Özkan, Yıldız’a cevabında “Vandallık kelimesine cevap verme gayretiniz, o gün hafızalara kazınan görüntüler kadar vahimdir. Bir grup başkanvekili olarak sizin öncelikle yapmanız gereken, İzmir halkından ve bu vandallığa maruz bıraktığınız grubumuzdan özür dilemektir. Zira son meclis oturumunda meclis üyeleriniz sıraları tekmelemiş, sinkaflı küfürler etmiş, ‘gömerim seni, elini kırarım’ gibi tehditler savurarak, İzmir’e ve İzmirlilerin oylarıyla oluşan meclisimizin iradesine yakışmayan şiddet dolu bir tavır sergilemiştir” dedi.
Özkan, AKP Grup Başkanvekili Yıldız’a İZBB’nin ve tüm ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntıların tek sebebinin AK Parti iktidarının kötü ekonomi politikaları olduğunu söyleyerek, ülke ekonomisinden de çarpıcı örnekler verdi. Özkan açıklamasında şunları kaydetti;
“Önce yokluğun, yoksulluğun, devlet kaynaklarının bir avuç yandaşa aktarılışının hesabını verin”
Çok açık ve herkes tarafından tüm çıplaklığıyla görülmüştür ki, AK Parti Meclis grubu İzmir kimliğiyle asla bağdaşmayacak hakaret, şiddet ve tehdit içeren saldırganlıklarla İzmir'e yakışmayan her fiili bir kez daha işlemiştir. Sayın Yıldız, hatırlatırım ki siz de en başta gerginliği artıran, bağıran ve grubunuzu sakinleştirmek yerine, bu görüntülerin verilmesine sebep olan kişiydiniz. Toplumda infial yaratan, tüm İzmir’in tepkisini çeken bu vandallığı unutturma, gündemi değiştirme gayreti ile sorduğunuz ancak sergilediğiniz vandallıkla hiç ilgisi olmayan konularla ilgili sorulara da büyük bir mutlulukla cevap vermek isterim. Zira o soruların cevabı aslında sizin iktidarınızın ayıbı ve ülkeyi yönetemeyişinizin resmidir.
Her gün yaşattığınız yeni krizlerle dibe vurmuş ekonomiyi görmezden gelerek, faiz yükü ve bütçe açıklarının tek sebebinin sizin iktidarınız olduğu gerçeğine gözünüzü kapatıp devlet bütçesinde yüzde 14 açık veren sizler, İzmir'in mali yönetimine söz söylemek yerine halkımıza önce yokluğun, yoksulluğun, devlet kaynaklarının bir avuç yandaşa aktarılışının hesabını vermelisiniz.
“Duymadım, görmedim, bilmiyorum diyerek millete sırt döndünüz.”
Yıllık bütçe açığı 1 trilyon 799 milyar TL olarak gerçekleşmiş, faiz giderleri ise 2 trilyon 54 milyar TL'ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 61,7 oranında artmıştır. Yani merkezi hükümet,
topladığı her 100 liranın 16 lirasını yalnızca faize ödemektedir. Üstelik bütçe açığı belediyemizin tüm yıllık gelirinin 29 katına, tüm yıllık harcamasının 23 katına eşittir.
Diğer yandan AK Parti iktidarının kötü ekonomi politikasının faturasından bir tek İzmir Büyükşehir Belediyesi etkilenmemiştir. Siz memleketin ve milletin haline “duymadım, görmedim, bilmiyorum” diyerek sırt döndünüz ama biz size gerçeklerden bazılarını gösterelim.
İktidarınızın yönettiği Türkiye;
İşsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa’da birinci, dünyada ikinci; yüksek enflasyonda dünya beşincisi, yüksek gıda enflasyonunda dünya üçüncüsü durumunda.
Yani, 23 yıllık iktidarınız sonunda; insanlar sosyal yardım kapılarında bekliyorsa, sanal kumara bulaşmayan genç neredeyse kalmamışsa, memleket uyuşturucu bataklığına dönüştüyse, sokaklarda, okullarda evlatlarımız öldürülüyorsa, kadın cinayetlerine her geçen gün bir yenisi ekleniyorsa bu ayıp, bu utanç kimindir?
“Na mevcut olan mesul şahıslara iletiniz”
Açlık sınırı 36.313 TL, yoksulluk sınırı 108.820 TL olan bir yerde asgari ücret 28.075,50 TL ise ve bir asgari ücret bir ev kirasını bile karşılayamıyor, açlıktan intiharlar yaşanıyorsa gelinen noktada İSTİFA ETMESİ GEREKENLER KİMLERDİR? DAHA NET SORAYIM Hakan Bey size: Mesul şahsın na mevcut olmasının mesuliyeti kime aittir?.
İzmir halkını çok seviyorsanız, samimi iseniz bir zahmet o mesul şahıslara şunları iletiniz;
İzmir'e yapılan merkezi yatırım, nüfusuna ve ekonomik katkısına orantılı hale getirilmelidir.
İzmir 81 il arasında en çok vergiyi ödeyen 3. şehirken, vergilerden aldığı yatırım payı sıralamasında 77. sırada yer alıyor. İzmir’e uygulanan bu ayrımcılık, bu şaşı bakış sonlandırılmalı; yapılan haksız ve tek taraflı kesintiler durdurulmalıdır.
Yarım kalan projeler bir an önce bitirilmeli, vaatler karşılanmalı, İzmir'in mülkleri İzmir'de kalmalıdır. İzmir bu ülkeye her yıl milyarlarca lira katkı sunarken devlet İzmir'e hakkını vermelidir.





