Büyükşehir’de tartışmalı meclis! Başkan Soyer: “Risk alıyoruz”
banner196

Halil İbrahim GÜLER / GÜNDEME BAKIŞ- İzmir Büyükşehir Belediyesi Kasım ayı olağan yedinci birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yönetiminde gerçekleşti. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (İZSU) Genel Kurulu’nun yapıldığı toplantıda 2021 Mali Yılı Bütçe Yılı Performans Programı görüşüldü.

BÜTÇE 3 MİLYAR 164 MİLYON
İZSU’nun 2021 Mali Yılı bütçesi 3 milyar 164 milyon 177 bin TL olarak açıklandı. Cumhur İttifakı’nın ret oyu verdiği bütçe mecliste oy çokluğu ile kabul edildi.

‘TAŞKIN VE YAĞMUR SUYU PROBLEMİNİ ÇÖZÜYORUZ’
Toplantıda, İZSU’nun 2021 bütçe taslağı ve performans programına yönelik söz alan CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu şunları söyledi: “İZSU’nun bir stratejik planı var. Bu stratejik plan ilke ve hedeflerinden bağımsız olmayacaktır. Çünkü bu stratejik plan Büyükşehir Belediye Başkanımızın ortaya koyduğu perspektifle örtüşmektedir. O hedefler de iZSU’nun İzmir halkına daha iyi hizmet etmesini sağlayacak hedeflerdir. İZSU İzmir’e içme suyu ve atık su hizmetlerinin ekonomik etkin verimli kaliteli adil erişim imkanıyla sürdürülebilir bir şekilde sağlamayı kendisine misyon edinmiş bir kuruluşumuzdur. Özel bir yassı vardır, kendi kaynaklarıyla kendi imkanlarıyla bu hizmeti sürdürmektedir. Bunu dışında bir kaynağı yoktur. Örnek verecek olursak ESHOT gibi büyükşehir bütçesinden bir aktarım almamaktadır. İzmir’in 11 ilçesinde vatandaşlarımız çeşmeden akan suyu kana kana içebilirler. İçemediğimiz ilçeler var mı? Var. Zaten İZSU’nun hedeflerinden biri de İzmir halkının 30 ilçede çeşmeden akan suyu kana kana içmesini sağlayacak önlemleri almak ve performansı ortaya koymaktır.  İZSU’nun hedefi içme suyu ve su arıtma işini doğru bir şekilde yapmak ve İzmir halkının hizmetine sunmaktır. 2021 yılı için de içme suyu hattında ve yönetiminde devam eden işler var, atık su çalışmalarında önemli faaliyetler sürdürülüyor. Görev süremizin sonunda 373 km yağmur suyu ayrıştırma hattını halletmiş oluyoruz. Körfeze kirlilik yükü bindiren bu meselenin yüzde 70’ini halletmiş oluyoruz. Yine körfezin kirlilik yükünü artıran önemli yerlerden biri de Üçkuyular Havzası. Bu da 2021 yılı sonunda bitiyor. Bu şekilde taşkın sorunu ve yağmur suyu problemini çözüyoruz.”

‘YÜZÜLEBİLİR KÖRFEZ MÜMKÜN’
Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’in ‘Yüzülebilir Körfez’ hedefine her gün daha da yaklaştıklarını belirten Özuslu, “Körfez konusunda eleştiriler geliyor ama körfez kirli değil. Çünkü Bakanlığın ortaya koyduğu standartlara baktığınızda kirli körfezden bahsedilemiyor. Ama bu daha iyileştirilebilir mi? Tabi ki. Sayın Başkanımızın yüzülebilir körfez hedefi doğrultusunda bu iyileştirme çalışmalarına devam ediyoruz. Dereleri doğru bir şekilde ıslah edersek, körfeze derelerden giden suları kontrol altında tutabilirsek körfezin kirlilik yükünü azaltacağımız anlamına gelir. Körfez, derelerle atık suyla kirletilmediği sürece körfez kendi kendini temizleyebildiği için yüzülebilir körfez hedefi hayal değil, mümkün! 68 arıtma tesisini yapmış bir belediyeyiz. Bu önemli. Çünkü İzmirli bu arıtmadan fayda görüyor. İZSU birçok arıtma tesisinin yapımı ile ilgili de faaliyet sürdürüyor. İZSU, atık suların arıtılarak tarımda kullanılması üzerine bir proje geliştiriyor.  İrsaliye hatlarıyla ilgili çalışmalar sürüyor, Foça’da tamamlandı. Kayıp kaçak oranımız yüzde 70’di, şimdi ise bu oran yüzde 50 azaldı.  Diğer çalışmaların da takipçisiyiz” diye konuştu.

