Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Meslek Fabrikası, Egemenlik Binası ve eski gasilhanenin kendine ait olduğunu iddia ederek, tapularını alması İzmir’de AK Parti ve CHP arasındaki gerilimi artırdı. CHP kanadı “İzmir’in mallarına çöktüler” çıkışında bulunurken, AK Parti kanadından ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski başkanı Tunç Soyer, Meslek Fabrikası’nı Adıgüzel Vakfı’na 25 yıllığına devrederken neden karşı çıkmadınız” salvosu geldi.
“BAŞKANA DESTEK VERMEK İÇİN ‘EVET’ DEDİM”
Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis birinci Başkan Vekili olan Mustafa Özuslu, “Geçmiş dönem” çıkışlarını değerlendirerek, Vakıflar’ın hamlesine ilişkin soruları yanıtlayarak, “Geçen dönem aldığımız bazı meclis kararlarının mahkeme tarafından iptal edilmesi olmuştur. Meslek Fabrikası’nın Adıgüzel Vakfı’na tahsis edilmesi yönündeki karar da bunlardan bir tanesidir. Biz o dönemki siyasi irade olarak Sayın Başkanın ve belediyeyi yöneten iradenin ortaya koyduğu iradeyle o karar alınmış. Biz de o dönemki meclis üyesi olarak, meclis birinci başkan vekili olarak, partimizin belediye başkanının önergesine, icralarına destek vermek adına o önergeye ‘Evet’ oyu verdim. Bundan tabi bir şey olamaz” dedi.
“MECLİS KARARI MAHKEME KARARININ ÜSTÜNDE DEĞİLDİR”
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin mahkeme kararına uyduğunu hatırlatan Özuslu, “Ancak ortada da bir mahkeme karar. Bizim aldığımız o karar demek ki mahkemeler tarafından uygun görülmemiş ve geçersiz kılınmış. Bizler mahkeme kararlarına uymak zorundayız. İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis kararları mahkeme kararlarının üzerinde değildir” açıklamasında bulundu.
“POLİTİK BİR KARAR”
Geçmiş dönemde alınan kararla bu dönem yaşanaların farklı işler olduğunu anlatan Özuslu, “Dolayısıyla bugün başka bir durum var. Meslek Fabrikası, gasilhane ve benim 5 yıl görev yaptığım Egemenlik Evi’nin, belediyeden alınıp, Vakıflar’a verilmesine ihtiyaç var mıdır. Belki yasal zemini vardır ama ihtiyaç var mıdır! Bu politik bir karardır, siyasi bir karardır. Çok mu lazımdı! Bu binaları belediye kullanabilirdi ama böyle bir tercihte bulundular. Bu siyasi bir tercih, biz de siyaseten karşı çıkıyoruz, bu kadar basit. Yoksa o gün söylediğimizle bugün söylediğimiz arasında bir çelişki yok. Mahkeme kararına uymak zorundasınız, benim aldığım karar benim siyasi meşrebime göre ve siyasi isteklerime uygun olabilir ama Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri bunu uygun görmemiştir. Mahkemelerin kararı geçerlidir” diye konuştu.
“HATA YAPTIK’ DEMEK DOĞRU DEĞİL”
“Bugün geçmişe dönüp baktığınızda, ‘Evet, biz hatalı karar vermişiz’ diyor musunuz” sorusunu da yanıtlayan Özuslu, “Hayır, her kararı kendi mecrasında değerlendirmek lazım. O başka bir şeye tekabül eder. İçinde bulunduğum, 5 yıl sorumluluğunu aldığım sürecin ‘Hatalı yaptık’ der miyim, bu doğru değil. Onu o konjonktürde değerlendirmek lazım. Bugün yapılan başka bir şey, o gün yapılan başka bir şey. Başka kararlarda da buna benzer şeyler olabilir, çıkar ilerde. O konjonktürde o karar alınmıştır ama mahkeme ‘Hayır’ der, mahkemeyi yok mu sayacağız. CHP olarak biz, mahkemelerin sıralı olarak aldıkları tüm kararlara uyulması tarafıyız. Başta da Anayasa Mahkemesi kararları olmak üzere… Uyuluyor mu, uyulmuyor. Bunun siyasetini yaparız. Çıkıp mecliste 2 saat konuşurum bunun üzerine ama bu bizim sorunumuza merhem olmaz. Egemenlik evi, gasilhane ve Meslek Fabrikası Büyükşehir’de kalmalı. Benim bakışım bu ama buna hukuki kılıf bulmuşlarsa ve mahkeme bu kararı almışsa buna da karşı çıkamayız, buyurun yapın. Bunun siyaseten hesabını sandıkta sorarız, halkın önünde sorarız, halk kararını verir ” ifadelerini kullandı.