CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın partiden istifa etmesi siyaset gündemine bomba gibi düştü. İstifa kararının ayrıntılarını Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e değerlendiren Tugay, parti içinde yaşanan ihraç ve atama dalgasına sert tepki gösterdi.
Sürecin kötü bir noktaya evrildiğini belirten Tugay, "Bu gidişata net bir tepki gösterilmesi gerekiyordu. Kararımla gerekirse istifa etmeyi göze alabileceğimi ortaya koydum. Yaşanan belirsizlik halkın bize olan itimadını sarsabilirdi. Kendi koltuğumuzu korumak adına yapılan yanlışların bir parçası olamam" diye konuştu.
İşte Tugay'ın konuşmasının tamamı;
Genel Başkanımız Özgür Özel’in, çözüm için çok dikkatle yapılabilecek her şeyi tüketene kadar bu süreci takip edeceğini görüyordum. Ama diğer taraftan da Butlan yönetiminin yaptıklarına baktığımda kesinlikle bildiğimiz anlamda bir CHP yapısına dönmeye niyeti olmadığını, bunun için türlü gerekçeler ürettiğini ve dolayısıyla sadece bir oyalama içerisinde olduklarını anladım. Şöyle söyleyeyim: Biz halkın arasında gezdiğimiz zaman gerek partililerimiz, gerekse yurttaşlarımız, sıradan insanlar ‘Bu duruma karşı siz ne yapacaksınız?’ diye sürekli soruyor.
İzmir, duyarlılığı yüksek şehirlerden birisi. İzmir’i diğer kentlerden daha farklı bir duyarlılık içerisinde görmek lazım. Biz bu şehirde yaşıyoruz, bu şehri yönetiyoruz. Burada çok fazla soruluyor. Bir belirsizlik içerisinde işi bırakmak, bize karşı itimatlarını da sarsabilir. Yani ‘Kendi koltuğumuzu korumak pahasına yapılan yanlış bir şeyi onaylayıp onun bir parçası olamayız, olmam’ diye söylememiz lazım. Benim istifa kararımın bu anlamda önemli bir mesaj olduğunu düşünüyorum.”
İRADEMİZE KARŞI YAPILAN HAREKET
“İl başkanlarıyla ilgili görevden almalar, atamalar yapıldığı zaman İzmir İl Başkanımız Çağatay Güç’ün yerine de atama yaptılar. (İzmir İl Başkanlığına Utku Gümrükçü atandı.) Bu durumu, doğrudan İzmir’deki CHP örgütünün iradesine karşı yapılmış bir hareket olarak gördüm. Yeni atanan il başkanıyla ilgili de aklımızda pek çok soru işaretimiz var. Normalde böyle bir görevi kabul etmemesi gereken bir kişiydi. Ama bu görevi kabul etmesi ve ilk elden kurmuş olduğu diyaloglar ve ilişkiler öyle bir şey gösterdi ki CHP’yi dizayn edip kendi istedikleri gibi bir belediye yapısı çıkarmak için çalışma yapacaklar.
Yani bu durumda biz parti içerisinde bir gerilim, belki tartışmalar, huzursuzluk ortamına sürükleniyoruz. Bu sürecin sağlıklı bir noktaya gitmesi mümkün değil. Kemal Kılıçdaroğlu olağanüstü kurultay kararını hemen, derhal almazsa (Bunun için gerekçesini de yeterli görmüyorum.) o zaman bu süreci böyle işletecekler. ‘Normal kongreler üzerinden yeniden bir kurultay delegesi seçimi süreci yaşayacağız’ diyecekler. Ama o dönemi, tamamen kendi istedikleri gibi yapılandırmak için baskıyla sürdürecekler. Bu seyirci kalınabilecek bir durum değil.”
FARKLI SİYASİ OLUŞUM
Tugay, “Bunun yerine artık gerekirse farklı bir siyasi oluşum için adım atabileceğimizi de hissettirdiğimiz bir partiden, istifa etme kararının doğru olacağını düşündüm. İstifa öncesi Özgür Özel beyle düşüncemi paylaştım. Özgür Bey, kendi adına ‘biraz bekleyelim’ gibi bir düşünce ortaya koydu ancak benim CHP’den istifa etmeme de itirazı olmadı” dedi.
