Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - Basmane, İzmir’in en eski semtlerinden biri olarak 19. yüzyılda ticaret yolları ve demiryolunun etkisiyle gelişmiş; bir dönem kentin varlıklı ailelerinin yaşadığı konaklar, hanlar ve çok kültürlü mahalleleriyle tanınan canlı bir yerleşim alanıydı. 1870’lerde açılan Basmane Garı ile Anadolu’dan gelen yolcuların kente ilk adım attığı kapı hâline gelen semt, 1936’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nın Kültürpark’ta düzenlenmeye başlamasıyla altın çağını yaşadı. Eski konaklar ve evler hızla otele dönüştü; “Oteller Sokağı” fuar ziyaretçilerini ağırlayan dönemin en hareketli ve gözde konaklama bölgelerinden biri oldu.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 14.55.28

İzmir Enternasyonal fuarının Gaziemir’de inşa edilen Fuar İzmir’e taşınmasıyla semtin ekonomik canlılığı büyük ölçüde sönmeye başladı. Bugün Basmane; restorasyonu yapılmamış, yıkık, dökük tarihi yapıların gölgesinde kalan dar sokaklar, ucuz oteller ve mültecilerle dolu. Akşam çöküp de kepenkler birer birer indiğinde insanların tek başına dolaşmaktan çekindiği, sokakların sessizleştiği ve geçmişin ihtişamının yerini ürkütücü boşluğun aldığı bir bölge haline geldi. Bir zamanlar şehrin en hareketli konaklama merkezlerinden biri olan semt, geceleri loş ışıkların altında adeta hayalet bir mahalleye dönüşerek İzmir’in unutulmuş yüzlerinden birini hatırlatıyor.

Whatsapp Image 2026 03 10 At 09.26.22

“BASMANE TİCARETİN GÖZDESİYDİ”

İzmir Otel Pansiyon ve İşçileri Esnaf Otelciler Odası'nda mevcut başkan İbrahim Veral, Basmane’yi bu içler acısı durumdan kurtarmanın mümkün olduğuna inandığını belirtti. Birçok yatırımcının da kendileriyle iletişime geçtiğini aktaran Veral, yerel ve genel iktidarın el ele vererek, iş dünyasıyla birlikte Basmane’nin turizmin gözdeleri arasında girebileceğine dikkat çekerek, “Basmane, bir dönem İzmir’in en gözde yerlerinden biriydi. Daha sonraki yıllarda da önemli bir ticaret merkezi olarak kullanıldı. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın aktif olduğu dönemlerde Basmane’deki otellerde kalacak oda bulmak neredeyse imkansızdı. İnsanlar aylar öncesinden yer ayırtırdı. Sabahçı kahveleri bile sabaha kadar dolu olurdu. Belediye binasının karşısındaki meydanda insanların sabaha kadar beklediği dönemler yaşanırdı” dedi.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 14.55.283545

“BİNALAR TESCİLLİ ESERLER, DOKUNULMASI BİLE YASAK”

Basmane’nin geçmişini hatırlatan Veral, “Basmane, Cumhuriyet’ten çok daha önceye dayanan bir geçmişe sahiptir ve İzmir’in tarihsel merkezlerinden biridir. Cumhuriyet’in ilanından sonra İzmir Enternasyonal Fuarı açıldığında, yabancı ülkelerden ve Türkiye’nin dört bir yanından insanlar dünyadaki teknolojik gelişmeleri görmek için İzmir’e gelirdi. Bu yoğun ilgi nedeniyle Basmane’de konaklamak neredeyse mümkün olmazdı. Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Oysa Basmane, İzmir Otelciler Odası olarak özellikle üzerinde durduğumuz konulardan biridir. Çünkü bu bölge, İzmir için son derece değerlidir. Burada çok sayıda tescilli tarihi bina bulunmaktadır. Şu an bulunduğumuz bina betonarme ve yaklaşık 50–60 yıllık bir yapı. İstenirse yıkılıp yerine kısa sürede yenisi yapılabilir. Ancak Basmane’deki tarihi yapılar için bu mümkün değildir. Bu binalar yıkıldığında yerine konulamaz. Çünkü bunlar tescilli eserlerdir ve dokunulması dahi yasaktır” açıklamasında bulundu.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 14.55.28456457

“TARİH GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE ERİYOR”

“Basmane’de çok sayıda han, konak ve cumbalı tarihi ev bulunuyor” diyen Veral, “1800’lü hatta daha eski yıllardan kalma, 150–200 yıllık yapılar var. Ne yazık ki bu binaların bir kısmı bakımsızlıktan yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Bazıları otoparka çevrilmeye çalışılıyor, bazıları ise iç özellikleri bozularak farklı amaçlarla kullanılıyor. Büyük bir kısmı tamamen terk edilmiş durumda. Gözümüzün önünde eriyen bir tarih söz konusu” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 03 09 At 15.00.045756865

“BÖLGE İHMAL EDİLMİŞ, KİMSE SORUMLULUK ALMAMIŞ”

Basmane’yi kurtarmak için “Old Town” projesini hazırladıklarını anlatan Veral, “Bu nedenle geçtiğimiz yıl çok kapsamlı toplantılar düzenledik. Valilikten belediyelere, turizm sektörü temsilcilerinden meslek odalarına kadar birçok kurumu bir araya getirdik. Bu toplantılarda Basmane’nin sorunlarını masaya yatırdık. Ortaya çıkan sonuç şuydu; herkes aynı fikirde. Bu bölge yıllardır ihmal edilmiş ve sorumluluk alınmamış” dedi.

