GÜNDEME BAKIŞ - İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ve İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, il başkanlığında düzenledikleri basın toplantısında İzmir’in ulaşım, çevre, altyapı ve yatırım gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

OTOYOLLARDA ÖZELLEŞTİRME TEPKİSİ

İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının özelleştirilmesine ilişkin konuşan Kırkpınar, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile iki köprü ve aralarında İzmir-Çeşme ile İzmir-Aydın otoyollarının da bulunduğu sekiz otoyolun özelleştirme kapsamına alındığını söyledi. Kırkpınar, 30 yıllık işletme hakkı devrinin hedeflendiğini belirterek, sürecin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.

Kırkpınar, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun 2010 yılında ilk kez özelleştirme programına alındığını hatırlatarak, yolun 1989’da yapımına başlandığını ve 1996’da tamamen kamu kaynaklarıyla tamamlandığını belirtti. Güzelbahçe-Çeşme arasındaki otomobil geçiş ücretinin 52,71 TL olduğunu söyleyen Kırkpınar, Yarımada kent konseylerinin devir sonrasında ücretlerin 300-400 TL bandına çıkabileceği yönündeki tahminlerini aktardı.

Sendikaların Danıştay’a sunduğu dilekçede otoyolların 2026’nın ilk yedi ayında 400 milyon dolar gelir sağladığının belirtildiğini kaydeden Kırkpınar, karara karşı Danıştay’da üç ayrı dava açıldığını söyledi. Kent konseylerinin Şubat ayında Çeşme’de, Mart ayında ise Urla’da eylemler yaptığını ifade eden Kırkpınar, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili’nin mayıs ayında özelleştirme iddialarını reddettiğini, ancak kararın eylül ayında Resmî Gazete’de yayımlandığını dile getirdi.

Urla Belediye Başkanı’nın ücretli otoyolun bölge hastanesi konumundaki Urla Devlet Hastanesi’ne ulaşımı zorlaştıracağı yönündeki açıklamalarını da hatırlatan Kırkpınar, şöyle konuştu:

“İktidarın olası ‘Mülkiyet devredilmiyor, zam kararı yok’ savunmasına karşı; sözleşmede ücret artışına ilişkin bir üst sınır konulup konulmayacağının açıklanmamış olması temel eleştiri konusudur.”

“KÖRFEZ’E SİYASİ YAKLAŞILIYOR”

İzmir Körfezi’ndeki kirlilik konusunda da değerlendirmelerde bulunan Kırkpınar, Bayraklı açıklarında kasım ayından bu yana 14 kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildiğini söyledi. Kirliliğin sistematik olduğunun belirtildiğini aktaran Kırkpınar, bakanlıklara caydırıcı ceza uygulanması çağrısı yapıldığını ifade etti.

Körfez’den 1,2 milyon ton dip çamuru çıkarıldığını, amfibi araçlarla da 1.000 tonun üzerinde deniz marulu toplandığını belirten Kırkpınar, İzmit Körfezi’ndeki temizlik maliyetinin en az üçte ikisini karşılayan bakanlığın İzmir Körfezi’ne siyasi yaklaştığının vurgulandığını söyledi.

İZSU ve MASKİ’nin Kula’dan Körfez’e kadar 59 noktadan her ay su analizi yaptığını belirten Kırkpınar, Murat Dağı’ndan temiz çıkan nehrin sanayi ve tarım atıkları nedeniyle III. ve IV. sınıf su kalitesine düştüğünü ileri sürdü.

Kırkpınar, azot, fosfor, KOİ, BOİ ve ağır metallerin sınır değerlerin üzerinde olduğunu belirterek, uzmanların suyun hayvanlara dahi verilemeyeceğini, Menemen Ovası’nda toprak çoraklaşması ve gıda güvenliği riski bulunduğunu ifade ettiğini aktardı. Kırkpınar, en büyük riskin ise yeraltı sularının geri dönülemez biçimde kirlenmesi olduğunu söyledi.

HIZLI TREN VE ÇANDARLI LİMANI ELEŞTİRİSİ

Ankara-İzmir Hızlı Treni’nin tamamlanmamasını da eleştiren Kırkpınar, 2013 yılında “1.080 günde bitecek” denilerek temeli atılan projenin maliyetinin Temmuz 2026 itibarıyla 4,3 milyar TL’den 101,4 milyar TL’ye çıktığını söyledi.

Çandarlı Limanı’na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kırkpınar, 2011’de temeli atılan projede yalnızca dalgakıranın yapıldığını, projenin şimdi rüzgâr platformu üretimine yönlendirildiğini ifade etti. İzmir Limanı ve sulama projelerinin ise 2028-2029 yıllarına ertelendiğini belirten Kırkpınar, OSB arıtma yatırımlarına 1.000’er TL “iz bedeli” ayrıldığını söyledi.

“ÇEŞME PROJESİ KENT YARARINA DEĞİL”

YENİ Parti İzmir’de gözler il başkanlığı ön seçiminde... Muhalefet adayını arıyor
YENİ Parti İzmir’de gözler il başkanlığı ön seçiminde... Muhalefet adayını arıyor
İçeriği Görüntüle

Çeşme Projesi’ne de değinen Kırkpınar, yerel yönetimlerin devre dışı bırakılarak Bakanlık eliyle yürütülen sürecin kent yararına değil, rant odaklı görüldüğünü ifade etti.

Kırkpınar açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“İzmir’in sanayisi, tarımı, havası, körfezi ve altyapısı merkezi yönetimin şehre şaşı bakan politikaları yüzünden büyük bir tahribat yaşamaktadır. Yeşil dönüşümü, dijitalleşmeyi, yüksek teknolojiyi ıskalayan; ulaşıma, su güvenliğine, deprem riskine ve planlı üretime kör bakan bu anlayışla İzmir daha fazla zaman kaybedemez. Elbette bu zamana kadar, son 24 yılda taş üstüne taş koyan, şehre faydası dokunan her olumlu adıma teşekkür ederiz; ancak bu teşekkür, devasa sorunların karşısında susacağımız anlamına gelmez. Biz artık geçici pansumanlar değil, İzmir’in kronikleşmiş tüm bu problemlerine kalıcı, adil ve acil çözümler bekliyoruz.”