GÜNDEME BAKIŞ- İzmir’de İZBETON ve kooperatifler üzerinden yürütülen davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İZBB) müdahillik talebi kabul edilirken, Şenol Aslanoğlu ve Cihangir Lübiç’in 5 milyon TL güvence bedeli karşılığında adli kontrol şartları kaldırıldı. Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Barış Karcı’nın ise adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verildi.

İZBB DAVAYA MÜDAHİL OLDU

Duruşmada, dosyanın başka bir dava dosyasıyla birleştirilmesi talebi mahkeme tarafından reddedildi. Dosyanın incelenmesi için bilirkişi raporu hazırlanmasına karar verilirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin davaya müdahil olma talebi kabul edildi.

ASLANOĞLU VE LÜBİÇ İÇİN GÜVENCE BEDELİ KARARI

Mahkeme heyeti, Şenol Aslanoğlu ve Cihangir Lübiç’in 5 milyon TL güvence bedeli ödemeleri şartıyla adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmetti. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Heval Savaş Kaya ve Barış Karcı hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürmesine karar verildi.

YENİ DURUŞMA 22 OCAK’TA

Mahkeme, davanın bundan sonraki duruşmalarının İzmir Adliyesi’nde görülmesine karar verdi. Davanın bir sonraki duruşması 22 Ocak saat 10.00’a ertelendi.

DİĞER DOSYALARDAKİ TUTUKLULUKLARI SÜRÜYOR

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA

İzBB tarafından yapılan açıklama şu şekilde;

Öte yandan, davada yargılanan isimlerin Örnekköy ve Gaziemir projelerine ilişkin diğer dava dosyaları kapsamında tutukluluk hallerinin devam ettiği belirtildi.


İzmir'de 2 milyon 160 bin kaçak makaron ele geçirildi
İzmir'de 2 milyon 160 bin kaçak makaron ele geçirildi
İçeriği Görüntüle

Kamuoyuna yansıyan bazı iddialar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, devam eden bir davayla ilgili belediyenin müdahil olma başvurusunun rutin bir işlem olduğu vurgulanarak, söz konusu başvurunun güncel tartışmalar öncesi 8 Eylül tarihinde yapıldığı belirtti. Uygulamanın belediyenin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik hukuki işlemler kapsamında olduğu ve siyasi bir amaç taşımadığının altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi.

“İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, 08.09.2026 tarihinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve 238. maddeleri uyarınca görülmekte olan kamu davasına katılma talebinde bulunulmuştur. Belediyemiz tarafından yürütülen yargısal takip faaliyetlerinin temel amacı, belediye tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerinin korunması ve hukuki süreçlerde herhangi bir usuli hak kaybına neden olunmamasıdır.
Bu kapsamda yapılan katılma başvurusu, kamu zararının gerçekleştiğinin kabulü veya herhangi bir sanığın suçluluğuna ilişkin bir irade açıklaması olmayıp, belediyemizin hukuki menfaatlerinin korunmasına yönelik olağan bir usul işlemidir.”

Başvuru yeni değil
“Ayrıca, iddiaların aksine, söz konusu katılma talebi güncel gelişmeler üzerine yapılmış yeni bir başvuru olmayıp, 08.09.2026 tarihinde dosyaya sunulmuştur. Bu başvuru, belediyemizin geçmişten bu yana sürdürdüğü kurumsal hukuki takip uygulamaları ve hukuki sorumluluk anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Nitekim bu uygulama yeni veya söz konusu davaya özgü değildir. Önceki belediye başkanlarının görev dönemlerinde de benzer nitelikteki birçok ceza yargılamasında belediyemiz adına katılma talebinde bulunulmuş olup halen devam eden farklı ceza yargılamalarında da aynı hukuki yaklaşım doğrultusunda katılma talepleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir.
Söz konusu başvuru, 38 gün önce yapılmış olup aynı tarihten itibaren UYAP sistemi üzerinden dosyayı takip eden taraf avukatlarının inceleyebileceği durumdadır. Katılma talebinin, başvurudan sonraki ilk duruşmada mahkemece ele alınacağı da ceza yargılamasının bilinen usulüdür. Dolayısıyla bugün ortaya çıkmış yeni bir karar veya sonradan değişmiş bir kurumsal irade söz konusu değildir.
Katılma talebi hakkında karar verme yetkisi mahkemeye ait olup, yargılamaya konu suçlamaların ve varsa kamu zararının değerlendirilmesi de yargı mercilerinin görev ve yetkisindedir.

Siyasi değil hukuki bir süreç
Hukuki niteliği ve geçmiş uygulamalarla sürekliliği açık olan bu işlemin, önceki değerlendirmelerden dönüldüğü veya siyasi bir hesaplaşma yürütüldüğü şeklinde yorumlanması, başvurunun amacı ve hukuki mahiyetiyle bağdaşmamaktadır.
Belediyemiz, tüm yargısal süreçlerde olduğu gibi bu dosyada da kurumsal hak ve menfaatlerin korunması amacıyla, hukukun üstünlüğü ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir.”