Hale YILDIRIM / GÜNDEME BAKIŞ - AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, CHP'nin İzmir'de bazı konular üzerinden yalan siyaseti yaptığını öne sürdü. "Elektrik fabrikası yandaşlara peşkeş çekiliyor" dediler. Ne oldu? Bugün İzmir valiliğimiz protokol imzalıyor! Orayı devletimizin imkanlarıyla çok güzel bir eser haline getireceğiz. Hani nerede peşkeş?" diyerek şunları söyledi:

12D8487C 3F0C 48Dc 9049 3F317F5Ba5Dd

"İzmir limani yalanı! "İzmir limanı araplara satılıyor" dediler. Ne oldu? Varlık fonu ve albayraklar grubu; yani bizim kendi yerli sermayemiz, limanı işletmeyi devralıyor. Oraya milyarlık altyapı yatırımı yapılacak. Şehrin içine yıllardır bir hançer gibi saplanan o limanı tekrar şehirle barıştıracağız! Bu CHP’lilerin hiç istemediği o güzel şey olacak. Liman tam kapasite çalışacak! Esnaf kazanacak, liman kazanacak, İzmir kazanacak! 3. İzmir çevre yolu yalanı! Baktılar diğer yalanları tutmuyor, yine yalan makineleri ortaya çıktı ve İzmir çevre yolu'nun özelleştirileceğini iddia ettiler! Dertleri sabahtan akşama direksiyon sallayan taksiciyi, nakliyeciyi, esnafı paniğe sürüklemek. Ama yalanları anında ellerinde patladı! Ben de bu iftiralara karşı ilk günden çok net cevabımı verdim: “Müthiş iddia değil, müthiş yalan!” dedim.


KÜLLİYEN İFTİRA


İzmir çevre yolu'nun ücretli olacağı külliyen iftiradir! Karayolları genel müdürlüğümüz de noktayı koydu.


ÇANKAYA OTOPARKI ÜZERİNDEN TUGAY'A YÜKLENDİ


AK Partili İnan, yıkımına karar verilen Çankaya Otoparkı tartışması üzerinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a çok sert yüklenerek şunları söyledi:

"Gelelim çankaya otoparkına! Biz sizin niyetinizi çok iyi biliyoruz! Meslek fabrikasi'nda tam 4 kere tahliye kararı varken, o kararı çiğnemek için elinden geleni ardına koymayanlar; konu çankaya otoparkı olunca, konu esnafın ekmeği olunca birden hukuku hatırlayıp "yargı kararı var, işletemeyiz" diyorlar. Sevsinler sizin adalet anlayışınızı. İzmirli gerçeği bilsin. Otoparkın yüzde 46 buçuğu belediye, yüzde 46 buçuğu vakıflar, yüzde 7'si Ziraat Bankasi'dır. İşletme ve sorunu çözme yetkisi belediyede olduğu için diğer kurumlar "alın yetkiyi, projeyi çizin, binayı güçlendirin, her türlü yükümlülüğü de kabul ediyoruz" diye belge verdi. Peki bu belediye ne yapti?


HİÇBİR ŞEY YAPMADILARZ


Tam 1,5 yıl boyunca hiçbir şey yapmadan yattı! Sonra da ortaklarına tek bir bilgi dahi vermeden, basına bir haber sızdırarak 1 Ocak 2026 itibarıyla kapıya kilidi vurdu! Şimdi soruyorum sizlere. Binada hiçbir sıkıntı yokken, gidip 7 Ocak 2021'de mevcut yönetmeliklere uymadığı gerekçesiyle binaya "riskli yapı" şerhini koyduran bizzat bu belediyedir!

