Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025 yılı faaliyet görüşmelerinde, CHP grubundan gelen yeterlilik önergesinin ardından yumruklar ve küfürler havada uçuştu. Yaşanan arbedenin ardından CHP Grubu salondan çıkarken AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız ve MHP Grup Başkan Vekili Bahadır Altınkeser meclis kapısı önünde açıklamalarda bulundu.
YILDIZ: “SORUNLARI KONUŞMAK İSTİYORDUK”
Yıldız, “İzmir Büyükşehir Belediyesi faaliyet raporunu görüşmek üzere toplandık. Yaklaşık 6 saat Cemil Tugay'ın ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin yalanlarını dinleyerek geçirdik. Biz grup olarak 1 milyon seçmenin oyunu alıp gelmiş bir Cumhur İttifakı'yız. O yüzden mecliste Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili ile benim kalma nedenim İzmirli ve seçmenimize olan saygıydı. Çünkü biz İzmir'in gerçekten de 2 yıldır yapılmayanlarını, sorunlarını konuşmak istiyorduk” dedi ve şunları kaydetti:
“CEMİL BEY BİLİNÇLİ OLARAK MECLİSİ TERK ETTİ”
Cemil Bey de esasında teamüllere aykırı olarak grup başkanvekillerinin konuşmalarını beklemeden maalesef kentle olan kavgası, kendi iç kavgası, kendi eski belediye başkanıyla olan kavgası, mevcut belediye başkanlarıyla girdiği kavga, milletvekilleri kavgasıyla gün sonunda geldi kendi meclisiyle kavga eder bir hale geldi. Ve biz yine de bütün iyi niyetimizle, siz de oradaydınız, arkadaşlarımızı bilerek çıkarttık. Çünkü bizim arkadaşlarımız konuşma yapmaya başladıklarında Cemil Bey bilerek ve bilinçli olarak meclisi terk etti. Zaten konuşmasında da bunu ortaya koydu. Biz grup başkanvekili olarak sabırla bekledik. Kendisine de tekrar bizim kendimizi ve meseleleri izah edeceğimiz bir noktada teamüllere uygun şekilde grup görüşlerimizi ifade edip edemeyeceğimizi sorduğumuzda zaten kürsüden de "dinleyeceğim" demişti. Ama tabii o kadar kendisi, artık şekeri mi yüksek, içinde bulunduğu beceriksizliğinin faturası kendisine ağır mı geliyor; bir ayrı bir yalan içerisine girdi ve bir sürü yalanlar sıraladı.
“BAŞKANLIĞI BIRAKSA KENT DÜZENE GİRER”
Mesela dedi ki Meslek Fabrikası ile ilgili... Meslek Fabrikası'yla daha dün bir yalan söyledi. Ne dedi basına? "Vakıflar bize randevu vermiyor" dedi. Değil mi? Bunu açıkladı. Oysa Vakıflar bir gün önce yazılı randevu verdi. Bugün de saat 10.30'da belediyenin genel sekreteri ile hukuk başmüşaviri bizzat Vakıflar Bölge Müdürü ile görüşme yaptı. Şimdi randevu vermeyen Vakıflar nasıl görüşme yapıyor? Cemil Bey'in yalanları bitmiyor. Katlı otoparkta yalanları bitmedi. Meslek Fabrikası süreçlerinde yalanları bitmedi. Körfez konusunda yalanları bitmedi. Döndü, başta genel sekreterimiz olmak üzere milletvekillerimizle ilgili kredi ile ilgili bir yalan ortaya attı. Ben de bir grup başkanvekili olarak çok net bir ifade kullandım. Dedim ki; "İspatla, ben meclis üyeliğimi bırakayım. İspatlayamazsan sen belediye başkanlığını bırakacak mısın?" Gerçekten de bugün kentin belediye başkanlığını bıraksa kent çok sağlıklı bir düzene girer.
