Aliağa, Bergama, Dikili ve Kınık ilçelerini kapsayan İzmir'in kuzeyi, sahip olduğu üretim ve lojistik avantajlarıyla Ege'nin yeni büyüme alanı olarak öne çıkıyor.
Ulaşımda İstanbul - İzmir Otoyolu, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Aliağa ilçesindeki limanlara yakınlığıyla dikkati çeken bölge, dış ticaret odaklı üretim yapan firmalara lojistik kolaylık sunuyor.
Yurt dışına ulaşmada hem kara hem deniz yolu imkanlarının birlikte güçlenmesi, yatırımların bu bölgede yoğunlaşmasını destekliyor.
Batı Anadolu Serbest Bölgesi ihracat odaklı şirketleri bölgeye çekerken, Dikili ile Kınık'taki tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri de yörenin verimli tarım arazilerinden elde edilen ürünlerin katma değerini yükseltmeyi hedefliyor.

'İstihdam 7 yıl içinde 15 bine yükselecek'
Batı Anadolu Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Faruk Güler, AA muhabirine İzmir'in kuzeyinin hızla geliştiğini söyledi.
Avantajları nedeniyle İzmir'in yeni serbest bölgesi Batı Anadolu'nun burada kurulduğunu ifade eden Güler, 'Türkiye'nin yurt dışına açılışı Ege ve Marmara Bölgesi'nden. Marmara'da yatırım yapılacak yer yok. Özellikle Çanakkale'deki köprü olunca kuzey Ege en uygun yer oldu. Dolayısıyla sanayici, üretici için yatırım yapılacak yer merkezi burası oldu. Köprü ile yurt dışına geçiş kolaylaştı. Aliağa'da yeni limanlar yapılması, kapasitenin artırılmasıyla nedeniyle deniz yoluyla yapılan ihracat ithalat kuzeyi avantajlı hale getirdi.' dedi.
Güler, üretimin geçen yıl başladığı serbest bölgede bu yıl istihdamın 1000'e çıkacağını, 7 yıl içinde ise 15 bine yükseleceğini anlatarak, şunları kaydetti:
'İzmir ve Ege'deki büyüme bundan sonra hep buralar olacak. Çünkü İzmir'in güneyi önceden sanayileştiği için doldu. Lokasyon açısından burası güneye göre daha avantajlı hale geldi. İzmir'in ve belki de Türkiye'nin en hızlı gelişen yeri burası olacak. Buraya gelen şirketlerin dışarıda iş yaptırma potansiyeli çok yüksek oluyor. Dolayısıyla etrafında bir ekosistem yaratıyor. Bu ekosistemle bütün toplum ve bölge gelişiyor.'

'3 bin 500 civarında bir istihdamdan bahsediyoruz'
Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Çakan da 2027 yılında üretime başlamayı planladıkları bölgenin 3 bin dönüm büyüklüğünde olduğunu belirtti.
Bölgede 50 sera ve 47 sanayi parselinin bulunduğunu ifade eden Çakan, 'Bunların içerisinde fabrikalarımız olacak. Bu fabrikalar sadece organize sanayi bölgesine hitap etmeyecek. Bergama, Kınık, Ayvalık gibi tarım havzalarından gelecek ürünleri katma değerli bir şekilde işleyip ihracata geçecek.' dedi.
Çakan, tarıma dayalı OSB'nin bölgeye önemli katkı sunacağını söyleyerek, 'Bölgede ortalama 3 bin 500 civarında bir istihdamdan bahsediyoruz. Bunun da yüzde 80'i kadın istihdamı olacak. Tarıma dayalı bölgenin önü açık ve geleceği parlak. Avrupa'ya büyük ürün sevkiyatı yapılacak. Bölgenin alt yapı çalışmalarının ardından 15 Temmuz'da üst yapısına başlamasını hedefliyoruz.' diye konuştu.
Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy da 1 milyon 223 bin metrekare alana kurulan bölgenin Türkiye'de tıbbi ve aromatik bitkiler alanındaki ilk olduğunu söyledi.
Türkiye'nin zengin tıbbi ve aromatik bitki florasını bölgede değerlendirileceğini ve bu yönüyle bölgenin önemli üretim merkezi olacağını kaydeden Olgunsoy, şöyle konuştu:
'Bölgede yaklaşık 5 bin kişiye yakın çalışan olacağını düşünüyorum çünkü emek yoğun bir sektör olacak ve epey bir işçilik gerekiyor. O nedenle fazla bir istihdam sağlayacağını düşünmekteyiz. Şu an alt yapı çalışmaları devam ediyor. İlk üretim 2027 yılında olur. Kuzey İzmir hattının geleceğini çok parlak görüyorum. İzmir daha önce güneye bakıyordu ama artık bütün kurumlarıyla kuzeye bakar hale gelme durumunda çünkü bildiğiniz gibi otoyolun ve limanlarımızın buraya getirdiği büyük bir cazibe var.'





