Onar, yaptığı yazılı açıklamada, müvekkili Birgül Can'ın geçirdiği tramvay kazasının üzerinden 50 gün geçmesinin ardından olayın ulusal basında yer alması üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesinde gerçeğe aykırı ve vicdandan yoksun bir açıklama yayımlandığını savundu.
Ailenin, kızlarının yaşam mücadelesi verdiği hastane koridorlarında, tarifsiz bir acı ve endişe içerisinde olduğunu vurgulayan Onar, belediye tarafından yapılan açıklamanın insaniyetten uzak, hukuki dayanaktan yoksun ve suç bastırma psikolojisiyle kaleme alındığını öne sürdü.
Söz konusu açıklamanın bir kamu kurumunun ciddiyetine yakışmadığını ifade eden Onar, şunları kaydetti:
'Müvekkillerimi adeta 'yalancı' konumuna düşürmeye çalışan, olayın vehametini örtbas etmeyi amaçlayan talihsiz ifadeler içermektedir.
Henüz yargı süreci devam ederken, kendini mahkeme yerine koyup hüküm veren, satır aralarında, evladının alacağı bir nefese odaklanan bir aileyi, sanki 'maddi beklentiler içinde olduğu algısı yaratmaya çalışan', bir belediye anlayışı asla ve asla kabul edilemez. Önemle belirtmek istiyoruz ki, müvekkillerimi ilk birkaç gün haricinde hiçbir belediye yetkilisi aramamıştır.'
Onar, ailenin kızlarının yaşam savaşı verdiği süreçte, yaşadıkları tüm zorluklara karşı hiçbir kurum veya kuruluştan maddi yardım talebi olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
'Belediyenin müvekkil Birgül Can'ın tedavisini 'uzaktan izleme' gibi dahiyane bir yöntemle takip etmesi ve bunu lütufmuş gibi sunması aslında ihmalin açıkça itirafı, İzmirliye verdikleri değerin göstergesi ve yine İzmirlinin aklına yapılan büyük bir saygısızlıktır.
Ayrıca belediye, uzaktan takip de yapmamıştır. Eğer böyle bir takip yapsaydı, Birgül'ün geçirdiği ameliyatlardan, hastane koridorlarında yatıp-kalkan anne ve babadan ve yaşanan zorluklardan haberi olurdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi açıkça ve alenen İzmirlilere yalan söylemektedir.
Açıklamadan da anlaşıldığı üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi için 'kusur yoksa, Birgül'ün canının ve sağlığının önemi de yoktur.' Kaldı ki acılı aile, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan beş dakika da olsa insani bir 'geçmiş olsun' ziyareti, samimi bir üzüntü beyanı beklerken, karşılarında kendilerini suçlayan, 'siz de haber yaptırdınız' diye savunmaya geçerek samimiyet sorgulayan soğuk bir bürokrasi duvarı ören bir yapı bulmuştur.
Müvekkillerim, kızlarının iyileşmesi için dua ederken, hastane koridorlarında 50 gündür küçücük bir umut cümlesi duymak için beklerken en hafif ifadesiyle acılı bir ailenin psikolojisini anlamaktan uzak, vicdandan uzak yapılan bu açıklama, müvekkillerimin acılarını katlamıştır.
İzmir'i ve İzmirliyi uzaktan izleyen, hayat mücadelesi veren bir kız ve ailesinin acısı üzerinde zıplayan bir anlayışı başta İzmirliler olmak üzere tüm kamuoyunun vicdanına ve takdirlerine bırakıyoruz.'
- Olay
Karşıyaka ilçesi Caher Dudayev Bulvarı'nda 13 Aralık 2025'te yolun karşısına geçmeye çalışan lise öğrencisi Birgül Can'a tramvay çarpmıştı.
Kazada ağır yaralanan genç kızın tedavisi, İzmir Bakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sürüyor.