“TÜM YALANLARIN KARŞISINDA TUGAY VAR”
İki, kendisi bir devam etti; bakın bugün de bir yalan daha söyledi. Dedi ki Ceyda Hanım'ın vefat eden aile ziyaretini kendi konuşmasından sonra yaptığını, öyle söyledi, konuşmasını dinlettiğini söyledi. Oysa bu görüşme cumartesi günü, gayet insani, gayet manevi yönü yüksek bir ziyaret gerçekleşti. Siz o görüşme üzerine pazartesi mecliste bir pot kırdınız ki bunu Milliyetçi Hareket Partisi zaten grup başkanvekilim söyleyecektir. Birtakım iftira ve yalanlara başvurunca insanlar da bunu ortaya koydu. Yani nereden baksanız tüm yalanların karşısında artık bir Cemil Tugay var.
“CESARETİ VARSA MAYIS AYI MECLİSİNE GELSİN”
Kendisini açıkça davette bulunuyorum. Cesareti varsa mayıs ayında meclise gelsin. Mart ayı kesin hesap da var. Ortaya attığı tüm iddiaları grup olarak belgeleriyle tek tek anlatalım. Kenti 2 yıldır beceriksizliklerine nasıl mahkûm ettiklerini, bürokrasinin kendisini nasıl yalana ittiğini, bu yalanlarla kenti nasıl başka bir yalan serüveninin parçası haline getirdiğini cesareti varsa açık davet, buyursun meclise gelsin. Ama kendisi maalesef kartondan kahraman. Niye? Hem kürsüde "sizi dinleyeceğim" diyeceksiniz, sizi nezaketle bekleyen iki grup başkanvekili söz talep ettiğinde de yeterlilik önergesi vereceksiniz. Ben 7 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan biriyim. 25 yıldır bu kentte aktif siyaset yapan biriyim. Ben böyle bir kendinden çelişkili, böyle yalanlara bulaşmış bir belediye başkanı görmedim. Daha kürsüde dediğini tutmuyor bu arkadaş. Yani maalesef İzmir'e, İzmir'in sorunlarına yakışmıyor. İzmir kan kaybediyor. İzmir'in kan kaybı nedeni de kendilerinin yönetim anlayışının kötülüğü. Bunun da farkında. İş yapamadığı için sinirleniyor. Geçmişiyle kavga ediyor, vekillerle kavga ediyor, artık kendisiyle de kavga eder hale geldi. Maalesef bu anlamda da maalesef antidemokratik Cumhuriyet Halk Partisi'ni gördük. Benim bu anlamda grubum adına söyleyeceklerim bunlar. Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekilimiz de burada.
ALTINKESER: “ELEŞTİRİLERE TAHAMMÜLÜ YOK”
MHP Grup Başkan Vekili Bahadır Altınkeser ise şunları söyledi:
Biz bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin faaliyet raporunu konuşacaktık. İki parti grubu da biz aylardır bugüne çalışıyoruz. Elimizde bakın kitapçık var, kendilerinin faaliyet kitapçığı kadar bizde hazırlık kitapçığımız var. Cemil Tugay bunu aynısını geçen sene bugün de yaptı arkadaşlar. Saat 22.30'da grup başkanvekillerinin konuşmalarını azaltarak geçen sene de Hakan Bey'le bizi konuşturmadı. Bugün de eleştirilere tahammülü olmadığı için, eleştirilerimizden korktuğu için maalesef meclisi kapattı. Pazartesi günü geldi, Çiğli'deki vefat eden arkadaşımızla ilgili gözümüzün içine baka baka yalanlar söyledi. Ve biz bunu biliyorduk. Bizi siyasi kumpasla suçladı ertesi gün salı günü. Arkadaşımızı suçladı, MHP Çiğli İlçe Başkan Yardımcımızı suçladı. Biz bugün söylediklerinin doğru olmadığını açıklayacaktık, belgeleriyle açıklayacaktık. Pazartesi günü söylediğini salı günü basına çıktı farklı demeç verdi, bugün bambaşka demeç verdi. İZSU yetkililerinin söylemiş olduğu yalanlara inanaraktan İzmir halkını kandırmıştır Cemil Tugay.
