Hale YILDIRIM/ GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki Başkanı Aziz Kocaoğlu, tapusu Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne geçen Meslek Fabrikası binasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kocaoğlu, alanın geçmişten bugüne kullanım sürecini anlatarak, yapılan işlemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“MESLEK FABRİKASI’NI BİZ KURDUK”
Alanın geçmişte farklı amaçlarla kullanıldığını hatırlatan Kocaoğlu, dönüşüm sürecine değinerek, “Meslek Fabrikası’nın bulunduğu alan eski un fabrikasıydı. Daha sonra eski DGM dönemlerinde seçim sandıklarının konulduğu depo olarak kullanıldı. İzmirli hemşerilerimizin kullandığı bir etkinlik alanına çevirdik. Restore ettik. Buraya önce Kent Koleji’ni koyduk, ardından Meslek Fabrikası adını verdik. Amacımız eğitimdeki yetersizliği gidermekti. Sanayiye ve her sektöre ara eleman yetiştirmek için bir eğitim yuvası oluşturduk. Gençlerimizi meslek sahibi yaparak İzmir’in iş dünyasına katkı sunmaya çalıştık. Türkiye’nin ilk örneklerinden biridir ve yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nindir” dedi.
“BELEDİYENİN ELİNDEN ALINMASI KABUL EDİLEMEZ”
Egemenlik binasının İzmir’in ilk belediye binası olduğunu vurgulayan Kocaoğlu, taşınmazların belediyeden alınmaya çalışılmasına tepki göstererek, “Egemenlik binası İzmir’in ilk belediye binasıdır. Bu yapıların herhangi bir vakıf gerekçesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin elinden alınmaya çalışılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“DEVLETLE BELEDİYE ARASINDAKİ İLİŞKİ BUDUR”
Devlet ile belediye arasındaki mülkiyet ilişkisine değinen Kocaoğlu, “İstinaf Mahkemesi binasıyla Karayolları şantiyesi arasında 150 metre yoktur. Hangi bakanlığa ait olursa olsun bunların hepsi devletin, milletin malıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin en saygın kurumlarından biridir. Herhangi bir malı buradan almaya çalışmanın mantığı yoktur. Velev ki hükümete geçecek, devlet bunu belediyeye tahsis eder, kullanımına sunar. Devlet ile belediye arasındaki ilişki budur” dedi.
“İZMİR’E YÖNELİK BASKI KABUL EDİLEMEZ”
SGK ve vergi borçları üzerinden baskı uygulandığını öne süren Kocaoğlu, “İzmir 1980’den bu yana hor görülen, verdiğinden çok daha az alan, kendi göbeğini kendi kesen bir kenttir. Devlete en fazla vergi veren şehirlerden biridir. Bu binaların alınmasıyla İzmir başka bir yere gitmeyecek. Ancak bu yaklaşım kabul edilemez. SGK ve vergi borçları ile sıkıştırılması doğru değildir” dedi.
“İZMİR’İN POTANSİYELİ DESTEKLENMELİ”
Tüm siyasi aktörlere çağrıda bulunan Kocaoğlu, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Tüm siyasilerin İzmir ile barışması, bu kentin potansiyelini büyüterek ülkeye katkı sağlaması gerekir. Osmanlı’nın en büyük limanı ve üretim üslerinden biri olan İzmir bunu hak etmiyor. Bugün en çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Böyle bir ortamda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan bu uygulamanın ne anlama geldiğini hem İzmirli hemşerilerimizin hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının değerlendirmesine sunuyorum” ifadelerini kullandı