Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programının ikinci gününe Tarihi Havagazı Fabrikası’nda milletvekilleriyle toplantı yaparak başladı. Özel, toplantının ardından aynı yerde İzmirli Romanlarla buluştu.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 13.39.52002

TUGAY: “İZMİR’DE 300 İLA 500 BİN ARASINDA ROMAN VAR”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Romanlarla ilgili İzmir’de yapılan çalışmalara ilişkin bilgi vererek, “Roman yurttaşlarımızla yurttaş meclisinde iletişim içindeyiz. Roman yurttaşlarımızın karar alma süreçlerine katılımını güçlendirmeyi, şeffaf, hesap verilebilir projelerin eşitlikçi biçimde geliştirilmesini amaçlıyoruz. Uygulamada Türkiye’de ilk. Zaman içindeki denenecek başarılarla örnek olacak bir iş olacak. İzmir’de 300 – 500 bin arasında roman varlığından bahsediliyor, yaşam alanları farklı yerlerde, sosyal yapı olarak farklı gruplar var. Biz her bölgenin kendi ihtiyaçları kapsamında çözümler üreteceğiz. Roman toplumunun sorunlarına karşı hassa bakış açımız var, hayatın pek çok alnında ayrımcılığa maruz kaldıklarını düşünüyoruz. eğitim, sağlık alanında da destek sağlama niyetindeyiz” dedi.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 13.39.57

ÖZEL: “BU HAZİRUN BENİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ”

CHP Lideri Özgür Özel ise, Tugay’ın 2 sene önce verdiği sözlerin yerine geldiğini belirterek Tugay’a teşekkür etti. Özel, “İlk 2 senesinde biraz Romalara vermiş olduğu sözleri tutsun öyle gelelim dedik, parti saldırı altında normal programlara anca döndük ama hala saldırılar devam ediyor. Çağatay Başkan göreve gelince bana söyledi, borcumuz var, birlikte oturacağız, yemek yiyeceğiz, hem de Cemil Başkan verdiği sözleri ne kadar tuttu, ona bakacağız. Roman gençlerine olanak tanındığında ne kadar başarılı olabildiklerini onlardan dinledim. Başkanım her zaman romanların sorunları ve örgütlenmeleri konusunda bilgilendiriyor. Genç siyasetçiler, birlikte siyaset yaptığımız arkadaşlarımız da var. Bu hazirun benim açımdan çok kıymetli, il başkanım ve büyükşehir belediye başkanıma teşekkür ediyorum” dedi ve şu açıklamalarda bulundu:

Whatsapp Image 2026 04 03 At 13.39.52

“İLK EKSİĞİNİ GİDERMESİ GEREKEN BİZİZ”

Gelecek hafta Romanlar günü var, İstanbul’da büyük buluşma yapacağız. Aramızda hem genel başkan olmadan önce hem de sonra kurulan sıcak ilişkilerin artarak devam etmesi lazım. CHP Türkiye’de iktidar olmaya gidiyor, sorunları kalıcı olarak sizlerle birlikte çözmesi gerekiyor. Bu dönemin en büyük ayıbı parlamentoda romanların temsil edilmemesi. Sosyal demokrat eşitlikçi parti olarak bu konuda eksiğini gidermesi gereken ilk biziz. Bu konuda katı bir iradeye sahibim.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 13.39.46

“HERKESE EŞİT MESAFEDEYİZ”

86 milyon yurttaşımızı seviyoruz, herkese eşit mesafedeyiz. Tüm vatandaşlarımızın refahını düşünüyor, onurlu yaşam sürmesini istiyoruz. Bu ülkede anayasaya göre eşit olan ama kendilerini dinlediğimizde eşitsizliğe maruz kalan insanlar var. Bir toplumun bir kısmı eşit hissetmiyorum diyorsa orada sorun vardır. Kürt, benim meselem var diyorsa vardır, roman bana ayrımcılık var diyorsa vardır, kalmayana kadar çalışılması lazım. Bu çalışmayı birlikte yürütmeliyiz.

