GÜNDEME BAKIŞ- Yeni Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “İzmir benim kılıç hakkımdır” şeklinde bir açıklamasının olmadığını belirterek, söz konusu ifade üzerinden siyaset yapılmasına tepki gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasıyla gündeme gelen siyasi transferleri de eleştiren Arslan, “İzmir’in sahibi İzmirlilerdir. Söz de yetki de karar da milletindir” dedi.
“ÇÜNKÜ YAKALANDINIZ!”
Özgür Özel’in söylemediği bir söz üzerinden hedef alınmasını eleştiren Arslan, siyasi transferler üzerinden İzmir halkının sandıkta verdiği yetkinin yok sayıldığını savundu. Arslan, açıklamasında, “Koro hâlinde Sayın Genel Başkanımızı hedef almanızın nedenini de biliyoruz. Çünkü yakalandınız! Milletin sandıkta verdiği yetkiyi siyasi transferlerle kendi hanenize yazmaya çalışırken yakalandınız. İzmirlinin oyunu, iradesini ve güvenini yok sayarken yakalandınız” ifadelerini kullandı.
Arslan'ın açıklamasının tamamı;
Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in “İzmir benim kılıç hakkımdır.” diye bir açıklaması yoktur. Söylenmemiş bir söz üzerinden siyaset üretmek, hiçbir siyasetçiye yakışmaz. Kimin İzmir’e hangi gözle baktığını, kimin bu kentin iradesine saygı duyduğunu İzmirliler çok iyi bilir. Koro hâlinde Sayın Genel Başkanımızı hedef almanızın nedenini de biliyoruz. Çünkü yakalandınız! Milletin sandıkta verdiği yetkiyi siyasi transferlerle kendi hanenize yazmaya çalışırken yakalandınız. İzmirlinin oyunu, iradesini ve güvenini yok sayarken yakalandınız. “Asrın soygunu” diye konuşulanların üzerini örterken, hesap vermesi gerekenlere kol kanat gererken başkalarına söylemediği sözler üzerinden hesap soramazsınız. Önce Yahşihan Belediyesinde yaşananlara, Esenyurt’ta kayyumun gölgesinde yapılanlara cevap verin! Şimdi çıkmış, siyasi transferleri İzmir’e hizmet gerekçesiyle savunuyorsunuz. 2,5 yıldır söylemediğinizi bırakmadığınız, hizmet yapamasınlar diye ellerini kollarını bağladığınız belediye başkanları, sizin yanınızda hizalanınca mı İzmir için çalışmaya başladı? Dün yönelttiğiniz suçlamalara ne oldu? Parti değiştirince bütün söylediklerinizi unuttunuz mu? Bu arkadaşlar aday olurken muhalefet partisinin belediye başkanı olacaklarını biliyorlardı. Belediyelerinin imkânlarını da karşılaşacakları güçlükleri de biliyorlardı. Yurttaştan oy isterken verdikleri söz, bu koşullarda görev yapma ve hizmet üretme sözüydü. Hiç kimse kendisine verilen yetkiyi kişisel siyasi tercihine verilmiş bir onay gibi kullanamaz. İzmirli, oyunu hangi partiye ve hangi anlayışa verdiğini biliyor. İzmir’e hizmet, siyasi sadakat karşılığında dağıtılacak bir lütuf değildir. Kamu kaynakları da iktidar partisinin malı değildir. İzmir’in hakkını teslim etmekle yükümlüsünüz. Bu hakkı, belediye başkanlarının sizin saflarınıza katılması şartına bağlayamazsınız. Ne kadar gürültü çıkarırsanız çıkarın, sorumuz değişmeyecek: İzmirlinin size sandıkta vermediği yetkiyi, siyasi transferlerle almaya hangi hakla kalkıyorsunuz? İzmir’in sahibi İzmirlilerdir. Söz de yetki de karar da milletindir!