İSTİFA ETTİM AMA BAKIŞ AÇIM AYNI
“CHP’den istifa ettim ama dünya görüşümde, siyasete bakış açımda bir değişiklik yok. Öyle insanlar değiliz. Bizim burada arayışımız tamamen halkımızın talep ettiği bir siyasi oluşumun yani mümkünse CHP içerisinde olması ama olamıyorsa da geçici de olsa dışarıda yeni bir partiyle olması. Bunun bir parçası olmak düşüncemiz dışında hiçbir şey olamaz.”
AKP’YE GEÇMEM MÜMKÜN DEĞİL
Cemil Tugay’la AK Parti'ye geçme iddialarını kesin bir dille reddetti, “Böyle bir şey yok” diyordu. Artık bu sorulara cevap vermekten de yorulmuştu. Ama CHP’den istifa edince “AKP’ye geçebilir” yorumları yine yapılıyor. O zaman Cemil beye doğrudan sordum, “AKP’ye katılma gibi bir durumunuz söz konusu mu?” Yanıtı; “Mümkün değil. Ben, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak böyle bir şeyi asla yapamam” oldu.
YOLDAŞLIĞIMIZ BOZULMAZ
“Bizim, Meclis üyesi arkadaşlarımızla ideolojik bir birlikteliğimiz var. O değişmedi. O nedenle zaten bu değerlendirmeleri yaptık. Ben bir karara varmadan önce Büyükşehir Meclis grubunu topladım ve ardından da ilçe belediye başkanlarımızı topladım. Yani onlarla her zaman birlik beraberlik içerisinde olmamızın ne kadar önemli olduğuna dair görüşlerimiz var. Bizim arkadaşlığımız, yoldaşlığımız var. Bu kolay bozulacak bir şey değil.
CHP’li belediye başkanlarından istifalar olur mu? Olabilir. Ama toplantıda belediye başkanlarımıza şunu söyledim: Sizden istifa etmeniz konusunda kesinlikle bir talebim yok. İstifam, kendi adıma verdiğim bir karar oldu. Onlar istifa ederse de etmezlerse de itirazım olmayacak. Bu konuda tamamen özgür iradeyle hareket etmelerinin önemli olduğunu söyledim. Şöyle bir şey var: Bir süre sonra zaten bence herkes aynı noktaya gelecek. O yüzden sadece bir zaman meselesi bu, başka bir şey değil.”
İZMİR HALKINA DİYECEĞİM ŞU
“Belediye başkanlığı görevimi en iyi şekilde, en düzgün şekilde, hatta daha aktif koşturarak yapmak konusunda kararlıyım. Bana verilen görevin bu olduğunun bilincindeyim. Bu konuda hiçbir zafiyet olmayacağına emin olabilirler. Ben, meclis, bürokrasi, bütün İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalarımızı canla-başla sürdüreceğiz. Zaten arkadaşlarımızın çok büyük çoğunluğu bugünkü CHP’den istifa etme kararımı gerçekten doğru buldular ve onayladılar. Dolayısıyla hepimiz işimizin başındayız.
Siyasi gündemi takip etmeye devam edeceğiz. İhtiyaç olduğu zaman üzerimize düşeni yapacağız. Biz İzmir’i, İzmir halkını temsil ediyoruz. İzmir halkının bizden nasıl bir duruş beklediğini biliyoruz. O duruşumuzu kesinlikle bozmadan yolumuza devam edeceğiz.”
KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞMEDİ
“Kemal Beyin, bir an önce CHP’yi olağanüstü kurultaya götürmesi lazım. İşte bunun ben de kurultay delegesi olarak imza attım. CHP’yi daha kötü durumlara düşürmemek için hemen, derhal olağanüstü kurultay karar almaları lazım. Bu partiden ihraçları, görevden almaları kafalarına göre atamaları durdurmaları lazım. Söylemleri de gerçekten çok kötü. ‘Arınma’ tabiriyle herkesi şaibe altında bırakan ifadeleri de gerçekten partiyi, partilileri yaralıyor. Buna da dikkat etmesi lazım.”