“UCUZ OLMASI NEDENİYLE GÖÇMENLER YOĞUNLAŞTI”

Bölgedeki “hayalet şehir”, “Ürkütücü bölge”, “Ucuz fuhuş otelleri bulunuyor” algılarını da değerlendiren Veral, otellerin fuhuş oteli olmadığını ancak ucuz olduğu için göçmenler tarafından tercih edildiğini kaydederek, “Bugün Basmane’nin bazı bölgeleri suçla anılır hale gelmiş durumda. Bölgenin ucuz olması nedeniyle farklı ülkelerden gelen göçmenlerin yoğunlaştığı bir yapı oluştu. Bu durum güvenlik algısını da olumsuz etkiliyor. İnsanlar akşam saatlerinde bu bölgeye gelmek istemiyor. Ama şu gerçeği de kabul etmek gerekiyor: İzmir’in en kıymetli bölgelerinden birinin bu hale gelmesinde hepimizin payı var. Bu nedenle çözüm üretmek zorundayız” dedi.

“OLD TOWN OLABİLİR”

Çözüm önerilerini de anlatan Veral, “Biz sadece eleştirmekle kalmadık, çözüm önerileri de sunduk. Basmane’nin doğru bir planlamayla dünyaca ünlü tarihi merkezlere benzer bir yapıya dönüştürülebileceğini düşünüyoruz. Hatta bu projenin adı da “Old Town” olabilir. Şehrin tüm kurumları sorumluluk alır ve ortak bir strateji oluşturulursa Basmane’yi İzmir turizmine kazandırmak mümkün. Bunun örnekleri var. Gaziantep Belediyesi tarihi bir bölgeyi başarıyla restore etti. İstanbul’da Fransız Sokağı benzer şekilde sponsor destekleriyle yeniden canlandırıldı. Basmane’de ise hala kurtarılabilecek çok sayıda yapı bulunuyor. Ancak burada önemli bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Bu bölgeyi sadece otellerle canlandırmak mümkün değildir. Diyelim ki bölgede bulunan 60–70 otelin tamamını yeniledik ve saray gibi yaptık. Eğer çevre düzeni, altyapı ve sosyal yaşam oluşmazsa insanlar yine gelmez” diye konuştu.

“KESİNLİKLE FUHUŞ OTELİ DEĞİLLER”

Veral, “Basmane’deki oteller genellikle düşük fiyatlı konaklama imkanı sunuyor. Günlük 300–500 lira civarında yatak fiyatlarıyla çalışan oteller var. Bu nedenle burada daha çok günlük çalışan insanlar veya ekonomik konaklama arayan kişiler kalıyor. Bu aslında dünyanın birçok yerinde görülen bir durumdur. Avrupa’da buna “hostel” sistemi denir. Dolayısıyla bu tür konaklama seçeneklerinin olması da gereklidir. Ancak bölgenin genel yapısı iyileştirilmediği sürece turizm potansiyeli ortaya çıkmaz” dedi.

“ÖNEMLİ AVANTAJLARI VAR”

Veral, Basmane için hedeflerine de dikkat çekerek, “Bizim hedefimiz şu; önce altyapıyı düzeltmek. Sokakları düzenlemek. Tarihi binaları restore etmek. Ardından yatırımcıyı buraya çekmek. Aslında yatırım yapmak isteyen insanlar var. Bize başvuran yatırımcılar da oluyor. Ancak hepsinin ortak sorusu şu; gerçekten bu projeler hayata geçirilecek mi! Çünkü yıllar önce buradan mülk alan birçok yatırımcı bugün hayal kırıklığı yaşıyor. Bölgede herhangi bir gelişme olmadığı için kendilerini kandırılmış hissediyorlar. Oysa Basmane’nin çok önemli avantajları var. Burası şehir merkezinde. Havalimanına yarım saat mesafede. Yürüyerek birçok turistik noktaya ulaşmak mümkün” dedi.

“BASMANE’DEKİ MEKANLARIN HİKAYESİ VAR”

Yeni turizm akımında insanların hikayesi olan mekanlar aradığını dile getiren Veral, “Ayrıca turizm anlayışı da değişti. Eskiden insanlar büyük otellere giderdi. Şimdi ise hikayesi olan mekânlar arıyorlar. Tarihi yapılar, butik oteller ve özgün deneyimler ön plana çıkıyor. Basmane tam da bu potansiyele sahip. Buradaki evlerin çoğu yüksek tavanlı, özgün mimariye sahip ve tarihi hikâyeleri olan yapılar. Rehberlerimiz bu sokakların tarihini ayrıntılarıyla anlatabilecek bilgiye sahip” dedi.

