İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, son dönemde partide yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Uşak'ta konuşan İYİ Parti lideri "Partimize kurumsal operasyon olduğu ortaya çıktı. Bu, bir siyasi partinin içişlerine karışmak demektir. Şu an itibariyle bir savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Varım, buyursunlar. Ben idmanlıyım" değerlendirmesinde bulundu. Partisinin Uşak İl Başkanlığı'nı ziyaretinde konuşan Akşener, İYİ Parti'den istifa eden İBB Meclisi Grup Başkanvekili İbrahim Özkan'ın CHP ile yürüttüğü görüşmelere işaret ederek eleştirilerde bulundu.

İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin Uşak il başkanlığını ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Akşener, TBMM Genel Kurulu sırasında hükümeti eleştirirken fenalaşan Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’e yönelik AKP sıralarından yükselen ‘Allah’ın gazabı böyle olur’ ifadeleriyle ilgili “Mecliste o seslerin duyulması çok korkunç bir şey. Yani gerçekten çok korkunç bir şey… Bunun üzerinde durulması lazım. Artık TBMM bu milletin seçtiği milletvekillerinden oluşan, Gazi Meclis diyoruz en son 2016 Temmuz’unda FETÖ’cüler tarafından bombalanmış, o gün Milli beraberliği el ele tutuşmayı başarmış bir meclis…Netice itibariyle o mecliste muhalefet ve iktidar var. Muhalefet elbette iktidarın yaptığı bazı yanlışlıkları ki, şu anda pek çok yanlışlık var, onları eleştirecek. O eleştirmenin neticesini almak yerine üzülüp, bunları telefi etmek lazımken, ‘Allah’ın gazabı böyle olur’ demek son derece yanlış. Dinimiz açısından da çok büyük günah. Dolayısıyla artık bunların sona ermesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

"GİDENE SAYGI DUYUYORUZ"

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde istifa eden grup başkanvekilinin yeniden seçilmesine ilişkin soruya da yanıt veren Akşener şunları söyledi:

- İstanbul’da belediye meclis üyelerimizin kendi aralarında bir yani partiden bağımsız bir karar verdiler. İstifa etmiş bir arkadaş yeniden grup başkanlığına seçildi. Sonra iz onları parti olarak, İstanbul İl Başkanlığı disipline verdi. Disiplin süreci devam ederken de bu arkadaşlarımız istifa ettiler. Şimdi elbette giden her arkadaşım için ben çok üzülürüm. Bugüne kadar prensip kararı aldım. Ve hep uydum, parti kurulduğundan beri hep uydum.

- Hiçbir zaman, bizden ayrılan bir arkadaşımıza bir başka partiye geçmiş olsa da hakaret etmedim. Fakat ne hikmetse ayrılan bütün arkadaşlarımızın, geçen dönem de dahil olmak üzere taşladıkları tek bir pencere oluyor o da İYİ Parti’nin penceresi. Taş attıkları tek bir kapı oluyor o da İYİ Parti’nin kapısı… Bunun da anlamakta çok zorlanıyorum. Biz gidene saygı duyuyoruz. Ben çok üzülüyorum. Bir milletvekili, bir meclis üyesi dışında, normal bir kendi gelip üye bir arkadaşımızın da bir şekilde kızıp veya incinip veya üzülüp ayrılması aynı derecede beni üzer. Dilerdik ki bunlar olmasın” diye konuştu.

KARAR GİK'TE ALINDI 

Parti olarak tek başına seçime girme kararı aldıklarını ve bu kararın GİK’te 9 saat tartışılarak demokratik olarak alındığını belirten Akşener, "Ben o gün gördüm ki, bizim partimiz mutlaka ve mutlaka iktidar olmalı. İktidar olmak için kurulmuştuk ama iktidar olmalı. Çünkü bu kadar ekspertiz sahibi, bu kadar demokrasiye saygılı ve demokrasiyi içselleştirmiş başka bir topluluğu, başka bir siyasi yapıda bulmak mümkün değil” diye konuştu.

Partisinden istifa eden ve katıldığı bir televizyon yayınında İBB Başkanı İmamoğlu ile yaptığı 'arka kapı' görüşmelerinden İYİ Parti Genel Merkezi'nin haberdar olduğunu, Ankara’da da benzer bir diplomasinin yürütüldüğünü öne süren İbrahim Özkan’ı isim vermeden sert sözlerle eleştirdi.

"PARTİMİZE YÖNELİK KURUMSAL BİR OPERASYON"

Akşener şöyle konuştu:

Bu kararı beğenmemek mümkündür. ‘Bu karara uymuyorum’ demek de mümkündür. Bu kararı beğenmiyorum, uymuyorum dediğiniz zaman istifa edeceksiniz. İşin saygı kısmı budur. Demokrasiye olan saygı da budur. Bazı arkadaşlarımız gayet saygılı bir biçimde ayrıldılar. Ama bu arkadaşlarımızın başındaki arkadaşımızın enteresan bir yanı oldu. O da şu; dün akşam bir televizyon programında benim bilgim dahilinde hem Ankara’da hem İstanbul’da pazarlıklar yapılmış, arka kapı diplomasisi yapılmış. Benim bilgim yok, teşkilat başkanının bilgisi yok, yerel yönetimler başkanının bilgisi yok, neye göre yapılmış? Bir başka şey daha var. Ben böyle komplo işlerine pek inanmam da ama ilk defa partimize yönelik kurumsal bir operasyon olduğu ortaya çıktı dün. En ilginci bu. Yani ben bu diplomasiyi yapan arkadaşımızın yaptığı diplomasiden haberdar değilim ama diplomasi yapılan kişilerle konuşabilme yeteneğine sahibim. Nasıl oluyor bu iş? Genel başkanın haberi yok. Parti adına belediye meclis üyesi diplomasi yapıyor.

"SAVAŞ OLARAK KABUL EDİYORUM"

Mesela Ankara’yı paylaşmışlar isimlerine kadar. İstanbul’u bilmiyorum. Mesela Polatlı’ya eski Ankara il başkanımız, GİK üyemiz Yetkin Öztürk gelecekmiş. Bunlar CHP’den aday olacakmış. Ben öyle anladım konuşmadan. Daha ilginci de Gölbaşı’na da Yakup Odabaşı gelecekmiş. Hiçbirinden haberim yok. Bu ne demek biliyor musunuz? Bir siyasi partinin iç işlerine karışmak demektir. Biz bunu 1997’de Doğru Yol Partisi’nde yaşadık. Ben bu konuda idmanlıyım. Şu an itibariyle bir savaş olarak kabul ediyorum, varım buyursunlar.