Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025 yılında Türkiye’nin farklı şehirlerinde meydana gelen orman yangınları ve bu yangınlara bağlı can kayıplarıyla ilgili yürütülen idari inceleme kapsamında, 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü 10 kişinin yaşamını yitirdiği İzmir'in de aralarında olduğu Bursa, Eskişehir, Zonguldak ve Sakarya’daki orman yangınlarında ihmali olduğu ileri sürülen 36 personel hakkında soruşturma izni vermediği ortaya çıktı.

Eskişehir’deki yangında yaşamını yitiren orman işçisi Tolunay Kocaman’ın ailesi, ölümle sonuçlanan orman yangınında kamu görevlilerinin ağır ihmali bulunduğunu, buna rağmen etkili ve bağımsız soruşturma yapılmadığını vurgulayarak soruşturma izni verilmemesi kararının kaldırılması için itirazda bulundu.

'Sorumluların hesap vermesi şart'

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kararını kamuoyuna duyuran CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’deki yangınla ilgili daha önce de Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararını hatırlatarak, “Sadece Eskişehir’deki yangınlarda 10 kişi yaşamını yitirdi. Çok sayıda insan yaralandı. Bizler etkili, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma ile yangınlarda ihmali olanların, gerçeklerin ortaya çıkarılmasını beklerken; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın döneminde görevde olan yönetici ve personellerle ilgili soruşturma izni vermemesi hem mağdurların vicdanını hem de kamuoyunu derinden yaralamıştır. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi şart. Yoksa benzer acıların, yeni katliamların yaşanması kaçınılmaz” dedi.

Karara aileden itiraz

Eskişehir’deki yangında yaşamını yitiren orman işçisi Tolunay Kocaman’ın ailesi, çocuklarının yeterli eğitimi ve ekipmanı olmadan yangın söndürme faaliyetine verilmesinde ilgili kamu görevlilerinin ağır ihmali bulunduğunu, buna rağmen etkili ve bağımsız soruşturma yapılmadığını vurgulayarak soruşturma izni verilmemesi kararının kaldırılması için itirazda bulundu.

Kocaman’ın olaydan yaklaşık bir ay önce göreve başladığı, iki hafta sonra evlendiği ve balayına gittiği, döner dönmez de yangına müdahale için gittiği hatırlatılırken, Kocaman’ın bu büyüklükte bir yangına müdahale edecek deneyime sahip olmadığı vurgulandı.

‘Elbise verdik' savunmasını 2 rapor çürüttü

Dosyaya giren belgelerde yangın anında Tolunay Kocaman’ın üzerinde yangına dayanıklı ekipmanı olmadığı da ortaya çıktı. Ailesi ve arkadaşlarının ‘Ekipman verilmedi’ iddiasıyla ilgili inceleme sonucuna ilişkin belgelerde idare, “yangına dayalı elbiselerin personele iş yoğunluğu ve yangınların çıkması nedeniyle imza alınmadan dağıtıldığı ve 5 çanta halinde yanan arasözün dolabında tutulduğu ve yangında zarar gördüğü” savunmasını yaptı. Ancak Afyon Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yangından hemen sonra hazırladığı olay yeri inceleme tutanağı ile Afyon İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü olay yeri inceleme raporlarının her ikisinde de “arasözlerin tamamen yandığı” tespiti yapılırken, yangından kısmen etkilendiği iddia edilen 5 çanta yanmaz kıyafet ve koruyucu ekipman ile ilgili hiçbir değerlendirme ve tespitin bulunmaması dikkat çekti. Orman Bakanlığı, bu iki raporu da görmezden gelirken, Kocaman’ın ailesi itiraz dilekçesinde ‘idarenin savunmasının gerçeğe aykırı olduğunu’ ileri sürdü.

Otopsi raporundan çıkan sonuç: ‘Kıyafeti yoktu'

Yine dosyaya giren belgeler arasında yer alan Ölü Muayene Tutanağı ile Adli Tıp Kurumu Otopsi Raporundaki tespitler de Tolunay Kocaman’ın yanmaz kıyafet verilmeden yangına müdahaleye gönderildiğini net biçimde ortaya koydu.

Bakanlığın soruşturma izni vermeme kararının hem hukuki hem de maddi dayanağının bulunmadığı belirtilen itiraz dilekçesinde, “olayın aydınlatılması için gerekli olan 790 sayfalık ön inceleme raporunun tüm eklerinin taraflara tebliğ edilmediği, bu durumun savunma hakkını kısıtladığı” belirtildi. İtiraz dilekçesinde yangına müdahale sürecine ilişkin şu ihmallere dikkat çekildi: “Yangına yeterli sayıda personel ve ekipman olmadan müdahale edilmesi, hava araçlarının etkin kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olması, müdahaleye ilişkin kayıtların ve uçuş verilerinin talep edilmesine rağmen incelenmemesi, yangın sırasında olay yerinde bulunan bazı çalışanların ifadelerinin alınmaması, olaydan kurtulan kişilerin tamamının dinlenmemesi.”

Aileler itirazların karara bağlanmasını bekliyor

Sadece Eskişehir Seyitgazi’deki yangınla ilgili değil, geçen yıl Bursa, Zonguldak, İzmir ve Sakarya’da yaşanan tüm yangınlarla ilgili de hiçbir Orman Bölge Müdürlüğü çalışanı hakkında soruşturma izni verilmemesi dikkat çekti. Aileler, soruşturma izni verilmemesi kararına karşı yaptıkları itirazların Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından incelenerek karara bağlanmasını bekliyor.

"Etkili ve bağımsız soruşturma yürütülmeli"

Kararı kamuoyuna duyuran Çakırözer, sürecin ihmallerle dolu olduğunu belirterek, “Yangına yetersiz personel ve ekipmanla müdahale edildiği, deneyimsiz personelin sahaya gönderildiği, koruyucu ekipmanların verilmediği, acil tahliye ve müdahale planlarının yetersiz olduğu, tanıkların tamamen dinlenmediği gibi ortada ciddi iddialar var. Bizler etkili, şeffaf ve bağımsız bir soruşturma ile gerçeklerin ve yangınlarda ihmali olanların ortaya çıkarılmasını beklerken; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın döneminde görevde olan yönetici ve personellerle ilgili soruşturma izni vermemesi hem mağdurların vicdanını hem de kamuoyunu derinden yaralamıştır. Bu insanlar kaderinden ölmedi. Eskişehir’de yangında yaşamını yitiren orman emekçilerimizin, AKUT görevlilerinin aileleri perişan. Benzer acıların tekrar yaşanmaması için sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi şart. Yoksa yeni katliamların yaşanması kaçınılmaz. İnsanlar ihmallerin ortaya çıkarılmasını ve aynı acıların bir daha yaşanmamasını istiyor. Soruşturma izni verilmemesi kararı derhal kaldırılmalı, yangında sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmeli” çağrısını yaptı. (Evrensel)