Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’e gelerek Tarihi Havagazı Fabrikası’nda açıklamalarda bulundu. Türkiye’de başlıca şikayet konusunun ekonomi ve yoksulluk olduğunu anlatan Babacan, “İlk sırada ekonomi ikinci sırada adalet toplumda şikayet konusu olmuş durumda, sağlıkla, eğitimle ilgili sorunlar büyüyerek devam ediyor. Herhangi bir alan kalmadı ki şurada işler iyi gidiyor diyebileceğimiz. Kendi içimizde sıkıntılar büyüyor ama bölgemizde de zor dönem yaşıyoruz. İsrail’in başlattı ABD’nin sürdürdüğü operasyon insan haklarına aykırı. Senin elinde silah var, sen bana saldırmadan ben sana saldırayım gibi uydurma bir gerekçe yok. Operasyonun başladığı ilk gün şiddetle kınadık. Bu operasyon geçici bir ateşkes il de olsa durursa ekonomik ve güvenlik etkiler geçici olur ama aylarca devam ederse her geçen gün bölgede güvenlik kaygısı artar, ekonomi olumsuz etkilenir. Petrol ve enerji sevkiyatlarındaki sıkıntılarla fiyatların artacağı döneme gireceğiz. Biz diplomasi, barıştan yana olmak zorundayız. Tek bir sivilin, kadının, çocuğun zarar görmesi kabul edilir değildir. İnsanlıktan yana kaygımızın diri olması lazım” dedi.
“TÜM BELEDİYELERE EŞİT DAVRANDIM”
İktidarda bulunan AK Parti ve ana muhalefette bulunan CHP’den gelen “Engelleniyoruz” çıkışlarını değerlendiren Babacan, “Ege’nin incisi İzmir, Türkiye’mizin kıymetli illerinden birisi. İktidarın ‘Ben bir türlü İzmir’de tutunamıyorum’ bakışıyla İzmir’le ilgili yapıcı projelere sıcak bakmamasıdır. Buradaki iradeye rağmen işler yapıyor olması üzücü. Destek istersiniz verenler olur vermeyenler olur ama bir iktidar seçildikten sonra gücü elinde tuttuğu dönemde herkese adil hizmet sunmak zorunda. Şehirler arasında adaletle hareket etmek zorunda. Biz asla ayrımcılık yapmayan bir tutumla yürüdük. Belediyelerin projelerine hangi parti diye bakmadık. Olacak iş oldu, olmayacak olmadı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlarının hazine ile ilişkisi çok oldu, bazıları hayatta değil. Rahmetli Piriştina bizi ziyaret etti, konuştuk, objektif kriterlere göre belediyeler böyle bir destek var. O dönemde Hazine şu projeyi engelledi diye bir şey duymadınız. Tüm belediyelere eşit adil davrandım. O dönemde Ankara Büyükşehir Belediyesi uygulamaya katılmak istemedi, aynı partideniz. Çok sert yaptırımlar yaptık ve Hazinenin kurallarına uymak zorunda kaldı. Ekonomi o dönem çok iyiyken, ilçelere doğalgaz gidecek, Cumhurbaşkanı mitinglerde söz vermeye başladı, böyle olmaz dedim. Kriter koyacağımızı söyledim, nüfus sınırı koyduk, yüzlerce ilçede şartları yerine getiren her ilçeye doğalgaz gitti. Adil yönetim bunu gerektirir. İktidar halk desteğini kaybettikçe ‘Bana kim destek verirse ben ona hizmet ederim’ demeye başladı” diye konuştu.
“İTTİFAKIMIZ GENİŞLEYEBİLİR”
“Bir ittifakın içinde yer alacak mısınız” sorusunu da yanıtlayan Babacan, “Cumhur ve Millet İttifakı vardı, Cumhur İttifakı iktidar, yaptıkları yanlışları görüyoruz. CHP’deki yönetim değişikliğinde sonra CHP Türkiye ittifakı üzerinden yürüyor, yani diğer siyasi partilerle işimiz yok, seçmenle ittifak kuracağız diyorlar. CHP ittifak kapısını kendi kapattı, eski modele dönmek isterlerse kendi vereceği karardır. Bundan bağımsız olarak biz 1,5 sene önce, Türkiye 2 kutuplu siyasete hapsedilmemeli. İktidar ve ana muhalefet tekeli var, bunlardan birine mecbursunuz gibi dar bir alana hapsolmamalı dedik, Yeni Yol grubunu kurduk. 3 siyasi parti ortak çalışması… Önümüzdeki dönemde seçim ittifakına dönebilir. Birlikteliğin farklı partilerle genişletilmesi, farklı siyasetçileri bu birlikteliğin içinde görmeniz mümkün. Biz iktidarla da ana muhalefetle de mesafeli Türkiye’nin önüne iddialı bir seçenek koymak” açıklamasında bulundu.
“BELEDİYE BAŞKANLARI YÜZDE 100 HATASIZ DİYEMEYİZ”
Son dönemlerde belediyelere yönelik operasyonları da değerlendiren Babacan, “Belediyelere yapılan operasyonların siyasi olduğunu düşünüyor ama konuları da bilmiyoruz. İçlerinde yanlış işlere bulaşmışlar da vardır, hangileri, dürüst belediyecilik kaygısı ile iş yapıyor, hangisi iktidar belediyelerinin içine düştüğü yanlışlara düşmüş bunun iddianamelerle incelenmesi lazım. Ne kadar usul açısından yanlış gördüğümüz, siyasi gördüğümüz konular da olsa esas konusunda belediye başkanlarının yüzde 100’ü hatasız deme durumunda değiliz. Belediyelerin şeffaf çalışması, hesap vermeye hazır olması lazım. Belediye mevzuatı gri alan içiyor. Parti teşkilatlarından gelen baskılar dürüst çalışma niyetinde olan belediye başkanlarını bile yoldan çıkartabiliyor. Birçok belediye iktidarla rantta anlaşıyor, rant ittifakları oluşuyor, muhalefet ve iktidar anlaşıveriyor. İzmir’de de görüyorsunuzdur. Biz buna karşıyız. Temiz yönetim niyeti olursa İzmir olursa mümkün ama siyasetçiler 3-5 kazanan olsun, onu da aramızda bölüşelim diyorsa siyasetçiler biz buna karşıyız. Biz bu işlerin nasıl düzeleceğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.
“CEZAEVİ ALANI PROJESİNİ DOĞRU BULMUYORUM”
Babacan Buca Cezaevi planlarına ilişkin ise şunları kaydetti:
Tamamen beton yığınına dönüştü. İnsanların nefes alabilecekleri yer yok. Deprem alanları için özel bir çalışma gerekiyor. Ama rant buna izin verilmiyor. Bu projeyi doğru bulmuyoruz. Yakından takip ediyoruz.
İl Başkanı Mahmet Aybar Uygur ise, “Tarihi alanlarda kötü sürece gidiyoruz. Buca de yeşil alan kalmadı. Yasalar bu konuda açık. Her türlü yasal alan varken kapalı kapılar alanlarda protokol yapılıyor. Bu alanlar miras değil emanettir. Deva partisi olarak hukuksal ve toplumsal anlamda çaba içerisindeyiz” dedi.