GÜNDEME BAKIŞ - İzmir’de 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen ve 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından afetzedelerin yaşadığı mağduriyetler gündemdeki yerini koruyor. Deprem sonrasında kamu kurumları tarafından belirli sayıda konut teslim edilmesine rağmen özel alanda kalan, orta ve az hasarlı binalarda yaşayan ya da kentsel dönüşüm sürecine giren vatandaşların ekonomik ve idari sorunlarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. CHP Bayraklı İlçe Başkanı Didem Gültekin, depremzedelerin yaşadığı sorunlara ve çözüm önerilerine ilişkin açıklama yaparak yetkililere çağrıda bulundu.


KREDİLER YETERSİZ, MALİYETLER ARTIYOR


Depremzedelerin karşılaştığı temel sorunlara dikkat çeken Gültekin, güçlendirme kredilerinin yetersiz kaldığını ve bazı bölgelerde zemin yapısının güçlendirmeye elverişli olmaması nedeniyle vatandaşların binalarını yenileyemediğini ifade etti. Dünya Bankası kredisi ve mevcut kentsel dönüşüm kredilerinin de artan inşaat maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Gültekin, ödemesiz dönemlerin kısa, taksitlerin ise vatandaşların ödeme gücünün üzerinde olduğunu kaydetti.
Yüklenici firmalarla yaşanan sorunlara da değinen Gültekin, bazı firmaların sözleşme şartlarına uymadığını, inşaatları durdurduğunu veya vatandaşlardan ek fiyat farkı talep ettiğini belirtti. Bu anlaşmazlıklarda mahkeme süreçlerinin uzun sürmesi ve idari yaptırımların yetersiz kalmasının mağduriyetleri artırdığına dikkat çekti.


KREDİ ÜST LİMİTİ 4,5 MİLYON TL OLSUN


Depremzedelerin finansman sorunlarının çözülmesi için kredi üst limitlerinin güncel inşaat maliyetlerine göre yeniden düzenlenmesini isteyen Gültekin, kentsel dönüşüm ve bina yenileme kredilerinin 4-4,5 milyon TL seviyesine çıkarılmasını talep etti. Dünya Bankası ve kentsel dönüşüm kredilerinde uygulanan 1 yıllık ödemesiz sürenin en az 2 yıla uzatılmasını isteyen Gültekin, düşük gelirli ve emekli depremzedeler için uzun vadeli, faizsiz veya sembolik faizli özel konut kredisi modellerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


MÜTEAHHİTLERE KAMUSAL DENETİM TALEBİ


Yüklenici firmalarla vatandaşlar arasında yaşanan sorunların önüne geçilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyelerin koordinasyonunda sözleşmelere yönelik kamusal denetim mekanizması oluşturulmasını isteyen Gültekin, inşaatların yarım bırakılmasını engelleyecek teminat zorunluluklarının ve idari yaptırımların artırılmasını talep etti.


ZEMİN ETÜTLERİ VE YAPI ENVANTERİ ÇAĞRISI


Güçlendirilmesi mümkün olmayan orta hasarlı binalar ve problemli zeminlerde bulunan yapılar için özel rezerv alan ve emsal artışı sürelerinin uzatılmasını ya da sosyal konut projelerinin devreye alınmasını isteyen Gültekin, ilçe ilçe yürütülen yapı stoku envanteri ile mikrobölgeleme ve zemin etüdü çalışmalarının hızlandırılmasını talep etti. Çalışmaların şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Gültekin, yıkım ve imalat süreçlerinde asbest ile çevre kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine karşı yasal kontrollerin de başlatılmasını istedi. Ayrıca 6306 sayılı Kanun kapsamındaki muafiyetlerin eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu.


ÜCRETSİZ HUKUKİ VE PSİKOLOJİK DESTEK İSTEDİ


Depremzedelerin hukuki mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar bünyesinde ücretsiz hukuki danışmanlık ve arabuluculuk birimleri kurulmasını isteyen Gültekin, vatandaşlara yönelik sürekli ve kontrollü psikolojik destek hizmetlerinin başlatılması gerektiğini de ifade etti. Afet gönüllüsü eğitimlerinin koordineli biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu.


“TÜM YETKİLİLERİ SOMUT ADIM ATMAYA DAVET EDİYORUZ”

Foça’da Fıçı’dan sert mesaj: Konuşacak çok şey var ama…
Foça’da Fıçı’dan sert mesaj: Konuşacak çok şey var ama…
İçeriği Görüntüle


İzmir’in dirençli bir kent haline gelebilmesi için yerel yönetimlerin, bakanlıkların ve sivil toplum kuruluşlarının tek bir koordinasyon merkezinde buluşması gerektiğini belirten Gültekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


“İzmir’in dirençli bir kent haline gelebilmesi ve 30 Ekim felaketinin izlerinin tamamen silinebilmesi için yerel yönetimlerin, bakanlıkların ve sivil toplum kuruluşlarının tek bir koordinasyon merkezinde birleşmesi şarttır. Depremzedelerimizin yalnız ve sahipsiz bırakılmadığı, güvenli ve insanca yaşam alanlarına kavuştuğu bir İzmir için tüm yetkilileri acilen somut adımlar atmaya davet ediyoruz.”