Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - 9 günlük bayram tatilinin erken duyurulması, Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden Alaçatı’da rezervasyon hareketliliğini artırdı. Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, tatil döneminde doluluk oranlarının yüzde 80’lere ulaştığını, son dakika rezervasyonlarıyla bu oranın yüzde 100’e yaklaşmasını beklediklerini söyledi. Sezona umutlu başladıklarını belirten Ünsal, siyasi ve ekonomik dalgalanmaların turizm sektörü üzerindeki kırılgan etkisine dikkat çekerken, Alaçatı’nın yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını vurguladı. Plajlardaki fiyat politikalarının da bu yıl değiştiğini ifade eden Ünsal, “Alaçatı’nın dünyanın en ucuz yeri olmak gibi bir iddiası yok ancak her bütçeye uygun tesis ve restoran var” diyerek bölgeye yönelik pahalılık algısına yanıt verdi. Başkan Ünsal, Türkiye’nin gündemine oturan mutlak butlan kararının ise yerli turisti etkilemediğini ifade etti.
OTELLERDE DOLULUK YÜZDE 100’E YAKLAŞIYOR
9 günlük tatilin öncesinden duyurulması nedeniyle rezervasyonlarda ciddi bir artış olduğunu ifade eden Ünsal, “Normalde böyle uzun tatillerde misafirlerin geliş tarihleri belli günlere sıkışırdı. Mesela 9 günlük bir tatilse, bunun içinde 3 gün yoğun olurdu; memleket ziyareti falan filan gibi nedenlerle. Ama bu tatilde enteresan bir şekilde otellerin neredeyse tamamı dolu. Uzun konaklamalar yok; yani 9 günlük konaklamalar yok ama rezervasyonlar eşit şekilde bölünmüş durumda. Mesela 3-3-3 şeklinde… Tatilin tamamına yayılmış vaziyette yüzde 80’lere varan bir doluluk var. Bir de hep söyleriz zaten; bizim Alaçatı bölgesinde, Çeşme’de rezervasyonlar genellikle son dakika gerçekleşir. Dün ve bugün gelen rezervasyonlarla da bu oranın yüzde 100 doluluğu yakalayacaklarını düşünüyorum. Bayram iyi geçiyor” dedi.
“BEKLEDİĞİMİZ RAKAMI BULDUK”
Bayramda istedikleri doluluk oranlarını yakaladıklarını ifade eden Ünsal, “Beklediğimiz rakamı bulduk. İklim de gayet iyi. Beach’ler de açılışlarını yaptı, birçoğu açıldı. Bu da tatilciler için önemli bir kriter. İşletmelerin de büyük bölümü açıldı; restoranlar vesaire” diye konuştu.
MUTLAK BUTLAN TURİZMİ ŞİMDİLİK ETKİLEMEDİ
CHP’de mutlak butlanın kamuoyunda geniş yer bulmasının turizmi etkilemediğini ifade eden Ünsal, “Dediğim gibi, bu 9 günlük tatil daha öncesinden duyurulduğu için rezervasyonlar zaten gerçekleşmişti. Bu konuya ben de önem veriyorum. Bugün zaten ‘Herhangi bir iptal vesaire var mı?’ diye ona da baktım. Çünkü bu gelişmelerin sıralaması tatil planlarından sonra oldu. Ama elbette endişemiz var. ‘Bundan sonraki süreçte bundan etkilenir miyiz?’ diye düşünüyoruz. Çünkü her ne olursa olsun, tatil yapmak isteyen birinin o durumun içinde yer alan biri olduğunu düşünelim mesela; mecburen iptal etmek zorunda kalabilir. Maalesef ülkemizde turizm sektörü çok ince bir çizgiye bağlı. Geçen yıl yangın, susuzluk, su kesintileri gibi konulardan dolayı problemler yaşamıştık. Bu sene iyi bir başlangıç oldu, güzel gidiyor derken bu durum çıktı karşımıza. Umarım etkilemez. Çünkü turizm sektörü en hassas sektörlerden biri; ülkedeki ekonomik ve siyasi krizlerden, çalkantılardan doğrudan etkileniyor” diye konuştu.
