GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası nöbetinde önemli açıklamalarda bulundu. Tugay, süreci anlatarak, “Yaşadığımız olay yalnızca İzmir’in değil, belki de Türkiye’nin tarihinde yaşanmış en tuhaf ve en kötü olaylardan biri. Dışarıdan bakıldığında bu durum, sadece bir binanın bir kurumdan başka bir kuruma devredilmesi gibi görünebilir. Ancak hiçbir yönüyle hukuki normlara uygun olmayan, devletin idari uygulamalarında dahi bu şekilde karşılaşmadığımız son derece sorunlu bir süreçle karşı karşıyayız” dedi.

“VAKFIN NE TÜZEL KİŞİLİĞİ NE DE VARLIĞI VAR”

Tugay şunları kaydetti:

Tamamen fiilen var olmayan bir vakıf adına, Meslek Fabrikası olarak kullandığımız binanın tapusu devredildi. Söz konusu vakıf, Osmanlı döneminde kurulmuş ancak II. Abdülhamid döneminde kapatılmış; tüm mal varlığı da o dönemde devlete aktarılmıştır. Bugün böyle bir vakfın ne tüzel kişiliği ne de herhangi bir varlığı bulunmaktadır. Buna rağmen, 1926 yılından bu yana kamulaştırılmış ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilmiş bu binanın tapusu bu vakıf adına geçirilmiştir.

“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLARAK BARİKATLA KARŞILAŞTIM”

Üstelik bu işlem yapılırken herhangi bir hukuki dayanak ortaya konulmamıştır. Biz de bu nedenle dava açtık. Ancak dava süreci henüz sonuçlanmamışken, sabah saat beşte yüzlerce polisle bina ablukaya alındı. Çalışanlar ve belediye yöneticileri içeriye alınmadı. Ben de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak içeri girmek istediğimde barikatla karşılaştım ve “üst makamların talimatı” gerekçe gösterilerek içeri alınmadım.

“BU TABLO GÜÇ GÖSTERİSİ”

Hukuki mücadelemiz devam ediyor. Ancak aynı zamanda hem İzmir halkını hem de Türkiye kamuoyunu bu konuda bilgilendirmek zorundayız. Çünkü bu tür uygulamaların devam etmesi halinde ne kamu kurumlarının ne de özel mülkiyet sahiplerinin mal güvenliğinden söz etmek mümkün olur. Daha önce Yerebatan Sarnıcı, Galata Kulesi ve Gezi Parkı gibi yerlerde yaşanan süreçlerin maddi ya da sembolik gerekçeleri olabilir. Ancak burada ne ekonomik bir kazanç söz konusu ne de bu denli büyütülecek bir durum vardır. Bu tablo daha çok bir güç gösterisi olarak karşımıza çıkıyor.

“DÜŞMAN HUKUKU ANLAYIŞINI KABUL ETMİYORUZ”

Burada yürütülen hizmet son derece kıymetlidir. Meslek Fabrikası, 2017 yılından bu yana yüz binlerce kişiye eğitim vermiş, birçok insanın iş sahibi olmasına katkı sağlamıştır. Bu hizmetin engellenmesi ya da zayıflatılması kabul edilemez. Şu anda milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve sivil toplum temsilcileriyle birlikte binanın önünde bekliyoruz. Büyük bir tepki, öfke ve üzüntü içerisindeyiz. Bu bir çıkar meselesi değil; İzmir halkının hakkına sahip çıkma meselesidir. Bu bir mücadeledir, ancak birilerinin uygulamaya çalıştığı “düşman hukuku” anlayışını da kabul etmiyoruz. Yaşananların arkasında siyasi bir hesap, bir itibarsızlaştırma çabası olduğunu düşünüyoruz.

Bu gece de alandayız. Belediye başkanlarımız, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaşımız burada. Dün gece sabaha kadar buradaydık, bugün de aynı şekilde devam ediyoruz. Yarın saat 18.00’de Meslek Fabrikası önünde büyük bir miting düzenleyeceğiz. Tüm İzmir halkını bu önemli meseleye sahip çıkmaya davet ediyoruz. On binlerle, belki de bugüne kadarki en büyük katılımla tepkimizi ortaya koyacağız.