GÜNDEME BAKIŞ - 21. AGRO EXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını açtı. Fuar ‘hayat veren su’ temasıyla gerçekleştirilecek. Açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Ürün, İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz ve çok sayıda sektör temsilcisi katılım sağladı.
BAŞKAN TUGAY: “2 MİLYAR İNSAN SAĞLIKLI BESLENEMİYOR”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay fuarın açılış konuşmasında, “İzmir bir tarafında tarihsel olarak tarım şehri. Diğer tarafında da fuarların şehri. Atatürk’ün İzmir’e verdiği bir görevdir. Fuarcılıkla ülkemizin gelişmesine katkıda bulunma görevi verdiği şehirdir. Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın ise 4 büyük tarım fuarından birini gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl 120 binin üzerinde ziyaretçi fuara katıldı. Bu yıl 520 firma ve 150 bin ziyaretçi ağırlayacağız. Bayındır, Foça, Tire, Bergama gibi ilçelerimizden fuara otobüs hatları koyacağız. Veri temelli üretim modelleri ve su verimliliğini arttıran teknolojiler fuarda sergilenecek. Dünya zorunlu bir dönüşüm süreci içerisinde. Dönüşümün ana arterlerini doğru okumak zorundayız. Gıda krizi, iklim ve su krizi artık birbirinden ayrılmıyor. Tüm dünyanın yaladığı ve gelecekte bizi tehdit edeceğini bildiğimiz sorunlarımız. BM verilerine göre dünyada 673 milyon insan açlıkla karşı karşıya. 2 milyar insan ise sağlıklı beslenemiyor. Bu sorun her geçen yıl artacak. Gezegenin bir derece ısınması gıdada yüzde 10 verim kaybına yol açıyor. Su krizi çok konuştuğumuz konulardan birisiydi. Yazın bir damla yağış almadık. Tarihin en kurak yıllarından birini geçirdik. Sürekli azalan yağışı hep beraber yaşadık. Su krizi en açık şekilde gelen tehditlerden biri. İzmir ölçeğinde bakıyoruz ama Türkiye genelinde böyle: Son 60 yılda ülkemizden 240 gölden 186’sı kurudu. Önümüzdeki 2 temel zorunluluk var. Teknolojik gelişime ayak uydurmak zorundayız. Toplumun tüm katmanlarının katılımıyla doğru ve ortak adımlar atmalıyız. İzmir’in yüzde 30’u tarım arazilerden oluşuyor. Türkiye’nin en güçlü üretim havzalarından birine sahibiz. Hayvansal tarımda 2. Sıradayız. Kentimizde 1 milyon büyükbaş hayvan var. İzBB olarak hacmin gerekliliklerine yakışır bir şekilde hareket etmeye çalışıyoruz” dedi.
TUGAY’DAN ÇİFTÇİYE 1 MİLYARLIK DESTEK SÖZÜ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen projeleri anlatan Tugay, “Kırsal planlama daire başkanlığı kurduk. Bu adımı kentin çeperlerine daha hızlı ulaşmak için attık. Tarımsal hizmetler daire başkanlığımız devam ediyor ama yeterli görmedik. Bu nedenle bu daire başkanlığını kurduk. Tarım ve gıda komisyonu oluşturduk. Bu komisyon tarım politikaları ve gıda güvenliğini tartışmak için kuruldu. Bunların çok önemli olduğunu bilmenizi isterim. Türkiye gibi bir ülkede dışarıdan alımlara ihtiyaç duyması üzerine hepimizin düşünmesi gereken bir durum. Çiftçilerimiz yaşlanıyor. Gençler köylerinde kalmayı tercih etmiyorlar. Çiftçilerin ortala yaşı 58 oldu. Beydağ’da bir köyde muhtar bana, ‘çocuklarımız burada bahçemiz olduğu halde asgari ücretle bir yerlerde çalışmaya gidiyorlar, bunu durdurmalısınız’ demişti. Arkadaşlarımızla beraber pilot seçtiğimiz bölgelerde gençlerin terk etmemesi için neler yapabiliriz diye çalışıyoruz. İzmir tarımı geliştirme merkezinde eğitimler veriyoruz. 21 ayda Büyükşehir Belediyesi olarak 694 milyon liralık destek sağladık. 2026’da desteği 1 milyar liraya çıkaracağımızı vaat ettim ve arkasındayım. Önümüzdeki yıl 1,5 milyara çıkaracağız. Çiftçilerimizi yalnız bırakmayacağız. İZMAR’ları kurduk. Önümüzdeki yıl sayısını 50’ye çıkarmayı hedefledik. Şehrin her tarafından talep ediliyor. Üreticiden aldığımız ürünü tüketiciye verdiğimiz marketlerden gurur duyuyoruz. Bizim yönümüz, rotamız belli. Üreticinin ve şehrimizin yanında olmak. İzmir’in kendine yeten bir şehir olması için çalışıyoruz” dedi.
