YEREL POLİTİKA

CHP ve Yeni Parti’den Çeşme Otobanı özelleştirmesine tepki: Parasını millet ödedi, geliri neden şirket alacak?

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eylül ayı meclis toplantısında İzmir-Çeşme Otoyolu’nun işletme hakkının 30 yıllığına devredilmesi gündeme geldi. CHP’li Meclis Üyesi İpek Kul, kararın İzmirlinin ulaşım maliyetlerine etkisini sorgularken, YENİ Parti Meclis Üyesi Barış Dalgıç ise otoyolun kamu kaynaklarıyla yapıldığını belirterek özelleştirme kararına tepki gösterdi.

Abone Ol

Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Eylül ayı meclis toplantısında, 4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyollarının işletme hakkının 30 yıllığına devredilmesi kararı tartışıldı. CHP’li Meclis Üyesi İpek Kul, özelleştirme kararının İzmir halkının ulaşım maliyetlerine olası etkilerine dikkat çekerek, geçiş ücretlerinin nasıl belirleneceğini ve özel işletmecinin 30 yıl boyunca ne kadar gelir elde edeceğini sordu.

Kul, söz konusu yolların Yap-İşlet-Devret modeliyle değil, kamu kaynaklarıyla tamamlandığına dikkat çekerek, “Yapımı zaten kamu kaynaklarıyla finanse edilen bu otoyollardan elde edilecek gelir neden 30 yıl boyunca kamunun kasasında değil de özel bir işletmecinin hesabında olacak?” diye sordu.

“KAMU VARLIĞI ÖZEL ŞİRKETE DEVREDİLİYOR”

YENİ Parti Meclis Üyesi Barış Dalgıç da mecliste yaptığı konuşmada İzmir-Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesine tepki gösterdi. Dalgıç, kararın ilk kez 2010 yılında gündeme geldiğini, 2012 yılında ihale süreci yürütüldüğünü ancak 2013 yılında ihalenin iptal edildiğini hatırlattı. Yeni kararla işletme hakkının 30 yıla çıkarıldığını belirten Dalgıç, “Yani özelleştirmenin yol haritası netleşmiştir!” ifadelerini kullandı.

Dalgıç, otoyolun kamu kaynaklarıyla yapıldığına vurgu yaparak, “Karşımızda Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılmış borçlu bir yol yok! Karşımızda; parasını milletimizin ödediği, maliyetini yıllar önce kapatmış ve her yıl kâr sağlayan kamusal bir varlık var” dedi.

“ULAŞIM MALİYETLERİ ARTACAK”

İpek Kul ise özelleştirmenin ardından geçiş ücretlerinin ve zam oranlarının hangi esaslara göre belirleneceğinin açıklanması gerektiğini belirtti. Kul, “Bu özelleştirme İzmirlinin ulaşım maliyetini nasıl etkileyecek? Geçiş ücretlerini ve zam oranlarını kim, hangi esaslara göre belirleyecek? Özel işletmeci vatandaşlardan 30 yıl boyunca ne kadar geçiş ücreti tahsil edecek?” sorularını yöneltti.

Dalgıç da özellikle Yarımada hattında ulaşım maliyetlerinin artacağı uyarısında bulundu. Otoyol ücretlerinin yükselmesi halinde vatandaşların ücretsiz eski İzmir yoluna yönelebileceğini belirten Dalgıç, yoğun günlerde İzmir-Çeşme arasındaki ulaşım süresinin 3-3,5 saate, alternatif güzergâhta ise 5-6 saate çıkabileceğini söyledi.

“ESNAF VE TURİZM SEKTÖRÜ DE ETKİLENECEK”

Dalgıç, otoyol ücretlerindeki artışın yalnızca bireysel ulaşımı değil, personel ve okul servislerini, nakliyecileri, malzeme tedarikçilerini ve turizm sektörünü de doğrudan etkileyeceğini ifade etti. Yüksek geçiş ücretleri nedeniyle Çeşme, Urla ve Karaburun’a gelen günübirlik ziyaretçilerin azalabileceğini savunan Dalgıç, bunun bölgedeki esnafa da yansıyacağını söyledi.

Dalgıç ayrıca ağır tonajlı araçların otoyol ücretlerinden kaçınarak eski güzergâha yönelmesi halinde, bu yolların bakım ve asfalt maliyetlerinin İzmir Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin üzerine kalabileceğini belirtti.

“30 YILLIK İPOTEK KARARINA KARŞI DURMALIYIZ”

İpek Kul, İzmir-Aydın ve İzmir-Çeşme otoyollarının kamu kaynaklarıyla yapılmış yatırımlar olduğunu vurgulayarak, kamuya ait bu varlıklardan elde edilen gelirin neden 30 yıl boyunca özel işletmeciye bırakılacağını sorguladı.

Dalgıç ise Alaçatı-Çeşme hattındaki ilçe içi otoyol geçişlerinin ücretsiz hale getirilmesini talep ettiklerini hatırlatarak, “İzmir-Çeşme Otoyolu bir şirketin kâr kapısı veya bütçenin ‘kötü gün akçesi’ değil; halkın ödediği vergilerle inşa edilmiş kamusal bir mirastır. 30 yıllık bu ipotek kararına karşı tek ses olmalı ve bu kararın karşısında durmalıyız” dedi.