GÜNDEME BAKIŞ- 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla 71 devlet hastanesi ve sağlık kuruluşuna ait taşınmazın özelleştirme kapsamına alındığı açıklandı. Karar, kamuya ait sağlık arazilerinin satışı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

EN İYİ SAĞLIK HİZMETİ EVE EN YAKIN OLANLARDIR

BİRLİK Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, yapılan düzenlemeyle birlikte Maliye Hazinesi’ne kayıtlı 71 taşınmaz ve üzerindeki yapıların özelleştirme sürecine dahil edildiğini belirterek, bu alanların büyük bölümünün il ve ilçe merkezlerinde yer aldığına dikkat çekti. Doğruyol, şehir merkezlerindeki sağlık alanlarının ekonomik değerine vurgu yaparak, “Vatandaşa verilebilecek en iyi sağlık hizmeti, evine en yakın sağlık kuruluşundan alınan hizmettir” ifadelerini kullandı.

TASARRUF İLE SAĞLIK KAYNAKLARI OLUŞTURULABİLİR

Doğruyol açıklamasında, bu alanların satılmasının uzun vadede sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırabileceğini savunarak, “Satışa çıkarılan araziler Sağlık Bakanlığına devredilse milletin menfaatine olur” dedi. Ayrıca bu alanların sağlık hizmetlerinde kullanılmaya devam etmesi gerektiğini belirterek, il ve ilçe sağlık müdürlükleri, sağlıklı hayat merkezleri ve 112 istasyonları için değerlendirilmesi önerisinde bulundu. Öte yandan şehir hastanelerine de değinen Doğruyol, “Her yıl milyarlarca lira ödediğimiz şehir hastanelerinden tasarruf edilirse, sağlık yatırımlarına daha sağlıklı kaynak oluşturulabilir” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

Daha öncede yayınlanmış olan, bazı sağlık kuruluşlarının arazilerinin de yer aldığı kamu arazilerinin satışının ardından bu kez, 24 Nisan 2026 tarih ve 33233 sayılı resmi gazetede yayınlanan, 11187 sayıl karara göre 71 Devlet Hastanesi ve sağlık kuruluşunun arazileri satışa çıkarılmıştır.

Karara göre pek çok ilimizde bulunan Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan 71 adet taşınmaz ile üzerindeki yapılar özelleştirme kapsamına alınmıştır.

Genel olarak il, ilçe merkezlerinde bulunan hastane ve sağlık kuruluşlarının arazileri bulundukları yer ve konuma göre oldukça değerlidir.

Yıllardır ifade ettiğimiz gibi, genel itibarıyla yeni yapılan hastanelerin şehir dışına çıkartılarak, şehir merkezlerinde bulunan vatandaşlarımızın kolay ulaşabildiği sağlık kuruluşlarının satılarak gelir elde etme çabası doğru bir yöntem değildir.

Vatandaşa verilebilecek en iyi sağlık hizmeti, evine yani ikametine en yakın yerde olan sağlık kuruluşlarından verilen hizmettir. Satışa çıkarılan arazilerin Sağlık Bakanlığına devredilmesi milletimizin menfaatine olacaktır. Satışa çıkarılan araziler, hastane olarak kullanılmayacaksa bile, İl Sağlık Müdürlükleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları olarak kullanılması devletin ve milletin menfaatine olacaktır.

İlerleyen yıllarda, Şehir merkezlerinde bulunan bu sağlık alanları satıldıktan sonra tekrardan şehir merkezlerinde sağlık alanı tesis etmek, belki de mümkün olmayacak ve büyük maliyetler getirecektir.


Cumhurbaşkanlığı kararına göre, özelleştirme sürecinin 31 Aralık 2028’e kadar tamamlanmasının öngörülerek, elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarında kullanılacağının ifade edilmesi yapılan özelleştirmenin doğruluğunu teyit etmez.

Sağlık yatırımları konusunda kaynak aranıyorsa, öncelikle her metrekaresine kira ödediğimiz ve hasta garantisi verdiğimiz, her yıl Milyarlarca TL ücret ödediğimiz bütçenin kara deliği olan şehir hastanelerinden tasarruf edelim.