ULUSOY: “REZERV SUYUMUZU TÜKETMEYE BAŞLADIK”
İYİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, “Tarih boyunca tarım için toprak, insan ve su iyi yönetilmelidir. Türkiye bu 3 unsuru kötü yönetiyor. Köylerimiz gittikçe boşalıyor. Orman köylüsünün durumu daha kötü. Köyde yaşayan nüfus yaşlandı. Biz toprağı ve insanı yönetemedik. Suda durum daha vahim. Yer altı suyunda da Türkiye karar vermek zorunda. Rezerv suyumuzu tüketmeye başladık. Türkiye, insanını doyurmak zorunda mıyım değil miyim diye bir karar vermeli” dedi.
SOLAKOĞLU: “ÇİTÇİLİK KÖLELİK HALİNE GELDİ”
CHP Tarım ve Orman Politikaları Başkanı Sencer Solakoğlu, “Herkes çiftçilik konuşuyor ama kimse çiftçiyi konuşmuyor. Çiftçilik Türkiye’de kölelik haline geldi. Herkes sürdürülebilirlikten ve gençlerin girmesinden bahsediyor. Bir genç neden köye gelip üretim yapsın? Çiftçi olarak yıllardır zarar etmeye ve köle düzeninde tüccarın kazandığı sistem içerisinde bize nasıl yer ayrılıyor? Bunu herkesin sorması gerekiyor. Üretim yapacaksak önce ihtisaslaşmamız gerekiyor. Herkes sepetin içerisine ürün koyuyoruz. Biraz inek, domates, biber, mısır… Hangisinden tutturursak ondan para kazanırız diye. Kusura bakmayın bundan sürdürülebilirlik çıkmaz. Biz şunu vaat ediyoruz, üreticiler hak ettiği değeri cebine koyabildiği, köle değil patron olduğu Türkiye için sonuna kadar çalışacağız. Üretimi planlamazsak, kooperatifleşmeye yönlendiremezsek olmaz. Mevcut kooperatiflerden bahsetmiyorum. Şu anki kooperatiflerden cebimize para girmiyor, müdürler kazanıyor. Bugün biz İzmir’de tüm dünyaya İzmir tulum peynirini satamıyorsak ayıbımızdır. Bu ayıbın sebebi köleliğe mahkum edilmiş çiftçilerdir” ifadelerine yer verdi.
ÖZPOYRAZ: “ÇİFTÇİLERİMİZ ORGANİK TARIMA YÖNELDİ”
İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, “Agro Expo kararlılıkla büyüyen bir markadır. Bu markanın binlerce katılımcıyı buluşturan organizasyona dönüşmesi arkasında vizyon bulunduğunu açıkça gösteriyor. Tarım ve teknoloji temelli uygulamaların benimsenmesi artık bir zorunluluk. Bunun gereği olarak önem verdiğimiz Dikili, Bayındır ve Kınık organize tarım bölgeleri projeleriyle katma değeri yüksek ürünler üretmeyi hedefliyoruz. İzmir yenilikçi yaklaşımı ile dönüşümün öncüsü olmaya hazır bir kent. 629 kıyı şeridimiz ile su ürünleri yetiştiriciliği için doğal üretim alanlarımız var. Çiftçilerimizin organik tarıma yöneldiğini de ayrıca paylaşmak istiyorum” diye konuştu.