“REHBERLER ‘TUVALET YOK’ DİYOR!”

Veral şunları kaydetti:

Ancak bazen çok basit sorunlarla karşılaşıyoruz. Rehberler bize ‘Turistleri getiriyoruz ama bölgede tuvalet yok’ diyor. Bir yandan büyük turizm projeleri konuşulurken, diğer yandan temel ihtiyaçların karşılanamaması gerçekten düşündürücü. Bizim hedefimiz Basmane’yi 24 saat yaşayan bir turizm merkezi haline getirmek. Burada sadece oteller değil; restoranlar, kafeler, eğlence mekanları ve kültürel alanlar da olmalı. Bu aynı zamanda Kemeraltı’nın da canlanmasını sağlayacaktır. Çünkü Kemeraltı’nda akşam saatlerinde hayat neredeyse tamamen duruyor. Oysa doğru bir planlamayla Basmane’den başlayıp Saat Kulesi’ne kadar uzanan bir turizm hattı oluşturulabilir. Bu nedenle şehrin tüm kurumlarının katıldığı kapsamlı bir master plan hazırlanması gerektiğini düşünüyoruz.

“DOLULUK ORANLARI HİÇ İYİ DEĞİL”

Bugün Basmane’deki otellerin doluluk oranları ise maalesef çok yüksek değil. Hatta bazı işletmeler ayakta kalmakta zorlanıyor. Özellikle son dönemde çıkan yönetmelikler ve denetimler de işletmeleri zorlayan konular arasında. İzmir’in turizm potansiyelinin gelişmesi için yalnızca yatırım değil, güçlü bir koordinasyon da gereklidir. Bu noktada kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin iş birliği büyük önem taşır.

SADIK DOĞRUER’E TEŞEKKÜR

Son dönemde İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapan Sadık Doğruer’in de bu konuda yoğun bir çalışma yürüttüğünü görüyoruz. Kendisi daha önce Kınık’ta belediye başkanlığı yapmış deneyimli bir isim. Göreve geldiği günden bu yana İzmir turizmi için oldukça aktif bir çalışma yürütüyor. Şehrin farklı bölgelerinde yapılan turizm çalışmalarına destek veriyor. Biz de kendisiyle birçok projede temas halinde olduk. Örneğin Basmane projesi kapsamında düzenlediğimiz toplantılara kendisini davet ettik. Projenin detaylarını kendisine anlattık. Kendisi de bu projeye destek vereceklerini ifade etti. Özellikle Avrupa Birliği fonları ve uluslararası finansman kaynakları konusunda bilgi paylaşımı yapılabileceğini belirtti. Bu tür projelerde kamu kurumlarının desteği oldukça önemlidir.

“BASMANE TURİZM ALANI OLARAK İLAN EDİLMELİ”

Basmane’de yapılması planlanan dönüşüm için altyapı çalışmaları, sokak düzenlemeleri ve restorasyon projeleri gerekiyor. Bu noktada belediyelerin de önemli sorumlulukları bulunuyor. Ancak belediyelerden aldığımız yanıtların çoğu zaman maddi imkansızlıklar nedeniyle sınırlı kaldığını görüyoruz. Buna rağmen biz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Gerekirse sponsorluk modelleri geliştirerek bu projeleri hayata geçirmek istiyoruz. İstanbul’da benzer projeler sponsor destekleriyle gerçekleştirildi. İzmir’de de benzer yöntemler uygulanabilir. Ancak bunun için öncelikle resmi bir planlama yapılması gerekiyor. Örneğin Basmane bölgesinin belirli bir kısmının turizm alanı olarak ilan edilmesi yatırımcıların önünü açacaktır.

“OTELLERİ MÜHÜRLEEDİLER”

Örneğin Bolu’daki yangın olayından sonra yangın yönetmeliklerinde değişiklikler yapıldı. Bu kapsamda otellerde oda kapılarının 30 dakika yangına dayanıklı olması şartı getirildi. Ancak bazı belediyeler bu uygulamayı yanlış yorumlayarak otelleri mühürlemeye kadar giden işlemler yaptı. Oysa bu düzenleme yeni yapılacak oteller için getirilmişti. Mevcut işletmeler için belirli bir süre tanınmıştı. Biz de oda olarak üyelerimizi bilgilendiriyoruz ve eksiklerin giderilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü bu konu bir can güvenliği meselesidir. İnsanların hayatı söz konusu olduğunda hiçbir taviz verilemez.

“BUTİK OTELLERİN KAPANMASINA YOL AÇACAK UYGULAMALARDAN KAÇINILMALI”

Ancak diğer yandan, yıllardır faaliyet gösteren küçük butik otellerin de tamamen kapanmasına yol açacak uygulamalardan kaçınılması gerekiyor. Çünkü bu yapıların çoğu otel olarak değil, konak olarak inşa edilmiş binalar. Yeni yönetmeliklerin tamamını birebir uygulamak teknik olarak her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle çözümün yerinde denetim ve esnek uygulamalarla bulunması gerektiğini düşünüyoruz.