GÜNDEME BAKIŞ- İnciraltı Gelişim Derneği Başkanı Tayfun Karabulut, İnciraltı ve Bahçelerarası’nın planlama sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
ATIL ALANLAR YETERİNCE DEĞERLENDİRİLMİYOR
Karabulut, “İnciraltı Gelişim Derneği olarak, yıllardır İnciraltı ve Bahçelerarası’nın planlanmasının İzmir’e sağlayacağı katkıları kamuoyuyla paylaşıyoruz” diyerek bölgenin önemine dikkat çekti. İnciraltı Kent Ormanı olarak kullanılan alanın geçmişte deniz dolgusu ile kente kazandırıldığını belirten Karabulut, karşı bölgede yer alan yaklaşık 5 milyon metrekarelik alanın büyük kısmının şahıs mülkiyetinde olduğunu ifade etti. Karabulut, bu alanın bugün düzensiz kullanımlar ve atıl alanlarla yeterince değerlendirilemediğini söyledi.
İZMİR'E HİZMET EDECEK BÜYÜK BİR KAZANIM!
Karabulut, “Oysa bu alan planlandığında yalnızca mülkiyet sahiplerine değil, İzmir’in tamamına hizmet edecek büyük bir kazanım olacaktır” ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Balçova Belediyesi iş birliğinde yürütülen revize planlama sürecinin tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Karabulut, Cumhurbaşkanlığı kararıyla birlikte devletin ve hükümetin İnciraltı’nın planlanmasına yönelik iradesinin açık şekilde ortaya konulduğunu aktardı.
Dernek tarafından yapılan açıklamanın tamamı;
İnciraltı Gelişim Derneği olarak, yıllardır İnciraltı ve Bahçelerarası’nın planlanmasının İzmir’e sağlayacağı katkıları kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Bugün İnciraltı Kent Ormanı olarak kullanılan alan ; Deniz kenarında yer alan ve geçmişte İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından deniz dolgusu ile kente kazandırılmış önemli bir kamusal alandır.
Kent Ormanı’nın hemen karşısında yer alan bölgenin yaklaşık %99’u şahıs mülkiyetidir. Yaklaşık 5.000.000 m² büyüklüğündeki bu alanın büyük kısmı bugün; düzensiz kullanımlar, günübirlik işletmeler (mangalcı, düğün salonu, nargileci vb.) ve atıl alanlarla İzmir’e gerçek potansiyelini sunamamaktadır.
Oysa bu alan planlandığında yalnızca mülkiyet sahiplerine değil,
İzmir’in tamamına hizmet edecek büyük bir kazanım olacaktır.
Bugün gelinen noktada;
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Balçova Belediyesi iş birliğinde revize planlama süreci artık tamamlanma aşamasına gelmiştir.
Son dönemde de alınan Cumhurbaşkanlığı kararı ile birlikte, devletimizin ve hükümetimizin İnciraltı’nın planlanması yönündeki iradesi açık ve güçlü bir şekilde ortaya da konulmuştur.”
ORTAK AKIL VE SÜREÇ ÇAĞRISI
Önümüzdeki çok kısa süre içerisinde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların askıya çıkması beklenmektedir.
Bu noktada kamuoyuna da önemli bir çağrıda bulunmak istiyoruz:
Planların askıya çıkmasının ardından süreci doğrudan dava konusu yapmak yerine,
öncelikle diyalogla, ortak akılla ve yapıcı katkılarla ilerletmek mümkündür.
Unutulmamalıdır ki;
planlama süreci yalnızca askı aşamasıyla sınırlı değildir.
Bugüne kadar şeffaf ve katılımcı yürütülen planlama sürecine, katkı koymak isteyen tüm makamlar sürece katkı koyabilecektir. Devamında başlayacak 18 uygulama süreçleri ve detay planlama aşamalarında,
tüm görüş ve öneriler sağlıklı şekilde değerlendirilebilir.
Bu nedenle;
aceleyle itiraz eden değil,
sürece katkı koyan,
çözüm üreten
bir yaklaşımın İzmir’e çok daha büyük kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz.
İZMİR’İN GELECEK VİZYONU = İNCİRALTI
Geçtiğimiz günlerde İzmir Ticaret Odası(İZTO) tarafından açıklanan 26 maddelik “Sağlık Turizmi Manifestosu”nu önemsiyor ve destekliyoruz.
İnciraltı, EXPO sürecinde dünyaya verilen “Herkes için Sağlık” vizyonunu hayata geçirebilecek en güçlü alanlardan biridir.
Planlama sürecinin tamamlanması ile birlikte İnciraltı;
sağlık turizmi, ticaret ve nitelikli yaşam alanlarıyla
İzmir’i uluslararası ölçekte öne taşıyacak bir merkez haline gelecektir.
İnciraltı ve Bahçelerarası yalnızca bizlerin ata toprağı değil,
aynı zamanda İzmir’in geleceğidir.
Bu gelecek;
kavgayla değil,
uzlaşıyla,
engel olarak değil katkı sunularak inşa edilmelidir.
İzmir’in önünde gecikmiş ama çok değerli bir fırsat vardır.
Bu fırsat artık kararlılıkla sahiplenilmeli ve kaçırılmamalıdır.
İnciraltı, İzmir'in geleceğidir; artık sen-ben değil, el birliğiyle kazandırma zamanıdır. Bu yeni sürece herkes hazır olmalıdır.