CHP'den istifa ederek bir süre bağımsız kalan ve ardından AK Parti'ye katılımıyla siyaset gündemini sarsan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, hakkındaki tartışmalara ilk kez bu kadar net ve sert yanıtlar verdi. Geçmişte yaptığı "AK Parti'ye geçmem için milyonda bir ihtimal yok" açıklamalarından, partideki "mutlak butlan" sürecine; yeni parti girişimlerinden, CHP yönetiminin ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun yönelttiği ağır usulsüzlük suçlamalarına kadar her şeyi açıkça masaya yatıran Tugay, İzmir'de yalnız bırakıldığını vurguladı. Kılıçdaroğlu'nun "Aday yapmayın uyarısında bulunmuştum" ve "Usulsüzlük yaptı" iddialarına karşı ateş püsküren Tugay, yüz yüze görüşmelerde kendisine hak verildiğini belirterek, "Madem bu kadar kötüydüm, niye beni her defasında kabul ettiniz, partiden atsaydınız?" dedi.

'ÖNCE ÖZ ELEŞTİRİ YAPMALARI LAZIM'

- Son günlerde hem Özgür Özel'in hem de Kemal Kılıçdaroğlu'nun sizinle ilgili "Ben zaten Özgür Özel'e aday yapılmaması gerektiğini söylemiştim" gibi bir açıklaması oldu. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Biraz önce arabada yolda gelirken gazetelere baktığımda gördüm; Özgür Özel zaten cevabını vermiş. Kemal Kılıçdaroğlu, akıl almaz söylem ve tutumlar içinde, bu ifadeyi rahatlıkla kullanabilirim. Çünkü ben partiye geçme kararı vermeden daha bir hafta 10 gün öncesine kadar bana haber gönderip "Cumhuriyet Halk Partisi'ne geri gel, katıl" çağrısında bulunuyordu. Hem yeni kurulan partiden hem de Cumhuriyet Halk Partisi'nden pek çok insan sürekli beni partiye davet ediyordu ve bunlar genel başkanların görevlendirdiği kişilerdi. Şimdi hal böyleyken, ben AK Parti'ye geçtim diye birden bire nasıl bu kadar kötü bir adam oldum? Gerçekten anlam veremiyorum ve utanmaları gereken laflar ediyorlar. Dönüp bir sorsunlar kendilerine: "Biz Cemil Tugay'ı ne kadar sahiplendik? İzmir'i ne kadar sahiplendik? İzmir'de nasıl siyaset yaptık? Cemil Tugay'ın arkasında ne kadar durduk? Onun ve belediyenin sorunlarıyla ne kadar ilgilendik?"

'O DÖNEM ÖYLE DÜŞÜNÜYORDUM'

- "AK Parti'ye geçmem için milyonda bir ihtimal bile yok" demiştiniz. Bugün AK Parti'ye geçmiş olmanız bu sözlerinizi tekrar gündeme getirdi. O gün ne değişti de bu noktaya gelindi?

Bir bakanla görüşmek için Ankara gittiğimde "AK Parti'ye mi geçiyorsun?" diye sorulmuştu. "Milyonda bir ihtimal bile yok" demiştim. Çünkü gerçekten o gün öyle düşünüyordum. Kesinlikle dünyamda öyle bir şey yoktu. Ben tamamen İzmir'in işlerini konuşmak için gitmiştim oraya ve konuştuğumuz da sadece belediyeydi, İzmir'di; İzmir'le ilgili konulardı. Buna rağmen sürekli "AK Parti'ye mi geçeceksin?" sorularına maruz kalınca kesin bir dille yalanlama ihtiyacı duydum. Onun için o ifadeleri kullandım. O zaman gerçekten öyleydi ve öyle düşünüyordum yani. Sonraki zamanda siyaseten çok farklı şeyler oldu. Hepimizin şahit olduğu mutlak butlan kararından sonra, yani CHP'nin bu şekilde yönetilmesi halinde halkın da desteğini önemli ölçüde kaybedeceğini de bildiğim için oradan istifa etme kararı verdim. O kararı verdikten sonra da tabii "Yeni bir parti kurulursa oraya geçerim" gibi bir düşüncem de vardı.

İÇİME SİNMEYEN ÇOK ŞEY VARDI'

- Evet o süreçte yeni bir parti kurulması konusunu ilk dile getirenler arasındaydınız.

