Milyonlarca kişinin katılımıyla gerçekleşen dini festivalde, nehir kenarındaki yoğunluk kısa sürede kaosa ve izdihama dönüştü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, katılımcıların birbirini iterek düzensiz hareket ettiği ve güvenlik bariyerlerinin aşıldığı görüldü. Yaşanan kargaşa sırasında kadınların organize şekilde hedef alındığı iddiaları üzerine güvenlik önlemlerinin yetersizliği tartışmaya açıldı. Olayların ardından sosyal medyada yayılan kayıtlar uluslararası çapta tepki toplarken, yetkililere sorumluların tespiti için inceleme çağrıları yapıldı.
KALABALIK İÇİNDE SİSTEMATİK TACİZ
Görüntülerin analiz edilmesiyle birlikte, nehirde yıkanan kadınların kalabalık gruplar tarafından tacize uğradığı ve fiziksel müdahaleye maruz kaldığı saptandı. Paniğe kapılan katılımcıların nehir kıyısında yarattığı düzensizlik, güvenlik güçlerinin müdahale kabiliyetini tamamen ortadan kaldırdı. Görgü tanıkları, izdiham benzeri anların yaşandığı ortamda kadınların cinsel saldırılara karşı savunmasız kaldığını ifade etti.
GÜVENLİK ZAFİYETİ TARTIŞILIYOR
Festivalin organizasyon şeması ve kalabalık kontrol mekanizmaları, yaşanan olaylar sonrasında ciddi eleştirilerin odak noktası haline geldi. Milyonlarca kişinin toplandığı alanda kolluk kuvvetlerinin müdahalede geç kaldığı ve kadınların güvenliğini sağlayamadığı bildirildi. Kamuoyunda oluşan yoğun tepkinin ardından yetkililer, kamera kayıtlarının inceleneceğini ve saldırganların tespit edilmesi için çalışma başlatıldığını duyurdu. (Sözcü)
SORUMLULAR İÇİN İNCELEME ÇAĞRISI
Hindistan genelinde infiale yol açan olay sonrası, sivil toplum örgütleri ve insan hakları kuruluşları festival güvenliğinin yeniden planlanmasını talep etti. "Kutsal banyo" ritüeli sırasında yaşanan sistematik taciz iddiaları, dini etkinliklerde kadın güvenliğine dair küresel bir tartışma başlattı. Adli makamlar, olay sırasında çekilen videoları delil kabul ederek kimlik tespiti işlemlerine hız verdi.