“SUSTUKÇA ÜZERİMİZE GELİYOR”
Çiğli'deki olayla ilgili size örnekleri vereyim. Elimde belgeleri var. Diyor ya "vinç firması arkadaşı" diye... Bizim arkadaşımız o gün ailenin talebiyle oraya gidiyor, İlçe Başkan Yardımcımız ailenin talebiyle gidiyor ve 5 tane firmayı arıyor. Hepsinin de arama kayıtları var. En son gece 01.00'e doğru bir firmaya ulaşıyor, o firmayı getiriyor. Parasını da kendi ödüyor, doğru. Biz bunu Cemil Tugay pazartesi günü "aile firmayı aramadı, parasını biz ödedik" dedi gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Biz ona demedik "sen yalan söylüyorsun" demedik çünkü ortada bir acı vardı. Çarşamba günü Kahramanmaraş'taki olaylar vardı. Biz bunları yapmadık ama Cemil Tugay 4 gündür, 5 gündür bu cenazelerin üzerlerinde tepiniyor arkadaşlar. Biz sustukça üzerimize geliyor. Bugün de bu meclisi tahrik etmiştir, provoke etmiştir, bunun da tek sorumlusu Cemil Tugay'dır.
“ÜSTÜMÜZE GELİRSE AYNI KARŞILIĞI ALACAK”
Fatura olayıyla ilgili; fatura bizde, arkadaşımızın adına kesilmiştir çünkü ödemeyi kendisi yapmıştır. Tahsilat makbuzu da faturası da vardır. İZSU yetkilileri ne yaptı ben size en can alıcıyı söyleyeyim şimdi: Olaydan ertesi gün firmaya gidip "bize fatura keseceksiniz" diye baskı yaptı İZSU yetkilileri. Olaydan bir hafta sonra bir daha gitti firmaya. Cemil Tugay pazartesi günü bu mecliste konuştu, salı günü İZSU yetkilileri bu firmaya, vinç firmasına tekrar gitti, "bize de fatura kesin" diye yalvardı ve baskı yaptı. Biz bunları söylemedik bugüne kadar acı taze diye. Ama geleceksin bizim gözümüzün içine baka baka yalan söyleyeceksin, Milliyetçi Hareket Partisi'ni kumpasla suçlayacaksın, bizim partilimize iftira atacaksın biz de susacağız. Öyle bir şey yok arkadaşlar. Biz bugüne kadar nezaketimizi koruduk ama bundan sonra kim bizim üstümüze geliyorsa aynı karşılığı alacaktır.
YILDIZ: DEMOKRATİK TAVRINI GÖRDÜK”
AK Partili Yıldız son olarak, “Arkadaşlar şunu da bilin, bakın biz teamülleri işleten bir grubuz. Biz meclise gelmeden önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup başkanvekili, ben ve Milliyetçi Hareket Partisi grup başkanvekili, grup sözcülerimiz yukarıda bir toplantı yaptık. Akış üzerinde konuştuk ve akışın nasıl olacağı üzerine bir mutabakata vardık. Hatta bu görüşme sırasında Cemil Tugay da odaya girdi ve bu konuda uzlaştığımızı kendisine ilettik, o da "tamam" dedi. Şimdi uzlaştığınız, üzerinde tamam dediğiniz bir akışı kendi yalanları ortaya çıkacağı için manipüle eden bir başkanla karşı karşıyayız. Çok açık net. Çok açık net. Yani sen sana randevu alıp giden genel sekretere, bakanımıza daha sonra milli il başkanımıza "kadraja girip" diyeceksin, bir yalana başvuracaksın. Defaten siz tanıksınız bu mecliste Eyüp Kadir İnan'a teşekkür etmedi mi? Hem su meselesinde, Çeşme meselesinde, kuyular meselesinde, krediler meselesinde... Döneceksiniz, yetmeyecek Vakıfları kamuoyunuzun önünde kanunsuz bir kurummuş gibi göstermeye çalışacaksınız. Biz bugün hem faaliyet kitapçığında hem belgeleriyle süreçleri anlatmak için sabırla bekledik ama kenti sorunlarını çözmek yerine düştükleri bataklıktan nasıl çıkarım diye sağa sola bir çamur atan Cumhuriyet Halk Partisi ile karşı karşıyayız. Ben grubuna hâkim olamayan grup başkanvekillerinde de, grup sözcülerinde de diyecek bir şeyim yok. Uzlaştığımız bir noktada mutabakat sağlamayan kendileri ve zaten siz de gördünüz, cevap da veremediler. Maalesef anladığım kadarıyla CHP grubu da kendi içinde birkaç parça. Ne önergeden haberleri var, ne süreden haberleri var. Bugün itibarıyla da maalesef antidemokratik tavırlarını görmüş olduk” dedi.