“KÖPRÜYE KOYDUĞUN PARA GİBİ BURAYA DA PARAYI KOYACAKSIN”

Yıllardır strateji belgeleri yazıldı, sorunu tarif ediyor ama kimse sorumluluğu üstlenmiyor, bütçe koymadan hedef koyulmaz. Her işin önü laf, arkası para siyaseti. Köprüye ödenek ayırmadan köprü yapabilir misiniz! Ben ayrımcılıkla mücadele edeceğim diyorsa köprüye koyduğun para gibi bu işe de parayı koyacaksın.

İNGİLTERE ÖRNEĞİ: “BÜTÇEDE ROMANLAR YOK”

Parlamenter siyaset bütçe hakkından doğmuştur. 12 yy’da İngiltere’de insanlar kral kafasına göre vergi topluyor, yönetiyor bu olmaz, bizi dinleyecek diyerek ayaklandılar. Kanlı bastırmalar oldu, sonra da kan akmasın konuşalım dediği noktada parlamenter sisteme geçildi. Vergide rıza, hizmette talep önce sözlü oldu, sonra dilekçe yazılıyordu ama gereğini anladıkları kadar yapıyorlardı. Nasıl yapılacağını yazalım ve altına kralın imzasını açalım dediler, bu ilk kanun teklifidir. Parlamentonun bütçesinde romanlar yoksa kazanılan romanlara ulaşmıyor demektir, mecliste roman yoksa parlamenter sistem romanlarda yaşanmıyor demektir. Biz konuşulan her lafın bütçesini koyarak, eylem planı gibi cafcaflı lafların arkasına maddi ve manen durarak yapacağız bu işi.

“HERKESİN ÇOCUĞU KENDİNDEN UZUN, GÜZEL AMA FAKİR”

Türkiye’de büyük yoksulluk yaşanıyor, tarihte görülmemiş bir şey. Herkesin çocuğu kendinden uzun, güzel ama kendinden fakir. Eskiden bir memur 5-10 yıl çalışınca araba, emeklisinde de ev sahibi, olurdu. Şu anda ne memur ne işçi hele ki asgari ücretli herhangi birinin yarısına sahip olamıyor. Bu düzende sosyal demokrat bir yönetime ihtiyacı var.

“AYNI ADAM ALMANYA’DA SOL PARTİYE, TÜRKİYE’DE SAĞ PARTİYE OY VERİYOR”

Almanya’da yaşayan Türkler, orada sol, Türkiye’de sağ partiye oy veriyoruz diyorlar. Burada temel bir mevzu var, bir adam AK partili de CHP’li de olabilir. Türkiye’de ak partiye Almanya’da sol partiye oy veriyor. Biliyor ki göçmen, kırılgan grup, işsizlik maaşı olsun, sosyal konut olsun, gelirine göre kira ödesin, ayrımcılığa maruz kalmasın… Bunları solcular yapıyor, sağcılar yapmaz. Türkiye’de tüm kırılgan, ihmal edilmiş grupların sosyal demokrat iktidar olduğunu hepiniz biliyorsunuz.

“TUGAY VERDİĞİ SÖZLERİ TUTMUŞ”

Roman meclisi oluşmuş, muhtarlar, yurttaşlar aynı masada çözümleri üretmiş, roman koordinasyon merkezi kurulmuş. 13 okulda kantin yokmuş, 2 bin öğrenciye beslenme desteği, kırtasiye desteği verilmiş. 13 noktada dayanışma var, düzenli sıcak yemek, kira ve alışveriş desteği, su faturası indirimleri, 3214 engelli yurttaşa medikal destek sağlanıyor diye önümde daha önceden taahhüt edilen sözler yerine gelmiş. Siz de tasdik ediyorsunuz. Ama meselenin yerel yönetimlerin yapacağı pansumanların haricinde kalıcı çözümlere ulaşması lazım. Hiçbir roman çocuğun kapatamayacağı farkla başlamaması gerekiyor. Yoksulluğun kader olmaktan çıkartıldığı yeni yürüyüşe ihtiyaç var. O yürüyüşün adı CHP’nin iktidarı. Mesele sözün arkasına bütçesini koyma meselesi.