GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı İsmail Derse, Can Radyo’da yayınlanan 10. Köy programında soruları yanıtladı. Derse, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Orman Bölge Müdürlüğü’nün yangınlarla mücadele birlikte çalıştıklarını belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Orman Müdürlüğü birlikte çalışıyor. Birinci seviye ve ikinci seviye yangınlardan belediyelerden sorumludur. Üçüncü seviyeye gelindiğinde ulusal dördüncü seviyede ise uluslararası çalışmalar yapılır. Yangının olduğu her yerde itfaiye vardır” dedi. Derse, yangınların sabotaj kaynaklı olma ihtimalini değerlendirerek, “Mevsim sıcakları normallerin üzerinde seyrediyor. Açık alanda 50 dereceyi aşıyor, bu yangını tetikleyici etken. Bunun siyasal boyutunda sabotaja döndürmek isteyen gruplar olabilir, bu ülkemiz genelinde bir olasılık. Bununla ilgili ormanlar giriş ve çıkışların izne tabi tutulması gerekiyor. Vatandaşları eğitimden geçirmemiz gerekiyor. Su sarnıçları , gölet, baraj önlemlerinin yapılması, orman yollarının genişletilmesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.
“YANGINA MÜDAHALEDE BELEDİYELER DAHA AVANTAJLI”
İzmir’de yangına ilk müdahale ve hız konusunda Belediyenin, Orman Bölge Müdürlüğünden daha avantajlı olduğunu belirten Derse, “Biz kentsel yangınlar yapılanmasının içinde yer aldık. Orman yangınlarında 4 çarpı 4 araçlara ihtiyaç var, bizim araçlarımızda bu özellik yok, Biz, belediye olarak orman bölgeye destek vererek su tedarikini sağlamış oluyoruz. Orman alanlarının içinde telsiz ağının doğru şekilde kurulması lazım. Bölgesel orman risk analizleri yapılmalı. Risk analizine göre ülkenin yapısal durumunu göreceksiniz. Antalya’da müdahale olasılığı sadece uçakla çünkü sarp kayalık. Bölgesel planlama yapılmalı. Orman Bölge Müdürlüğü’nün gücü ile belediyelerin gücü aynı değil. Belediyeler daha avantajlı. 30 ilçemiz var, 55 lokasyonumuz var. Orman Bölgenin ise 15 lokasyonu var. Menderes orman yangınına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’in talimatıyla teyakkuza geçtik. Birgi, Gümüldür, Bergama, Ulukent, Kemalpaşa gibi daha birçok yerlerde ekstra nöbetler tutarak, başlangıç halinde yangını yakalayabildik. İZSU, İZBETON’un tankerleri, Fen İşlerinin kepçelerinin devreye girmesi bize müdahalede hız kazandırdı. Yangında 1 dakika bile çok müthiş önemli” dedi.
“37 ARAÇ VE EKİPLERİMİZİ SEVK ETTİK”
Derse, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yangın bölgesinde olduğunu aktararak, “Yangının başladığı andan itibaren ben Antalya ve Muğla itfaiye daire başkanlarıyla iletişim halindeydim. Ön hazırlığımızı yapmıştık, acil ekip planımızı yaptık. Yangının büyüdüğünü öğrenince de Başkanımız Tunç Soyer’in talimatıyla ilk ekiplerimizi gönderdik. 37 araçlık itfaiye, izbeton İZSU’nun tankerlerini, ekipmanları ve personelini gönderdik. Her noktaya arkadaşlarımız gitti. Benim bir önerim oldu, gönderdiğimiz ekiplerin içinde İzmir itfaiyesinin bina yangınlarıyla ilgi uzmanlıkları çok fazla. Direkt binalarda kullanmanız çok daha doğru olur, dedim. Bizim yangın bölgesinde en çok müdahalemiz ev, bina yangınlarına oldu. Aynı zamanda belediyemizin pompalarıyla denizden aldığımız suyu, tedarik ettik. Güçlü pompalarımız vasıtasıyla araçlara kısa vadede suyu doldurduk, güçlü pompalarımızı bölgeye yönlendirdik. Şu an bir pompamız santral bölgesinde. Sayın Tunç Soyer Başkanımızın talimatı vatandaşa yardım elimizi uzatabilmemiz yönünde. Canı yanan vatandaşlara bir nebze de olsa dokunabilmemiz yönünde. Biz bu konuda yerel ya da ulusal basında çıkmasak da bu hizmetimizi vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“BELEDİYELERİN UÇAKLARI OLMALI”
Derse, “11 CHP’li büyükşehir belediye başkanının, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer öncülüğünde yapmış olduğu bir açıklaması var. Bu doğru bir çalışma. Büyükşehirler bu araçlara sahip olabilmeli. Biz artık bir afet ülkesiyiz. Burada yangın varken Van’da da sel var, onların da yardıma ihtiyacı var. Ülkenin durumu ortada. Uçağımız, helikopterimiz, dronlarımız olmalı. İzmir’de 35 gökdelen var, yangınla karşılaştığınızda bizim dronlara ihtiyacımız var. Dronlarımız var ama yangın söndürme dronları lazım. Teknolojiye yatkın olunmalı. İnsansız yangın söndürme tankları var. Bu konuda birçok araştırmamız var. Zaman içinde Başkanımızın uygun gördüğü zamanda değerlendirilecektir” dedi.
“BAYRAKLI AFET BÖLGESİ OLMALI”
İzmir’de yaşanan depreme yönelik konuşan Derse, “Bayraklı normal şartlarda afet bölgesi ilan edilmeliydi. İzmir afetin her çeşidini yaşadı, bir tek meteor düşmedi dedik, o da düştü aslında. Kentsel dönüşüm çok önemli, vatandaş bazlı düşünülmeli. Kritik noktalarda yapı envanterleri çıkartılmalı. Deprem kuşağının birinci derece göbeğindeyiz. İzmir’de en fazla 7.6 olarak görüyorum. Ege Denizinde üst üste depremler oluyor, biz bunları da gözardı etmiyoruz. Olası bir depreme hazırlıklıyız. Biz bu depremde 3 buçuk saat yalnız çalıştık. Diğer illerden destek gelene kadar biz yalnız çalıştık. Biz ilk etapta yıkılabilecek binalardan 90 kişiyi çıkardık, 55 kişiyi de ilk yarım saat içinde enkazdan çıkardık” açıklamasında bulundu.
“81 YENİ İTFAİYECİ ALIYORUZ”
Derse, personel ağının genişletildiğini belirterek, “Biz İzmirli vatandaşlarımıza İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü eğitim imkanını sunuyoruz. Ev yangınları, bina yangınlarında ilk yapılacak öğretileri geliştirmeye çalışıyoruz. Bizim konumuz sadece yangın değil, trafik kazası, sel baskını gibi birçok alanda çalışıyoruz. Çok noktada yardıma koşar halindeyiz. 81 yeni personel aramıza katılacak, ileride tekrar genişletmeye gideceğiz. Gönüllü ağını 30 ilçeye yaygın olarak planlamalıyız. İzmir Büyükşehir Belediyesi içinde gönüllülük yönergemizi hazırladık. 3 bölgemiz var, gönüllülerimizi soğuk bölgelere aldık. Yakın zamanda gönüllü alım prosedürümüzü açıklayacağız” dedi.