GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi Ağustos Ayı Meclisinde AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, “AK Parti’nin tek İzmir gündemi var. Belediye işleyişinde aksayanları gündeme getirmek. İtfaiye araç alımı ile ilgili 13,5 milyon euroluk bir kredi ile alınan itfaiye aracını Levent Bey anlattı. Biz bu alımları önemsedik. Bu alımların kredisi İller Bankası tarafından İzmir’e özel sağlandı. Mürsel Paşa battı çıktısı için sağlanan bir krediydi. Bize kredileri engelliyorsunuz eleştirisi yapılıyordu. İZSU’ya sağladığımız 110 milyon kredinin dışında toplam 170 milyon euroluk krediyi anlattık. Bunların somutlaşan hallerin görüyoruz. Mürsel Paşa’da kredi kullanmama kararı alan yönetiminiz vardı. Keşke vazgeçmeseydiniz daha hızlı sonuç alınırdı. Bu kredi paketinin araç alımlarıyla ilgili pakete evrildi. Biz engelleme yapmadık. Bir engelleme değil sonuna kadar destek var. Bizim gündemimiz İzmir 38 milyon euroluk Mürsel Paşa’daki bir kredi paketini de onayladık. Bunlar bakanlığın dünya bankasından ve finans kuruluşlarından ülkeye sağladığı ve İzmir’e öncelik tanıdığı paketler” dedi.
AK PARTİLİ İNAN SAYESİNDE MUAZZAM BİR KÜTÜPHANE KAZANDIRIYORUZ
Meslek Fabrikası ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Partili Yıldız, “O günlerde Özgür Özel, Genel sekreterimizle ilgili, ‘takip ediyor’ demişti. İzmir’de Meslek Fabrikası ciddi bir kütüphaneye dönüştürdü. Bugün Meslek Fabrikası’nı İzmir’e kazandırıyoruz. Bu süreci baştan sonuna kadar takip eden Genel Sekreterimiz Eyyüp Kadir İnan sayesinde muazzam bir kütüphane kazandırıyoruz” ifadelerine yer verdi.
CHP’Lİ YETER: “BELEDİYELERİN MALİ YAPISININ NEDEN BOZULDUĞUNUN VERİSİ VAR”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Ağustos Ayı Meclisi, gündem dışı konuşmalarda söz alan CHP Grup Başkan Vekili Candaş Yeter ise, “Bir ilin veya ilçenin veyahut beldenin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuş ve karar organları seçmenler tarafından belirlenmiş olan belediyelerin giderek artan mali problemleri ile ilgili olarak kıymetli meclisi ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla söz almış bulunmaktayım. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünce 2013 mali yılından, 2024 mali yılına kadar hazırlanmış yıllık faaliyet raporlarını incelediğimizde, belediyelerin mali yapılarının neden bozulduğuna dair bazı veriler var. Bu verileri sizlerle paylaşmak istiyorum” dedi ve şu açıklamalarda bulundu:
“BELEDİYELERİN BAĞIMLI OLDUĞU SÜRECE İLERLEMEKTEYİZ”
2013 mali yılı için, belediyelerin toplam gelirlerinin içerisinde, vergi gelirlerinin payı yüzde 15,20 iken 2024 mali yılında bu oran yüzde 7,54’e düşmüştür. Yine 2013 mali yılı içerisinde, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, toplam bütçe gelirlerinin %14,83’ü iken 2024 mali yılında bu oran %9,06’ya düşmüştür. Belediyelerimizin öz gelirlerinin ne şekilde azaldığını gösteren önemli bir veridir bu. Diğer taraftan belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldığı payın toplam bütçe gelirlerine oranı 2013 mali yılında %51 iken, 2024 mali yılında bu oran %68’e çıkmıştır. Aslında genel bütçeden gelen pay artmamış, belediyelerin öz gelirleri azaldığı için maliyeden gelen pay oransal olarak artmıştır. Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliklerini sağlamak amacıyla uluslararası bir tasarıya da taraf olarak çıktığımız bu yolda, belediyelerin mali anlamda merkezi idareye doğrudan bağımlı olduğu bir sürece doğru hızla ilerlemekteyiz. Eğer önlem alınıp yasal bir düzenleme yapılmaz ise. 2464 sayılı bir yasamız var. Yasanın adı Belediye Gelirleri Kanunu, ismine bakınca belediyelerimiz açısından çok işlevsel gibi dursa da; bu yasa çerçevesinde elde edilen gelirlerin, belediyelerimizin toplam gelirleri içerisinde çok düşük bir orana tekabül ettiği hepimizin malumu.