MADEM RİSKLİYDİ NEDEN İŞLETTİNİZ

Madem bina riskliydi, siz 2026 yılına kadar bu otoparkı neden işlettiniz? Esnafın ve vatandaşın canını yıllarca neden tehlikeye attınız? Acaba belediye kendi kullandığı diğer tüm binalarda da bu kadar hassas mıdır? Bina 4 ayrı bloktan oluşuyor, üstelik bir bloğu da sapasağlam çıkmış. Otoparkı tamamen kapatıp kemeralti esnafını boğmak yerine, etap etap güçlendirme yapmak pekala ihtimaller dahilindeydi. Malum süreçleri uzatmasalardı çözüm çalışmaları belediye tarafından zamanında yapılsaydı, bugün o güçlendirme çoktan başlamıştı! Üstelik belediye onay yazılarının altına utanmadan "hiçbir mali ve idari yükümlülüğü kabul etmiyoruz" yazıyor. Kat maliki olarak süreci başlatan ve bu işin bu kadar uzamasına sebep olan belediyenin sorumluluktan kaçması mümkün değildir! Şimdi de çıkmışlar pişkince esnafa akıl veriyorlar; "gidin vakıflara yürüyün, gidin ziraat bankasına yürüyün" diyorlar. Yahu insaf. Yıllarca Ziraat Bankasi mi işletti bu otoparkı? Vakıflar mı işletti? Siz işlettiniz! Kaymağını siz yediniz, şimdi de kapıya kilidi siz vurdunuz. Esnafın ekmeğiyle oynayanın, kendisini boğanın kim olduğunu çok iyi biliyor; elbette size yüreyecekler!
İHALEYİ YAPTILAR
Ama esnafımız merak etmesin; sahipsiz değilsiniz! Vakıflar bölge müdürlüğümüz gerekli sorumluluğu üstlenmiş, inisiyatifi almış, performans proje ihalesini yapmış ve ilgili firma çalışmalara başlamıştır. Onlar mazeret üretir, onlar yikar; biz yaparız!
HALKA TEPEDEN BAKANLARA...
Esnafın onuru ve "tip" meselesi tüm bu haksızlıklar yaşanırken; çankaya otoparkı kapanmasın, bu şehrin kalbi Kemeraltı can çekişmesin diye sadece ekmeğinin peşine düşen, anayasal ve demokratik hakkını arayarak egemenlik evi'ne yürüyen esnafımıza, bu şehrin büyükşehir belediye başkanı ne dedi biliyor musunuz? inanılması güç ama kameraların önünde aynen şunu söyledi. “tiplerinden, hallerinden nasıl insanlar olduklarını anlıyoruz ” dedi! Buradan, o fildişi kulelerinden halka tepeden bakanlara, o kibir abidelerine sesleniyorum: Siz Esnafın tipine, kılığına kiyafetine bakınca ne görüyorsunuz bilmem ama biz o esnafa baktığımızda; sabahın ayazında kepengini besmeleyle açan alnı ak, başı dik insanları görüyoruz! Biz o esnafa baktığımızda; bu ülkenin omurgasını, evine helal rızık götüren nasırlı elleri görüyoruz! Şunu çok iyi bilin: bizim esnafımızınz o tozlu, o yağlı, o lekeli önlükleri; sizin o parlatılmış ayakkabılarınızdan, sizin o kibirli yüreklerinizden bin kat daha temizdir.

NOBRAN ZİHNİYET
Esnafi dış görünüşüyle, kılık kıyafetiyle yargılayan, halkını böylesine hor gören bu nobran zihniyet, İzmir'in demokratik ve hoşgörülü ruhuna en büyük ihaneti etmiştir! Sen o oturduğun yumuşak koltukta, o sırça köşkünde, tipini beğenmediğin, küçümsediğin bu Esnafın ödediği vergilerle, bu Esnafın alın teriyle saltanat sürüyorsun. Önce haddini bileceksin! Bu şehrin belediye başkanıysan önce bu şehrin emektar Esnafına saygı duymayı öğreneceksin. İzmir kimsenin arka bahçesi, kimsenin "çantada kekliği" değildir! Sandığın anahtarı artık ideolojik kutuplaşmada değil, esnafımız dükkanının önündeki asfaltın kalitesindedir! İzmirli hemşehrilerimiz; ideolojik sloganlar değil, çukursuz yollar ve çalışan bir altyapı istiyor. Ankara’nin veya siyasi elitlerin masa başı kavgaları, Kemeraltı esnafımızın, Karşıyaka çarşısının gündemi değildir! Biz, halkın umursamadığı kavgaların değil, halkın her gün çektiği çilenin sözcüsü olacağız! Esnafımız çukurdan, çamurdan, kokudan ve bu vizyonsuzluktan kurtulacağı günün hasretini çekiyor.