Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi Cem İnam, İzmir körfezinde “Kirlilik” olarak adlandırılan deniz maruluna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Deniz marulunun endüstriye sanayi için yüksek katma değerli hammadde olduğunu kaydeden İnam, “Sanayimize nasıl kazandırılır” diyerek, deniz marulunun hangi alanlarda kullanılabileceğini aktardı.
“MAVİŞEHİR, ÇİĞLİ VE İNCİRALTI’NDA YETİŞİYOR”
Deniz marulunun yapısına ve işlevlerine ilişkin bilgi veren İnam, “Deniz marulu doğanın ürettiği bir savunma tesisidir. Kökü yoktur, akıntıyla sürüklenir. İzmir körfezinde güneyde ve kuzeyde yetişir. Mavişehir, Çiğli açıkları ile İnciraltı kent ormanının olduğu bölgelerde yetişir. Özellikle Mavişehir açıkları en uygun yetiştirilme yerleri. Biz deniz marulunu sorun gibi algılıyoruz ama bu marul İzmir körfezi için son derece faydalı bir yosundur. Körfez suyunda bolca bulunan fosfor ve azotu emer, temizler. Normalde körfezin kendi akıntısıyla temizliğini yapması lazım ama güneyden gelen suyun kuzeyden çıkması 7 ila 14 günü buluyor ve bu da körfezin kendini temizleyememesine neden oluyor ve yosun burada kalmış oluyor. Deniz yosunu burada bize faydalı; erozyonu engelliyor derelerin denize döküldüğü yerlerde yetiştirilmesi durumunda, derelerin denize döküldüğü yerlerdeki alüvyonların körfezin derinliklerine gitmesini engelliyor” dedi.
“BALIK POPÜLASYONUNU ARTIRIYOR”
Deniz marulunun olduğu alanlarda canlılığın da arttığını belirten İnam, “Balıkçılar da çok seviyor deniz marulunu, çünkü deniz marulunun olduğu yerlerde balık popülasyonu artıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin dalgıçları da ‘Deniz marullarının olduğu alanlar çöldeki dağlar gibi, içerisinde çok fazla yavru balık ve farklı türden canlılar var, marulların olduğu alanlarda su cam gibi iken, marulların gittiği alanlarda su bulanıklaşıyor, canlı çeşitliliği azalıyor’ diyor” ifadelerini kullandı.
“ZAMANINDA TOPLANMAZSA SORUN OLUYOR”
Deniz marulunun faydalı olduğunu ancak zamanında toplanmazsa sorun yarattığını kaydeden İnam, “Sorun ise deniz marulunun toplanma zamanı. Eğer zamanında toplanmazsa çürüyor ve içindeki azot ve fosforu tekrar suya bırakıyor, bu da mikro ve makro alg patlamalarına neden oluyor. Taze iken faydalı, bozulunca kaos oluyor. Şu anda deniz maruluyla nasıl mücadele ediliyor, belediyenin kepçeleri var, daha önce 2 taneydi şimdi 7 tane var. Bunlar deniz marullarını topluyorlar, geçen yıl 405 ton deniz marulu toplanmış. Ancak kontrollü yapılırsa yılda bin tonun üzerinde deniz marulunun toplanabileceği ifade ediliyor. Şu anda ne yazık ki deniz marulları atıkmış gibi toprağa gömülüyor” açıklamasında bulundu.
“BİYOGAZ, SELÜLOZ VE GIDA BOYASI ÜRETİLEBİLİR”
Şu anda deniz marullarının sanayiye kazandırılması ile ilgili çalışma yapılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK’ın projeleri var. Ne kadar marul üretilebilir ve getirisi ne olur diye araştırıyorlar. Deniz marulundan biyogaz, selüloz, gıda boyası elde edilebiliyor. Gübre konusunda da çalışmalar var. İran savaşından sonra Hürmüz kapatılınca gübrede sıkıntı yaşanmaya başladı, o konu da bu da alternatif olabilir. Biyogaz yenilenebilir enerji olarak en düşük katma değerli olarak burada değerleniyor. Selüloz, kağıt ve karton sanayi için hammadde niteliğinde. Biyoplastik üretimi yapılabiliyor ve petrol kökenli plastiklere alternatif üretiyor. Ambalaj, malzeme üretimi yapılıyor. En katma değerli üretim ise gıda boyası… Bunların hepsiyle ilgili üniversiteler ile büyükşehir belediyesinin de projeleri var. Sanayiciler de bundan faydalanabilir” dedi.
“KÖRFEZE BAKTIĞINIZDA ENDÜSTRİYEL HAMMADDE GÖRÜN”
Deniz marulunun midye üretimini de desteklediğini aktaran İnam, “Deniz marulunun olduğu yerde midye yetiştiriciliği de yapılabiliyor. Daha önce AB’ye bile midye ihracatı yapılmış İzmir’den. Kum midyeleri belli işlemden geçtikten sonra sağlıklı şekilde tüketilebiliyor. Körfez bizim fırsat bizim, körfeze baktığınızda gördüğünüz endüstriyel hammadde olsun” çağrısında bulundu.