya özen gösterir hale geldik. Katılım, şeffaflık, sürdürülebilirlik, otopoezis… Bugün bulduğumuz çözüm ya da ihmal ettiğimi ayrıntı önümüzdeki süreçte en büyük sorun olarak karşımıza çıkabiliriz. Önlemler yarın sorun olarak da karşımıza çıkabilir. Bugün herhangi bir böcek, hastalık için kullandığınız ilaç daha dirençli böcek ve hastalıklara neden oluyor ve daha güçlü ilaç kullanıyor ve tüketilemez ürün yapmış oluyoruz. Kanserojen ürün yapmış oluyoruz. Daha fazla kazanmak için yaptık ve zararın en dibine indik” dedi.
ERDOĞAN: “ÇEVRE İZİN BELGESİNİ 7 YIL SONRA GERİ ALDIK”
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Biz göreve geldikten kısa süre sonra alg patlamaları yaşandı, körfezdeki tablo ağırlaştı” diyerek, “Bizim 4 temel görevimiz vardı. İzmir körfezine gelen 34 dere var, yaklaşık 55 tane yan kolları var. Tamamında temizlik faaliyeti sürdürüyoruz. Akıntının en az olduğu Bayraklı Teshane Alsancak tamamında yoğun çalışıyor 110 ton atık çıkartıyoruz. Yakında Melez’de çalışmamız başlayacak. İkinci olarak atıksu arıtma tesisleri, 3 tesisi açtık 1,5 yılda. Kapasiteyi yüzde 30 oranında artırdık. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisinde büyük oranda su arıtılıyor, burada 4. Fazın açılması sonucunda çevre izin belgesini geçen hafta geri aldık. Bu belge tesisin doğru çalıştığını Bakanlık tarafından tescil edip, yüzde 50 enerji teşviki almasını sağlayan bir belge. Bu belge bizde 2019 yılında geri alınmıştı ve biz yaklaşık 7 yıl sonra bu belgeyi geri aldık” açıklamasında bulundu.
“1 MİLYON 200 TON MALZEME ÇIKARDIK”
Erdoğan, “Yağmur suyu ayrıştırmada 640 kilometre hattımız var, 140 kilometresi yeni hat. Tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışma şu anda yapılıyor. Körfez taramada 2 ayrı ihalemiz sürüyor, 1 milyon 200 bin ton malzemeyi körfezden çıkardık. Bu tüm zamanlarda yapılan temizlik ve tarama faaliyetlerinin toplamından daha büyük” dedi.
GÜLER: “GEDİZ TEMİZLENMEDEN KÖRFEZ TEMİZLENMEZ”
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Kıyı ve Deniz Mühendisi Dr. Işıkhan Güler, yapılan çalışmaları anlatarak, “İzmir körfezi Ege Denizinin doğu kıyısında yer alan önemli ekosistemlerinden biridir, hassas su sirkülasyonu nedeniyle de önemlidir. Sanayileşme, kentleşme, yetersiz altyapı, liman ve Gediz başta olmak üzere körfeze dökülen gemiler kirlenmesine neden oldu. Dronlar sayesinde 8 kez kirletme gördük ama kirleticileri maalesef tespit edemiyoruz. İzleme konusunda altyapı oluşturmaya çalışıyoruz. Körfezin mobese sistemi için çalışma yürütüyoruz. Körfeze ulaşan ve en büyü Gediz olan dereler kirlilik taşımaktadır. Gediz’in debisi Çiğli arıtmanın 5 katıdır. Gediz’in yıllardır getirdiği kirlenmiş su makro algler ve deniz marullarının bu bölgede yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bunlar da koku ve balık ölümlerine neden olmuştur. Gediz’in havza planı yapılıp temizlenmeden körfezin temizlenmesini beklememek gerekir” dedi.
“GEÇEN YILA GÖRE KÖRFEZ DAHA İYİ”
Körfezin geçmişine ilişkin bilgi veren Güler, “1980’li yıllarda iç körfezde oksijen seviyeleri düşmüş, koku ortaya çıkmıştır. O dönem de İzmir körfezi ölü körfez olarak anılmaya başlamıştır ancak 90’lı yıllardaki yatırımlar körfezde iyileşmelere neden olmuştur. Yatırımlar sayesinde kirlilik önemli ölçüde azalmıştır. Yarı kapalı ekosistemler her faktörden hızlı etkilenir, zaman zaman alg patlamaları, renk değişimi ve koku gündeme gelmiş ve bilim dünyasında önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Büyükşehir 2 yıldır birçok çalışma yürütüyor, üniversitelerle işbirlikleri ve altyapı yatırımları yapmaktadır. Acil eylem planı olarak kil uygulaması yapılmıştır. Geçen yıla göre körfez daha iyi. Bir adım daha sağlıklı körfeze ulaşmak için çalışılmaktadır” açıklamasında bulundu.
“MERKKEZİ YÖNETİMİN POLİTİKALARI NEDENİYLE KİRLENİYOR”
“Körfez İzmir’i kimliği, geleceğidir” diyen Güler, “Korunması ekonominin ve kültürel mirasın korunması anlamına gelir. Bilimi, yerel yönetimleri ve uluslararası deneyimi bir araya getirmektir. Merkezi hükümetin sorumluluğu büyüktür, merkezi yönetimin uyguladığı politikalar nedeniyle Türkiye’nin birçok yerinde körfezler aynı sorunu yaşamaktadır. Bakanlıklardan alınan izinle tüm adımlar atılabilmektedir ancak benim sorunum demeyen belediye kendini aşan körfez sorunu için çalışmaktadır” diye konuştu.