YEREL POLİTİKA

CHP’li Bakan intihar eden Başkomiserin ailesini ziyaret: İl Emniyet Müdürü’nün açığa alınmalı

Hakkari’de intihar eden Başkomiser Mehmet Cengiz’in Yozgat’taki ailesine taziye ziyaretinde bulunan CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin soruşturmasının selameti açısından Hakkari İl Emniyet Müdürü’nü açığa alması gerektiğini söyledi.

Abone Ol

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Hakkari’de intihar eden Başkomiser Mehmet Cengiz’in Yozgat’taki ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

CHP’li Murat Bakan yaptığı açıklamada Hakkari İl Emniyet Müdürü’nün polislere hakaret ettiği, küfrettiği ve ağır baskı altına aldığı yönündeki iddialara dikkat çekerek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin soruşturmasının selameti açısından Hakkari İl Emniyet Müdürü’nü açığa alması gerektiğini söyledi.

CHP’li Bakan, Hakkari İl Emniyet Müdürü’ne ve Hakkari Valisi’ne seslendi: “Sende şu kadarcık vicdan var mı? Sende şu kadarcık insaf var mı? Niye sen bu aileyi aramadın? Niye evladını kaybetmiş bu babayı aramadın? Sen orada sadece emniyet müdürü olarak hiyerarşik üstü değilsin onun, aynı zamanda bir babalık vazifen var. Sen orada devletin en üst temsilcisisin emniyet müdürü olarak. Niye bu aileye bir taziyede bulunmadın? Hakkari Valisi; sen niye arayıp bir başsağlığı dilemedin? İnsanlar çocuklarını size emanet ediyorlar. Yemin ettiğinde çocuğu, gözyaşı döken baba şimdi cenazesi evine gelmiş, köyüne gelmiş... Bunun hesabını soracağız sizden!”

İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma süresince il emniyet müdürünü açığa alması gerekir!

CHP’li Bakan açıklamasında şunları söyledi: “Şu an Yozgat Kadışehri’ndeyiz. Hakkari’de hayatına son veren Başkomiser Mehmet Cengiz'in ailesini ziyarete geldik. Tüm polisler benim kardeşim, Mehmet Cengiz ayrıca hemşerim. Onun köyüyle benim köyüm arası kuş uçuşu 30 km yoktur. Öyle de bir yakınlığımız olan bir insan... Babasıyla görüştüm, kardeşleriyle görüştüm. Konuyla ilgili kendimiz yapabileceğimiz her türlü araştırmayı yaptık. Hem Hakkari’deki emniyet mensuplarıyla iletişim kurduk -doğrudan ya da dolaylı olarak- hem kendisine istinat edilen bazı iddialar var onunla ilgili jandarmayla -doğrudan ve dolaylı olarak- bilgi kaynaklarımıza başvurduk. Benim şahsi kanaatim; bu kardeşimizin hayatına son vermesinin gerekçesi adli veya idari bir soruşturma olay değil, doğrudan doğruya il emniyet müdürünün mobbingidir, baskısıdır. İl emniyet müdürüyle ilgili de -kimsenin hakkını yemek istemem kimsenin vebalini de almak istemem ama- bir tane iyi konuşan duymadım. İl emniyet müdürüyle ilgili, memuruna baskı yapan, hakaret eden, memuruyla empati kurmayan bir il emniyet müdürü olduğu herkes tarafından söyleniyor. Hem daha önceki görevi narkotikte başkan yardımcısıyken hem il emniyet müdürü olduktan sonra bu davranışlarına devam ettiği, memurlarını ağır baskı altına aldığını, küfrettiğini, hakaret ettiğini bir kaynaktan değil, birden çok kaynaktan öğrendik. Dolayısıyla bu koşullarda yapılması gereken şey; İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma süresince il emniyet müdürünü açığa alması gerekir, soruşturmanın selameti açısından. Hayatını kaybetmiş, hayatına son vermiş bir polis memuruyla ilgili olmadık iddia gündeme geliyor. Bu il emniyet müdürünün görevde kalması soruşturmanın selametini etkiler. Burada aynı zamanda Emniyet Teşkilatı Sendikası Genel Sekreteri Alptekin kardeşimiz var, o da baş sağlığına gelmiş, onunla da burada karşılaştık. Biz tüm polis memurlarımıza olduğu gibi, ailelerine olduğu gibi, ulaşabildiğimiz herkese ulaşmaya onların derdine derman olmaya onları yalnız bırakmamaya çalışıyoruz.

“Hakkari İl Emniyet Müdürü; sende şu kadarcık vicdan var mı? Şu kadarcık insaf var mı?”

“Buradan Hakkari İl Emniyet Müdürü’ne sesleniyorum; sende şu kadarcık vicdan var mı? Şu kadarcık? Sende şu kadarcık insaf var mı? Niye sen bu aileyi aramadın? Niye evladını kaybetmiş bu babayı aramadın? Senin memurun değil miydi? Mehmet senin memurun değil miydi? Sen orada sadece emniyet müdürü olarak hiyerarşik üstü değilsin onun, aynı zamanda bir babalık vazifen var. Sen orada devletin en üst temsilcisisin emniyet müdürü olarak. Niye bu aileye bir taziyede bulunmadın? Niye baş sağlığı dilemedin? Hakkari Valisi; sen niye arayıp bir başsağlığı dilemedin? İnsanlar çocuklarını size emanet ediyorlar. Yemin ettiğinde çocuğu, gözyaşı döken baba şimdi cenazesi evine gelmiş, köyüne gelmiş... Bunun hesabını soracağız sizden.”