GÜNDEME BAKIŞ - İzmir’in Urla ilçesinde doğa mücadelesi sürüyor. Demircili Koyu’na izinsiz şekilde çekilerek sökülmek istenen “Gökbey” isimli hurda geminin kaldırılması için pazar günleri düzenlenen nöbet eylemleri bugün de devam etti.

Eylemciler, doğa ve kıyı ekosistemi için risk oluşturduğunu belirttikleri geminin bir an önce Aliağa’daki gemi söküm tesislerine gönderilmesini talep etti.

"KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL"

Eyleme katılan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan da yaptığı konuşmada yaşanan çelişkiye dikkat çekti.

Balkan, belediye ekiplerinin koyda gerçekleştirdiği çevre temizliği nedeniyle haklarında dava açıldığını ve ağır cezada yargılandıklarını belirterek, buna karşın hurda gemiyi koya izinsiz şekilde getiren kişi ve kurumlar hakkında herhangi bir işlem yapılmamasını eleştirdi.

Balkan, “Biz doğayı temizlediğimiz için yargılanıyoruz, ancak bu gemiyi kaçak şekilde buraya getirenler hakkında hiçbir yaptırım uygulanmıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil” diyerek sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.

"BU İŞ SİYASETİN ÜSTÜNE ÇIKMALI"

Geçtiğimiz hafta tüm siyasi partilere yaptığı çağrıyı hatırlatan Balkan, “Bu iş artık siyasetin üstüne çıkmalı. Her hafta bekliyoruz. Buraya gelin dedim. Ednan Vekilimiz geldi. Deniz Yücel vekilimiz mecliste önerge verdi. Mahmut Atilla Kaya vekilimizin teknesi burada bağlı. O da, ‘o gemi oradan kalkacak nokta’ dedi. Ben vekilimize tekrar sesleniyorum. Bu 3 nokta oldu. Artık süreyi kısaltayım.” ifadelerini kullandı.

"630 MİLYON DOLARA YAPILAN OTOYOL SATILIYOR"

Başkan Balkan, otoyolun özelleştirilmek istenmesine de tepki göstererek, "Otoyol ücretli olacak. İzmir'e gidiş-geliş bin 500 lira. Otoyola 630 milyon dolar harcanmış yapılırken. Yol işletiliyor, yolun bir sıkıntısı var mı, herkes burayı kullanıyor çalışıyor. O otoyol şuan satılıyor. Yap, işlet, devret modeli ile de değil bu. Şimdi arka köyün üst tarafında ormanlık alanda 600 villa yapmak istediler, gittik dün dava açtık. Dün yine askıya çıktı. 200 villa yapmak için tarım arazilerini aldılar ve askıya çıkardılar. Çeşmealtı'nda herkesin oturduğu yerde marina yapmak istiyorlar. Gülbahçe Köyü'nde bulunan mesire alanı var oraya TOKİ yapılmak isteniyor. Çekin elinizi artık bu bölgenin üstünden. Burada yaşayan insanlar alarm veriyor. Diyorlar ki burayı bizim isteklerimiz doğrultusunda beraber tasarlayalım. Ama yukarda masa başında ormanlık alanları imara açmak villa yapmak ne demek alan mı bitti burada. İlla ağaç kesmek mi zorundasınız? Yapılan her iş yanlış olur mu? Bu kadar yanlış bir planlama bu kadar yanlış yönetim bu kadar kasıtlı katliam olamaz. Herkesi buraya sahip çıkmaya davet ediyorum. Bizim Urla'mıza doğamıza denizimize sahip çıkmak için makama ihtiyacımız yok. Biz inadına Urla'mızı doğamızı korumaya devam edeceğiz" dedi.