Aslında ben bugün daha çok belediye başkanlığından, İzmir'den bahsetmek istiyorum ama siyaseten konuşacak olursak Cumhuriyet Halk Partisi'nin eski haliyle toplumun geniş kesimlerine hitap edecek bir parti olmadığını ve biraz parti içerisindeki o uzun yılların biriktirdiği yükler nedeniyle de onlardan kurtulmadıkça kendisine gerçekten halka ulaşacak yeni bir kimlik tanımlayamayacağını, dolayısıyla yeni bir kadroya, yeni bir programa ihtiyacı olduğunu çokça konuştum, çokça dillendirdim. Fakat ne yazık ki Yeni Parti'de de içime sinmeyen şeyler oldu. CHP'de yaşanan son gelişmeler ve parti yönetimine ilişkin görüş ayrılıkları siyasi geleceğimi yeniden değerlendirmeme neden oldu. Bunlardan dolayı açıkçası bağımsız devam etmeye karar verdim o günkü şartlar içerisinde

YENİ Partili Güç'ten 'Cemil Tugay' açıklaması: “İstifa edene kadar eylemlerimiz sürecek”
YENİ Partili Güç'ten 'Cemil Tugay' açıklaması: “İstifa edene kadar eylemlerimiz sürecek”
İçeriği Görüntüle

YAPAYALNIZ MÜCADELE ETTİM

- CHP'den istifa ettiğiniz dönemde yalnız bırakıldığınızı mı söylüyorsunuz?

Burada neler neler yaşadım ben! İzmir'in en büyük yatırımlarından biri olan 4. Faz'ın açılışına dahi gelmediler. İşçi eylemlerinde doğru düzgün arkamda duran olmadı, yapayalnız mücadele ettim. Buna benzer bin tane konu var. Aslında çok şey söyleyebilirim ama bunları gerçekten geçmişte bırakmak istiyorum. Yine de beni suçladıklarının onda biri kadar kendilerine öz eleştiri yapmalarını beklerdim, dilerdim. Ama bırakın öz eleştiri yapmayı, dün Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı gibi düpedüz iftira atmaya başladılar. Bugün Özgür Özel de çıkıp söylemiş; Kılıçdaroğlu'nun "Bana 'Onu belediye başkan adayı yapma' diye bir şey söylemedi" dediğini belirtmiş. Düşünün, iki tane insan, ikisi de genel başkan; birisi çıkıp "Ben böyle bir şey söyledim" diyor, diğeri "Hayır, öyle bir şey söylemedi, utandım bu kadar yalan söylenir mi" diyor. Hakikaten korkunç bir duru istiyorum. Yine de beni suçladıklarının onda biri kadar kendilerine öz eleştiri yapmalarını beklerdim, dilerdim. Ama bırakın öz eleştiri yapmayı, dün Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı gibi düpedüz iftira atmaya başladılar. Bugün Özgür Özel de çıkıp söylemiş; Kılıçdaroğlu'nun "Bana 'Onu belediye başkan adayı yapma' diye bir şey söylemedi" dediğini belirtmiş. Düşünün, iki tane insan, ikisi de genel başkan; birisi çıkıp "Ben böyle bir şey söyledim" diyor, diğeri "Hayır, öyle bir şey söylemedi, utandım bu kadar yalan söylenir mi" diyor. Hakikaten korkunç bir durum.

İNSANLARI KANDIRIYOR'

Ya Kemal Kılıçdaroğlu'na bir Allah'ın kulu şunu sormalı: Çıkmış, "Falanca inşaat şirketine satış yaptı, bu yüzden usulsüzlüğü var" diyor. Olayın yaşandığı dönem, benim belediye başkanlığına gelmemin üzerinden henüz 6-7 ayın geçtiği bir zamandı. Ben o olaydan sonra 4,5 sene daha belediye başkanlığı yaptım. Kılıçdaroğlu bu konuyu bana sordu, defalarca anlattım ve izah ettim. Hatta en sonunda bana, "Senin suçun yok, biliyorum" diye cümle kurdu. Vallahi billahi bunu yaptı, yüzüme böyle söyledi. Peki, madem öyle; aynı Kemal Kılıçdaroğlu'nu, bugün bana "Sen usulsüzlük yaptın" diye utanmadan suçlama yapmasının öncesinde ben en az 30 kez ziyarete gittim, görüştüm. Madem bu kadar usulsüzlük yaptım, sen bana bir disiplin işlemi uygulasaydın ya da en azından kapını kapatıp randevu vermeseydin! Her defasında kabul ettin, oturdun, konuştun. Madem ben bu kadar kötüydüm, niye beni kabul ettiniz? Partiden atsaydınız o zaman! Çünkü öyle bir tablo çiziyor ki, sanki dünyanın en kötü ve en ahlaksız insanı benmişim gibi bir hava yaratıyorlar. İnanamıyorum gerçekten. Dün o konuşmayı duyduğumda çok sarsıldım; insan bu kadar olmamalı dedim. Gerçeklerin tamamen dışında, insanları kandırmaya, kışkırtmaya ve beni karalamaya yönelik asılsız laflar sürekli söylenip duruyor.