YAZ SEZONU İÇİN UMUTLAR YÜKSEK
Yaz sezonu ile ilgili beklentilerinin yüksek olduğunu ifade eden Başkan Ünsal, “Sezonla ilgili durum da bayramdaki gibiydi. Güzel ve erken rezervasyonlar alıyorduk; hâlâ da alıyoruz. O yüzden bu seneye dair ümidimiz yüksek. Tabii bizde döviz kurunun sabit kalması, rakip ülkelerle aramızda ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Ama buna rağmen güzel rezervasyon oranları söz konusu. Yanı başımızdaki savaş tartışmaları… Bizim bulunduğumuz konumdan dolayı Antalya ile bizim durumumuz biraz farklı. Antalya gibi etkilenmiyoruz bu süreçten. Ama Antalya’da da şöyle bir durum oluyor: Eğer Antalya dış pazarda istediği oranı ve doluluğu yakalayamazsa iç pazara yöneliyor. O zaman bizim rekabet etme şansımız kalmıyor. Bu da bizi etkiliyor. Yani iç pazardaki rekabetten dolayı sıkıntı yaşıyoruz. Şu ana kadar savaştan kaynaklanan herhangi bir iptal ya da olumsuzlukla karşılaşmadık” değerlendirmesinde bulundu.
“SADECE DENİZ, KUM, GÜNEŞ YOK”
Ünsal, “Diğer taraftan zaten tanıtım faaliyetlerimizi de bu yönde geliştiriyoruz. Diyoruz ki: Bizim bulunduğumuz bölge, destinasyon olarak her anlamda çok yüksek zenginliklere sahip. Çünkü bizde sadece deniz, kum, güneş yok. Burada sanat var, kültür var. Burası aslında 12 ay boyunca turizme uygun bir yer. Bunu olabildiğince fazla dış pazarda anlatmaya çalışıyoruz. Bu yıl bununla ilgili faaliyetlerimiz çok yoğun. Şu güne kadar herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadık. Daha da artması yönünde çabalarımız devam ediyor. Yazla ilgili beklentimiz de iyi yönde” ifadelerini kullandı.
YABANCI TURİST SAKİN DÖNEMLERİ TERCİH EDİYOR
Ünsal, “Ağırlıklı olarak iç pazardan talep alıyoruz. Bunu yüksek sezon için söylüyorum. Yüksek sezonda Alaçatı, iç pazar ve yurt dışında yaşayan gurbetçi misafirlerimizden oluşuyor. Yabancılar zaten normalde de sezon öncesi ve sezon sonrası, daha sakin olan dönemi tercih ediyor. Bu bizim için de daha iyi aslında. Çünkü sezonda zaten bir şekilde dolulukları yakalıyoruz. Önemli olan o süreyi uzatabilmek. Yabancı turistlerle ilgili artış olduğunda da bu yönde avantaj sağlamış olacağız” dedi.
PLAJLARDA FİYAT POLİTİKASI DEĞİŞTİ
Plajlarda yüksek giriş fiyatları tartışmaları hakkında konuşan Ünsal, “Bir de plajlarla ilgili genelde Alaçatı’da sıkıntı olurdu. Fiyat politikası vesaire… Plajlarımız da politika değiştirdi. Birçoğu ya giriş ücreti almıyor ya da çok sembolik rakamlarla ilerliyor. O yüzden pahalılık konusu bu sene çok karşımıza çıkmayacak. Aslında öyle olmadığı hâlde de bu algı vardı. Alaçatı’nın kaderi bu. Yani ben basındaki arkadaşlardan da bunu defalarca rica ettim ama herhâlde bir haber değeri yaratıyor diye gidip en pahalı yerdeki en pahalı şeyi ortaya koyuyorlar. Sanki Alaçatı’nın tamamı böyleymiş gibi bir algı oluşuyor. Hele ki konaklama konusunda… Bakın, şu an bir internet sitesine girip İzmir yazın, fiyatları düşükten yükseğe doğru sıralayın; en düşük fiyatlarda Alaçatı çıkar. Yani İzmir’deki kötü yerlerden bile daha düşük fiyata otel bulabilirsiniz. Aslında her tüketicinin kullanabileceği, fiyatı uygun konaklayabileceği, yemek yiyebileceği ve tatil yapabileceği seçenekler var. Bir de Alaçatı’nın zaten dünyanın en ucuz yeri olmak gibi bir iddiası yok. Her kategoride tesis var, her kategoride restoran var. Herkes bütçesine göre tercih yapabilir” diyerek sözlerini tamamladı.