İzmir'de 2018 yılında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin dosya yeniden açıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada ortaya çıkan yeni deliller, bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile yeni bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.
Soruşturma kapsamında İzmir merkezli dokuz ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldı.
"Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz." diyen Bakan Gürlek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
"CİNAYETİN KASITLI OLARAK KAPATILDIĞINI GÖRDÜK"
Dorukhan Büyükışık'ın babası Ethem Büyükışık, NTV yayınında gelişmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Bu süre esnasında birçok kamu görevlisinin, devlet memurunun yanlışlar yaptığını, suçlar işlediğini bu nedenle bu cinayetin biraz da kasıtlı olarak kapatıldığını gördük." diyen Büyükışık, "Bunlar içinde en önemli olanlardan bir grup da Adli Tıp Kurumu içinde 62 Adli Tıp Uzmanıydı. Bunlar tam beş kez sahte rapor üreterek davanın sonuçsuz kalmasına neden oldular." ifadelerini kullandı.
Baba Büyükışık, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na teşekkür etti.
2018'DE ÖLÜ BULUNDU, DOSYADA DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ VAR
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 2018 yılında İzmir Narlıdere'de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu.
Büyükışık'ın ölümü kayıtlara yüksekten düşme olarak geçmişti.
Dorukhan'ın babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın gayretleri neticesinde olayda görevli sekiz polis memuru hakkında dava açılmıştı.
Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edilmiş, aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlenmişti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şubat ayında dört şantiye bekçisi ile bir inşaat işçisi hakkında kasten öldürme suçundan dava açılmıştı.
Nisan ayında diğer şüpheliler hakkında kasten öldürme ve suç delillerini yok etme suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar alınmıştı.
İKİ FARKLI RAPOR HAZIRLANDI
Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara baba Büyükışık mart ayında itiraz etti.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, bu tarihten sonra soruşturmayı genişletip delilleri yeniden ele almaya başladı.
Bu kapsamda İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan 2018 tarihli otopsi raporu yeniden istendi.
Söz konusu raporda, Büyükışık'ın ölümünde travmatik bulguların oluşum mekanizmasının soruşturma ile aydınlatılmasının uygun olacağı bildirildi.
Ancak soruşturmanın devamında 2020 tarihli farklı bir rapor daha hazırlandı. Bu raporda, Büyükışık'ın ölümüne neden olan travmatik değişimin tamamının ve kot kırıklarının olay yeri inceleme raporunda özellikleri belirtilen binanın çatı katından düşme ile meydana gelmesinin mümkün olduğu ifadesi yer aldı.
CD KAYBOLDU, İNCELEMELER ZAMANINDA YAPILMADI
Soruşturma dosyasına baba Ethem Büyükışık'ın ifadesi de girdi. Baba Büyükışık ifadesinde, olayın yüksekten düşme şeklinde intihar değil cinayet olduğunu söyledi.
Baba Büyükışık, Adli Tıp uzmanı bir doktorun olayın yüksekten düşme olamayacağını sözlü olarak kendisine ilettiğini anlattı. Soruşturma dosyasında, bu olayın olay yeri inceleme ekiplerince alınan kamera kayıtlarına arka ses olarak yansıdığı bilgisi yer aldı.
Dosyaya, olay yerinde ölü muayene sırasında adliye görevlisi tarafından yapılan çekimlere ilişkin görüntü kayıtlarının yer aldığı CD'nin kaybedildiği bilgisi de girdi.
Aynı zamanda Büyükışık'ın eşyaları, aracı ve olay yerindeki diğer bulgular üzerinde gerekli parmak izi çalışmasına esas yakın görüntü ve biyolojik incelemenin eksiksiz ve zamanında yapılmadığı da anlatıldı.
Soruşturma kapsamında maktule ait cep telefonundaki izlerin silindiği, inşaat alanındaki güvenlik kameralarının adli imajlarının alınmadığı tespiti yapıldı. Aynı zamanda olaydan 13 gün sonra yaklaşık dokuz dakikalık üzerinde oynanan, kaynak bilgileri silinen bir görüntü kaydının soruşturma dosyasındaki bir şüpheli tarafından emniyete getirildiği belirlendi.
DÖNEMİN İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ DE GÖZALTI LİSTESİNDE
Savcılık aynı zamanda emniyet görevlilerinin olay yeri inceleme fotoğraf ve videolarını iki yıl boyunca soruşturma dosyasına göndermediği tespitini de yaptı.
Tüm bu hususların da ölümün yüksekten düşme ile gerçekleşmediğine ilişkin şüpheleri güçlendirdiği belirtildi.
Bu kapsamda dosyayı yeniden ele alan savcılık, aralarında dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.'nin de bulunduğu dokuzu polis, dördü bekçi, 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi.
Şüpheliler delilleri karartmakla suçlanıyor.





