GÜNDEME BAKIŞ- İzmir’de Kemeraltı esnafının otopark sorunu nedeniyle gerçekleştirdiği kepenk kapatma eylemi sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden açıklama geldi. Belediye, Çankaya Katlı Otoparkı’nın kapatılmasının keyfi bir uygulama değil, yargı kararlarıyla kesinleşmiş yasal bir zorunluluk olduğunu duyurdu.
BİNANIN RİSKLİ YAPI OLDUĞU TESCİLLENDİ
Belediye açıklamasında, mülkiyetinin %53,5’i Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası’na ait olan binanın 2021 yılında "Riskli Yapı" ilan edildiği ve yıkım kararına karşı açılan davaların reddedildiği belirtildi. Yapılan bilgilendirmede, "Binanın tapusundan riskli yapı şerhi kalkmadıkça, tekrar otopark işletmesi yapılması mümkün değildir" ifadesine yer verilerek, can ve mal güvenliği gerekçesiyle tahliyenin şart olduğu vurgulandı.
YASAL SÜREÇ VE YENİDEN AÇILMA ŞARTI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün talimatıyla binanın elektrik ve su hizmetlerinin kesilerek yıkım sürecinin başlatıldığı açıklandı. 6306 Sayılı Kanun gereği tahliyenin zorunlu olduğu hatırlatılırken; yapının ancak güçlendirme işlemleri tamamlanıp tapudaki risk şerhi kaldırıldıktan sonra yeniden hizmete açılabileceği, mevcut şartlarda belediyenin bu şerhi kaldırma yetkisinin bulunmadığı ifade edildi.
İzBB tarafından yapılan açıklama ise şu şekilde;
Çankaya Katlı Otoparkı’nın yasal zorunluluk gerekçesiyle hizmete kapatılmasıyla ilgili bazı kesimlerce dile getirilen gerçek dışı beyanlarla kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu uygulamanın keyfi değil zorunlu bir işlem olduğunun bilinmesi açısından konuyla ilgili detayların hatırlatılması gereği doğmuştur.
Çankaya Katlı Otopark ve Alışveriş Merkezi binasının yer aldığı taşınmazda belediyemizin hissesi yüzde 46,5 oranındadır. Geriye kalan yüzde 53,5 çoğunluk hissesi Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası’na aittir. Söz konusu binada yaptırılan inceleme sonrası 07.01.2021 tarihinde tapu siciline “6306 Sayılı Kanun Gereğince Riskli Yapı" şerhi işlenmiş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 26.05.2022 tarihli yazısı ile de söz konusu taşınmazdaki riskli yapı tespitinin kesinleştiği bildirilmiştir.
Bu süreçte riskli yapı tespitine ve yapının yıkımına itiraz edilerek dava açılmış ancak İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 08.03.2023 tarihli kararı ile itiraz reddedilmiştir.
Son olarak taşınmazın riskli yapı tespitine karşı açılan davanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Dava Dairesi'nin 30.11.2023 tarihli kararı ile reddedilmesiyle birlikte temyiz yolu kapanmıştır.
Sonraki aşamada ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’nün 29.07.2025 tarihli yazısı ile söz konusu taşınmazın ilgili kurumlarca elektrik, su ve doğal gaz hizmetlerinin durdurulması ve yıkım işlemlerine başlanılması gerektiği bildirilmiştir. Bu kapsamda GDZ Elektrik Dağıtım AŞ tarafından yapıya bağlantı hattının 08.09.2025 tarihinde iptal edileceği duyurusu asılmıştır.
6306 Sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği kapsamında riskli yapı kararı kesinleştikten sonra maliklerce yapının yıkımı yerine güçlendirilmesi yönünde karar alınsa dahi gerek can ve mal güvenliği yönünden gerekse de yasal olarak yapının tahliye edilmesinin zorunluluğu tartışmasızdır. Ayrıca riskli yapının tapu kaydında yer alan “riskli yapı şerhi” yapı yıkıldıktan veya güçlendirildikten sonra kaldırılmaktadır. Bu doğrultuda yapının güçlendirilip ruhsat işlemleri tamamlandıktan ve tapudaki şerhin terkininden sonra kullanıma açılacağı da 6306 sayılı kanunda hüküm altına alınmıştır.
Kamuoyunda sık sık gündeme gelen mahkemece riskli olduğu kesinleşmiş yapıda yürütülmekte olan otopark hizmetinin durdurulma nedeni yasal zorunluluktur. Binanın tapusundan riskli yapı şerhi kalkmadıkça, tekrar otopark işletmesi yapılması mümkün değildir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu şartlar altında şerhi kaldırma yetkisi bulunmamaktadır.