“VERGİ VE HARÇLARIN KATILIM PAYI GÜNCELLENMEDİ”
Sebebine gelince, mezkur yasada yer alan vergi, resim, harç ve katılma paylarının büyük bir kısmı, 2013 yılından beri güncellenmemektedir. Örneğin, Büyükşehir belediyemizin bu yasa çerçevesinde elde ettiği gelir, toplam bütçe gelirinin %1’i bile değildir. Anlamını neredeyse yitirmek üzere olan bir Kanun. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu ile bina ve araziler için belirlenen vergi değerlerine ne şekilde müdahale edildiğini de hep birlikte yaşadık. Kaldı ki emlak vergisi gelirlerinin ilçe belediyelerimiz açısından ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. (Yurtdışı çıkış harcı, akaryakıta gelen ÖTV zammı) Özellikle büyükşehirlerimizde ciddi bir nüfus artışı var ve artan bu nüfus ile doğrudan bağlantılı olarak artan yapılaşma, belediyelerimizin hizmet ağını her geçen gün genişletmektedir. Genişleyen bu hizmet ağı ile doğru orantılı bir gelir artışının olması gerekirken, yıldan yıla gelirleri azalan, öz kaynak yaratma noktasında sıkıntı yaşayan ve finansmana erişimi giderek zorlaşan kurumlar haline gelmiştir belediyelerimiz. Belediyelerimize, yasal mevzuat ile yüklenen görev ve sorumlulukların her geçen yıl arttığını az önce ifade ettim. Bu artışın en önemli karinesi, 2013 mali yılından 2024 mali yılına kadar hizmet alımı yöntemi ile istihdam edilen personel sayısındaki artıştır.
“PERSONEL SAYISI 629 BİN 686’YA ÇIKTI”
Özellikle şu veriye dikkat buyurmanızı rica edeceğim. 2013 mali yılında tüm belediyelerimiz ve bağlı kuruluşlarında hizmet alımı yöntemi ile istihdam edilen personel sayısı 175.495 kişi iken, 2024 mali yılında, 629.686 personel sayısına çıkmıştır. Ciddi bir artış değil mi? Personel sayısındaki bu artış beraberinde neyi getirdi, büyükşehir belediyelerimizde mal ve hizmet alım giderlerinin toplam bütçe giderlerine oranı 2013 mali yılında %26,88 iken, 2024 mali yılı içerisinde bu oran %37,22’ye çıkmıştır. Hizmet alımı yöntemi ile personel istihdamının mal ve hizmet alımlarının içerisinde olduğunu herkes biliyordur. Büyükşehir belediyelerinin faiz giderlerine bakıldığında, 2013 mali yılı içerisinde faiz giderleri için harcanan tutar, toplam bütçe giderlerinin %2,62’sini oluştururken, bu oran 2024 mali yılında %5,01’e çıkmıştır. Faiz giderlerindeki bu ciddi artışın 2 temel nedeni vardır. Bunlardan birincisi, İktidarın ekonomi yönetiminin özellikle son yıllarda kötü diyemeyeceğim, çok kötü olması, ikinci nedeni ise belediyelerin öz gelirlerinin sürekli olarak azalması sebebiyle, hizmet ve yatırımların borçlanmak suretiyle yapılmasından kaynaklıdır. Cari transferler vatandaşlarımıza, ya ulaşım hizmetlerini sübvanse ederek dolaylı bir şekilde; ya da nakdi yardımlarla doğrudan sağladığımız desteklerdir. 2013 yılında büyükşehir belediyeleri için cari transferler harcamalarının toplam bütçe giderleri içerisindeki oranı %5,60 iken, bu oran 2024 yılında %10,32’ye çıkmıştır. Cari transferlerdeki %100’e varan artış oranının tek bir nedeni vardır.
“KÖTÜ EKONOMİK TABLO VE BU TABLONUN YARATTIĞI AĞIR YOKSULLUK”
Mal ve hizmet alım giderleri, cari transferler ve faiz giderlerinin düzenli bir şekilde artışının yarattığı ve aslında üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken üzücü bir sonucu oldu. Bu üzücü durum sadece İzmir Büyükşehir Belediyesini ilgilendirmemektedir. Tüm belediyelerimizi ve dolayısıyla Türkiye’yi ilgilendirmektedir. 2013 mali yılında büyükşehir belediyelerinin sermaye giderlerinin toplam bütçe giderlerine oranı %42,83 iken, 2024 mali yılında bu oran %31,93’e düşmüştür. Yani, büyükşehir belediyeleri her geçen yıl yatırım harcaması yapmaktan maalesef uzaklaşmıştır ve uzaklaşmaya devam etmektedir. Paylaştığım bu veriler çok açık bir gerçeği adeta gözlerimizin önüne sermektedir. Dolayısıyla, merkezi yönetim ve bu yönetimin yereldeki temsilcilerinin, belediyelerden hizmet ve yatırımlarını aksatmadan sürdürmelerini beklerken, az önce paylaştığım rakamsal gerçekliğe kafa yorup çözüm bulmaları gerekmektedir. Çünkü giderek kangrenleşen bu sorunun çözüm yeri Ankara’dır, çözecek kişi veya kurum ise iktidarın bizzat kendisidir.





