GÜNDEME BAKIŞ - İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar ve İl Başkanı Ülkü Doğan, il başkanlığında düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İzmir’de Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın ardından Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın da AK Parti’ye katılmasını değerlendiren Doğan, belediye başkanlarının parti değiştirmesinin seçmen iradesi açısından tartışılması gerektiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 09 30 At 12.18.51 Pm (3)


“SEÇMENİN OYU BAŞKA BİR PARTİYE CİRO EDİLEMEZ”

Yıldız’ın AK Parti’ye geçişi 2.5 yıl öncesini hatırlattı... Çiğli’de aday 'değişti' her şey 'değişti!'
Yıldız’ın AK Parti’ye geçişi 2.5 yıl öncesini hatırlattı... Çiğli’de aday 'değişti' her şey 'değişti!'
İçeriği Görüntüle


Foça ve Çiğli’de yaşanan parti değişikliklerine dikkat çeken Doğan, seçim sonuçlarının ardından gerçekleşen siyasi geçişlerin sandıkta ortaya konulan iradeyi tartışmaya açtığını ifade etti. Seçmenin verdiği oyun kişisel bir siyasi tasarruf konusu olamayacağını belirten Doğan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun daha önce yaptığı açıklamayı hatırlatarak şöyle konuştu:
“İzmir’de son günlerde yaşadığımız bir başka gelişme ise artık yalnızca bir parti değişikliği değil, doğrudan bir demokrasi meselesidir. Foça’nın ardından şimdi Çiğli… İzmirlinin sandıkta AK Parti’ye vermediği belediyelerin, seçimden sonra siyasi transferlerle AK Parti’ye geçtiğini görüyoruz. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu daha ilk günden çok açık söyledi: ‘Bir siyasi partiden seçilmiş belediye başkanı ya da milletvekilinin, kendisine oy veren seçmenin iradesine saygı göstermek gibi bir mecburiyeti vardır. O sevgiyi ve oyu başka bir siyasi partiye ciro edemezsiniz.’”


“SEÇİLMİŞ MAKAMLAR MİLLETİN EMANETİDİR”


Demokrasinin yalnızca seçim günüyle sınırlı olmadığını dile getiren Doğan, seçilmiş kişilerin görevlerini yürütürken seçmenin tercihine saygı göstermesi gerektiğini savundu. Belediye başkanlarının siyasi parti değiştirmesinin seçmen iradesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü demokrasi sadece sandığı kurup oyları saymak değildir. Demokrasi, sandık kapandıktan sonra da milletin verdiği karara saygı duymaktır. Sandıkta zarfın, oyun ve mührün sahibi vatandaştır. Seçilmiş makamlar da kişilerin siyasi mülkü değil, milletin verdiği emanettir. Millet bir kişiye yalnızca makam vermez; bir siyasi iradeyi temsil etme görevi verir. O irade, seçildikten sonra kişisel tasarrufla başka bir siyasi partiye devredilemez. Söylem çalışmasında da sandık ve millet iradesi, seçilmiş makamların millete ait olduğu ve siyasi makamların birer emanet olduğu anlayışıyla ele alınıyor.”


“DEVLET, İKTİDAR PARTİSİNİN TEŞKİLATI DEĞİLDİR”


Türkiye’de siyasi parti değişiklikleri ve kamu hizmetlerinin sunulmasına ilişkin kaygılarını da dile getiren Doğan, iktidar partisine katılan belediye başkanları ile muhalefet belediyelerine yönelik uygulamalar arasında ayrım yapılmaması gerektiğini söyledi.
Doğan, merkezi idarenin belediyelere yaklaşımında siyasi aidiyetin belirleyici olmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bir tarafta iktidar partisine geçen belediye başkanlarına rozet takılıyor, diğer tarafta muhalefetin seçilmiş belediye başkanları cezaevinde. Üstelik vatandaşın hakkı olan kamu hizmetinin bile zaman zaman siyasi aidiyet üzerinden tartışıldığı bir düzenle karşı karşıyayız. Buradan açıkça söylüyoruz: Devlet, iktidar partisinin teşkilatı değildir” dedi.
Merkezi idarenin belediyelere eşit yaklaşması gerektiğini savunan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Merkezi idarenin görevi kendisine katılan belediyeyi ödüllendirmek, muhalefette kalan belediyeyi cezalandırmak değildir. Hangi partiye oy vermiş olursa olsun her vatandaş bu devletin eşit yurttaşıdır; her belediye de hizmet konusunda merkezi idareden eşit muamele görmelidir. Devletin imkânları bir siyasi partinin ödül ve ceza mekanizması olarak kullanılamaz. Çünkü devlet hepimizindir.”


“İZMİRLİNİN İRADESİ PAZARLIK KONUSU DEĞİL”


İzmir’deki belediye başkanı transferlerine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Doğan, seçimde elde edilemeyen siyasi sonuçların sonradan gerçekleşen parti değişiklikleriyle şekillendirilmesine karşı çıktı. Sandıkta ortaya çıkan iradenin korunması gerektiğini belirten Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sandıkta kazanamadığınız siyasi sonucu devlet gücüyle, baskıyla, transferlerle yeniden şekillendirmeye kalkarsanız, sandığı ortadan kaldırmazsınız belki ama sandığın anlamını ortadan kaldırırsınız. İzmirlinin iradesi pazarlık konusu değildir. İzmirlinin oyu devredilemez, ciro edilemez. Milletin emaneti başka bir partiye taşınamaz. İzmir’i istiyorsanız kapalı kapılarda değil, sandıkta kazanacaksınız.”