GÜNDEME BAKIŞ - Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Mart ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Meclisi EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu idaresinde gerçekleştirildi. Geçtiğimiz günlerde Albayrak Grubuna devredilen Alsancak Liman’ı Meclis gündemine geldi. Made in Europe Antlaşması’na değinen Yorgancılar, “Enflasyon, krediye erişme ve yüksek faiz savaşla birlikte devam ediyor. MB toplantılarında faiz indirimi yapılmadı. Savaşın gidiş sürecine göre indirmekten ziyade aynı seviyede kalması bile gelecek açısından önemli. Mevduat faizleri bugün 42’lere kadar çıkmış durumda. Made in Europe kapsamında ülkemiz ürünleri Avrupa menşeili sayıldı. Sanayimiz adına çok önemli bir riski şimdilik bertaraf ettik. Henüz tasarı komisyondan geçmedi. Bu geçerse aynı tasarının içinde devletimizin açmış olduğu ihalelerde ‘yerli üreticide yüzde 15 iade var’ diye madde var ve bunun kalkma durumu var. Gerçekleşmesi uzun vadede beklenen Mercosur Antlaşması 1 Mayıs itibariyle uygulamaya alınacak” diye konuştu.
“SAVAŞ BİTSE DE GERİYE DÖNÜŞ YILLAR ALACAK”
ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ekonomiye etkisine değinen Yorgancılar, “Savaş haritasına bakınca coğrafyamız savaşın en fazla yaşandığı coğrafyalardan biri. Politika ve temaslarla bu savaşın içine girmedik, inşallah girmeyiz. Savaşta bir tek silah satıcıları kazanıyor. Her saldırıda insan kaybı oluyor. Basra Körfezi’ne inen ve bölgeye yayılan savaşın kara savaşına dönüşmesi halinde planlar yeniden yapılmak durumunda kalacak. Politik konuşma ve temaslarla bu savaşın sonlandırılması önemli. Nükleer santral ve nükleer silah riski var. Etrafımız nükleer santral ve silahlarla çevrili. Her fırsatta tehdit haline dönüşüyor. Olası sızıntılardan dolayı çok büyük bir tehlikeyi barındırıyor. Hürmüz Boğazı’nın bu kadar önemli olduğunu savaşta öğrendik. Boğaz küresel ticaret sisteminde büyük aksamalar yaşandı. Boğazdan binlerce gemi geçiyormuş, kimsenin farkındalığı yokmuş. İran boğazı kapatınca dünya buranın ne kadar önemli olduğunu anladı. Ülkelerin bölgeye bağımlılık oranları yüksek seviyedeler. Birçok ülke stokları azalınca enerji kısıtlamalarını gündeme getirdi. Akaryakıt satışlarında kısıtlamalar getirildi. Yurtdışına fuara gittiğim zaman mazot 1,74 idi, Pazar günü 2,14 oldu, geçen gün 2,40 Euro’ya kadar ulaştı. Servis ve tedarik zinciri fiyatlarını olumsuz etkileyecek. Asya’da yaşanan olası zincirleri bozabilecek bir öneme sahip bu boğaz. İran burada petrol ve su tesisleriyle tehdit ediyor. Ülkelerin su ihtiyacı denizden karşılanıyor. Enerji ve suyun olmadığı ülkede yaşamın ne kadar zor olacağını tahmin edebiliyoruz. Bugün savaş bitse ve barış sağlansa, geriye dönüşü yıllar alacak. Bu süre zarfında petrol fiyatlarının savaş öncesi duruma düşemeyeceğini hepimiz biliyoruz. Bugün iyileşme olsa petrol fiyatları 80-85 dolara kadar iner. Kartların yeni baştan karılacağı bir süreçte olacağız” ifadelerini kullandı.
“İZMİR SANAYİSİ İSTİHDAM PAYI GERİLİYOR”
İzmir üzerinden ekonomiye değinen Yorgancılar, “İzmir’de sanayide istihdam payı azaldı. Ticarette tedavi edilebilir zararlar her zaman olmuştur. Kontrolümüz dışında olan aksilikler olabilir. Çevremizdeki savaşlara dair hiçbir etkimiz yok. Desteklenmek sonuna kadar sanayicinin hakkı. Eşit dağıtım olsaydı sanayicinin bugün gücü olacaktı. Sanayicilere elektrik ve doğal gaza zam yapılmaması gerekiyor. Otoyolların ücretsiz kullandırılması gerekiyor. KDV iade süreci hızlandırılmalı. Vadeli alışverişlerde doğan KDV’lerin vade tarihinde tahsis edilmesi gerekiyor. Körfez ve savaş bölgesine ihracat yapamayan firmalar için kredi ödemelerinde kolaylık sağlanması gerekiyor. Çiftçiler için gübre ve akaryakıta ilave devlet katkısı verilmesi gerekiyor. Devletimiz ve hükümetimiz bazı konularda destek veriyor. İmalat sanayi finansmanı ve istihdamı koruma programı üzerinden destekler veriliyor. Ticaret Bakanlığı da elektrikli araç ve türevleri alanlarında destekler verecek” ifadelerini kullandı.
“İZMİR LİMANINA ÇİVİ ÇAKILMADI”
Yorgancılar, geçtiğimiz günlerde işletme hakkı devredilen Alsancak Limanı ile ilgili, geçmiş dönemleri hatırlatarak, “Alsancak Limanı günlerdir konuşuluyor. Herkes bir şeyler anlatıyor. Türkiye’nin en önemli limanlarından biri. Neden gözden düştü? Gözden düşmesinin sebebi büyük tonajlı gemiler buraya giremiyor. İzmir Körfezi’nin girişinde ‘pelikan’dan içeri girince gemi yolu var. Buradaki derinlik 11-12 metre. Yüksek tonajlı gemi için minimum 15 metre olması gerekiyor. Burada bir kazı yapılması gerekiyor. Kazı yapıldığında pisliğin atılacak yer olması gerekiyor. Ben denizci veya limancı değilim ama özelleştirmeye çıkınca İzmir’deki 70-80 tane iş adamı birleştik ve şirket kurduk. Arkas’ın başkanlığında kurduk. Bize bununla ilgili bilgiler verildi. Ben oradan öğrendim. Gemi gelip yanaşsa vinçlerin ekipmanları değişmesi lazım. İhaleye girdik şirketle, Mersin’deki limanı alan firma aldı ama verdikleri teminat mektubu yaktılar. Gidip Mersin Limanı’nı aldılar, o günden beri İzmir Limanı’na çivi çakılmadı. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur. Alternatif olarak Aliağa Limanı çıktı. Çandarlı Limanı konteyner elleçlemesi için ön plana çıktı. Çandarlı Limanı da yapılamadı. Çandarlı Limanı’nın yapılması Uzakdoğu’dan gelen 2 önemli grup var; biri Mersin’de. Biz Çandarlı’yı onlara verecekken onlar Pire’yi aldı. İzmir Limanı’nın yeni baştan konteyner ve kruvaziyer limanı olarak açılmasının büyük katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.





