Gündem

Kılıçdaroğlu'ndan Seferihisar çıkışı: "Tüm para transferleri tespit edilmiş, buna siyasi mi diyeceğiz?"

CHP davasının siyasi olmadığını savunan Kemal Kılıçdaroğlu, Seferihisar Belediyesi'ndeki soruşturmaya dikkat çekti. İtirafçıların ve banka kayıtlarının ortada olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz?" ifadelerini kullandı.

Abone Ol

Genel Başkanlık koltuğunu Özgür Özel'e kaptırdığı kurultay hakkında yapılan şikayetin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte yeniden CHP Genel Başkanı olan ve partiye döner dönmez 'arınma' sürecini başlatan Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı Sözcütv canlı yayınında soruları yanıtlıyor.

Aldığı ihraç kararları yüzünden pek çok kesim tarafından yoğun bir şekilde eleştirilen Kılıçdaroğlu hakkında merak edilen sorulana yanıt veriyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun röportajından öne çıkanlar şöyle:

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir işbirliği içinde mi?

Kılıçdaroğlu şu şekilde cevap verdi:

Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz?

Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen?

Ne demek arka kapı diplomasisi? Bütün bunlar unutuluyor. Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunları aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi. Olmaz! Siyaset üretmeniz lazım.

Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim.

Her belediye seçiminden sonra şu salonda belediye başkanlarını toplardım. Önce emekli bir Sayıştay denetçisi belediye nedir, ne değildir, harcamalar nasıl yapılır? Sayıştay denetçisi gelince nelere bakar onu anlatırdı. İçişleri Bakanlığından bir yetkili gelirdi, yeminli müşavir gelirdi ve anlatırdı. En sonunda ben çıkardım ve derdim ki "Arkadaşlar koltuğa oturdunuz diye, artık ben belediye başkanıyım kimse bana dokunmaz demeyin. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Harcadığınız para sizin değil halkın parasıdır. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. Neden bunlar yapılmadı son zamanlarda?

MAHKEMENİN MUTLAK BUTLAN KARARINI DAHA ÖNCEDEN BİLİYOR MUYDU?

Ben kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden böyle video yayınlar mıyım?

Ben zaten belli dönemlerde normal videolar çekiyorum. Bakın eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu ya da herhangi bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum.

Böyle olaylar doğrudan doğruya yıpratma amacıyla ortaya atılıyor. Arınmaktan bahsediyorum videoda. Daha önce de söyledim, defalarca kez söyledim. Partinin kirlilikten arınması lazım nokta. Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Bu parti kirliliği kabul etmez.

Tarihte bize komünist dendi, faşist dendi, dinsiz parti dendi. Ancak hiçbir zaman, hiçbir dönemde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir söz söylenmedi. Partinin temel özelliği ahlaki kültürünün yüksek olmasıdır. CHP'li birisi konuştuğunda herkes dikkatle dinler, çünkü bilirler ki bu kişinin ahlaki üstünlüğü vardır. Ahlak üzerinden bütün eleştiriler dikkate alınmalıdır. Parti asla kirliliği kabul etmez.

KILIÇDAROĞLU MAHKEMENİN BUTLAN KARARINI KABUL ETMESEYDİ...

Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Siz bunu ister miydiniz? Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden neden korkuyorlar? Hangi gerekçe ile korkuyorlar. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar.

Bu partide her türlü eleştiri yapılır. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz vardır. İnsanlar itirazlarını yaparlar ancak hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir. Kirli ilişkilere bulaşanları da bu parti bağrında barındırmamıştır.

Eğer partiye kayyum atanırsa ben buna itiraz ederim. Ancak mutlak butlan kararı verilirse ben mecburum gitmeye çünkü partinin bütün yöneticileri, parti meclisi de göreve gelecek. Bana görev veriliyor ama onlara da görev veriliyor.

Partiyi alın, hiç kimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapın deniliyor. Olay bu kadar basit."

KILIÇDAROĞLU'NDAN EKREM İMAMOĞLU'NUN KAYYUM ELEŞTİRİSİNE YANIT

İmamoğlu'nun sözlerini ve İBB davasındaki ifadeleri okudunuz mu?

"Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim.

Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi?"

İBB İDDİANAMESİ HAKKINDA...

"Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok."

"İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. "

Bu sözler üzerine Barış Terkoğlu, Kılıçdaroğlu'nun o dönemki sözlerini hatırlattı: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir."

Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz karşısındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz. Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı"

KILIÇDAROĞLU'NDAN YARGILANAN BELEDİYE BAŞKANLARINA DAİR AÇIKLAMA

"Belediye başkanı eğer gerçekten yanlış bir şey yapmamışsa, çıkara dönük bir şey yapmamışsa onun benim başımın üzerinde yeri vardır.

Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı"

CHP DAVASI SİYASİ BİR DAVA DEĞİL

"Ben yargının bağımsız olduğuna inanmıyorum.

Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var.

Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor.

Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette. Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz. Ben değilim.

Bu konularda en az konuşan benim. En az yorum yapan da benim. Siz gazetecisiniz değil mi? Takipte bulunacaksınız. Az önce örnek verdim. Rüşvet verdim deniliyor ama dava açılmıyor. Siz demeyecek misiniz ona "Neden dava açmıyorsunuz" diye.

Ben size söylesem "Şunu şunu yaptınız" diye siz bana dava açmaz mısınız? Bu yalandır demez misiniz? Savcılık iddia makamıdır. Savcının söyledikleri karara dönüşmez. Keşke hepsi aklansa, hepimiz bunu isteriz.

Dava açmıyorsanız bu suçlamaları kabul ediyorsunuz demektir."

KILIÇDAROĞLU, DİPLOMA İPTALİ KONUSUNA DA DEĞİNDİ

Kararı yanlış bulduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu;

"Ben yine söylüyorum Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesini yanlış buluyorum.

AKP'nin kontrolündeki yargı işi garantilemek için sadece CHP'li belediyelere operasyon yapıyor. Az önce de söyledim. Benim iddiam, arınma ile ilgili iddiam kirli ilişkilerin içine girenleri partiden ayırmaktır" dedi.

ALİ MAHİR BAŞARIR HAKKINDAKİ FEZLEKEYE DAİR 'TARAFI DEĞİLİM' YORUMU

Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayla ilgili olarak Ali Mahir Başarır için hazırlanan fezlekeyle ilgili olarak;

"Ben davanın tarafı değilim ki. Davayla ilgim yok benim. Kurultayda yolsuzluk yapıldığı iddia ediliyor, mahkeme kararı çıktı. Ben gidip de kim para verdi falan nereden bileceğim?

Buna ifade verenler 'değişimci' kişiler. Söyleyenler onlar, gezenler onlar, parayı verenler onlar. Hakim de diyor ki "Parayla pulla bu kurultay satın alınırsa ben de bunu iptal ediyorum" diyor. Beni ve parti meclisini göreve davet etmesinin sebebi de bu."