TUNCER: “İHRACATI 50 MİLYON DOLARA ÇIKARABİLİRİZ”
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, “İklim krizinin etkileri küresel tarımın belirleyici faktörü haline geldi. Beklenmedik hava olayları, kuraklık üretim planlamasını zorlaştırıyor. İklime dayalı tarım küresel bir zorunluluk. Teknoloji tarımın en büyük kaynağıdır. Tarım daha fazla bilgi, yazılım temelli bir yapıya dönüşüyor. Tarım küresel bir sistemin parçası. Kuraklık başka ülkelerdeki fiyatları etkileyebiliyor. Gıda güvenliği daha stratejik hale geliyor. Bizim coğrafyamız mirasa sahip. Ülkemiz 4 mevsimi aynı anda yaşayan, ürün çeşitliliği yüksek nadir ülkelerden. Son 2 yıldır 33 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarabiliriz. Bu nedenle fuarlar önem taşıyor” dedi.
ÜRÜN: “TARIM STRATEJİLERİNİ GELİŞTİRMEK ZORUNLULUK”
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hakan Ürün ise konuşmasında, “Tarımsal üretimin hayati önemi küresel ekonomide anlaşıldı. Her geçen gün artan zorluklar azalan üretici sayısı gıdanın sürdürülebilirliği riskini gündeme getirdi. Dijitalleşmenin olmazsa olmaz olduğu konuşulsa da biliyoruz ki tarım ve hayvancılık hala en stratejik sektörlerin başında gelmektedir. Taş devrine de dönsek tarım ve hayvancılık ulusal bağımsızlığın temelidir. Bu da kendine yeter ülke olmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu tarım sektörünün milli gelirdeki payı yüzde 5 civarındadır. Bu farkındalıkla kurulma süreci devam eden Tarıma Dayalı İhtisas Bölgelerimizin yeni yatırımcılarla buluşmasının önünü açıyoruz. Milyonlarca metrekarelik alanlarda yeni yatırımcılar için altyapı çalışmalarımız devam etmektedir. İzmir’in artacak üretim potansiyeli bugünden fuarın değerini arttırmaktadır. Sektörün çözüm bekleyen önemli konuları var. Pek çok alanda teknolojik gelişime ihtiyaç var. İklim krizini hissettiğimiz İzmir’de tarım stratejileri geliştirmek bir zorunluluktur” dedi.
ERDALLI: “SGK BORCU YOKTUR İSTENMEMELİ”
İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, “2025 yılında yaşadığımız afetlere rağmen çiftçiler üretmeye devam etti. Bu yıl çiftçilerden SGK borcu yoktur istenmesi zor durumda bırakıyor. Bu belgenin istenmemesini talep ediyoruz” dedi. Orion Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Tan ise, “Fuarcılığın kalbi İzmir’de bu buluşmayı gerçekleştirmenin hazzını yaşıyoruz. Agro Expo tarımın geleceğine yön veren vizyon merkezi. Bu yıl 2026 yılı için belirlediğimiz tema tercih değil zorunluluk. Neden su? Çünkü biliyoruz ki toprak ana ise su onun hayatıdır. Su yoksa tohumun, gübrenin, traktörün, fidanın anlamı yok. Bugün dünya ülkemiz ve şehrimiz iklim krizi ile sınav veriyor. Kuraklık uzak bir ihtimal değil. Tarlamızdaki en somut gerçektir. Bu yüzden odağımız doğru sulama ve sulama teknolojileri. Vahşi sulama alışkanlıklarımızı tarihe gömmek zorundayız. Bu fuarda geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Amaç çiftçimizin bir damla suyu ziyan etmemesidir. O bir damla çocuklarımızın geleceğidir” dedi.