‘YAŞADIĞIMIZ AHVAL ÜLKENİN YAŞADIĞINDAN FARKLI DEĞİL’
Ülke ekonomisindeki sorunların yerele de yansıdığına dikkat çeken CHP’li Özuslu, “Bizim yaşadığımız ahval ülkenin yaşadığından farklı değil. Döviz, elektrik fiyatları burada da artıyor. Bunlar ekonominin, iktidardaki siyasi yöneticilerin kendilerinin aldıkları önlemlerle yürüyen işler. İZSU da vatandaşın, İzmir’in su ihtiyacını kaliteli ve en ekonomik olarak sağlamakla görevli, kurumun ihtiyaçlarına girdilerine bakarak bir fiyat politikası belirliyor. İZSU’nun İzmir’in hakettiği kaliteli suyu en iyi şekilde sunabilmesi için bütün bu maliyetleri rasyonel olarak fiyatlara yansıtmak durumundadır. Bunun dışında Katı Atık Bedelleri İZSU’dan sorulmamalı. Vicdanen o faturanın içinde Katı Atık Bedeli’ni hesaba katarak kurum performansını değerlendirmemeli” ifadelerini kullandı.

‘DEVLETİMİZDEN PARA ALMAK İSTİYORUZ’
İller Bankası’ndan para alamadıklarını dile getiren Özuslu şöyle konuştu: “İZSU, 1 milyon 930 bin 625 aboneye hizmet veriyor. 1236 hektar hizmet alanı var. 30 ilçeye yılda 292 milyon metreküp su veriyor. Barajlardan, Devlet Su İşleri’nden bu suyu alıyoruz fakat devletimizden bir talebimiz var. Arkadaş, niçin bu suyu konutlara uygulanan en yüksek bedelle İZSU’dan alıyorsun? Konutlara uygulanan en yüksek baremden bize veriliyor, vermesin. En düşük fiyattan versin. İller Bankası kredilerimizi ne olur açın. İZSU’ya dünyanın birçok yeri para verirken biz İller Bankası’ndan para alamıyoruz. Biz devletimizden para almak istiyoruz. Bunu da dillendirmiş olalım.”

‘HİÇBİR DEREMİZDE KOKU YOK’
Koku tartışmalarına da değinen Özuslu, “Kokunun önemli noktalarından bir tanesi mevcut hatlar. Şehir içindeki kanalizasyon ağı. Yazın kuruma olduğunda buralarda biriken terrasubatlar koku yapıyor. Ancak o lokaldeki hattın kuruma sonucu olan bir koku, olabilen bir şey. Başka derelerden bir koku var mı? Hiçbir deremiz yok. Gidip yerinde inceleyebiliriz. Çiğli’de büyük tesisimiz var. Oranın bir çamur depolaması var. O çamurdan dolayı da bir koku yok. İZSU bunu iş edinmiş, önlemleri alınmış. Özellikle yazın bir koku geliyor. Çiğli’nin olduğu yerde tek tesis biz miyiz? Etrafımızda ne var? İzmir Büyükşehir Belediyesi oradan çıkan bacaları, atık suları kontrol edebiliyor mu? Hayır. Oradan geliyorsa ne yapacağız? Birlikte inceleyebiliriz” açıklamalarında bulundu.

‘DENGELİ BİR BÜTÇE’
Özuslu ayrıca, “Bu çıkan tabloda eksikleri, yapması gerekenlerin de bir arada tutarak ve hesap ederek İZSU’nun İzmir’e doğru kaliteli, rasyonel ve ekonomik hizmet etmek için ortaya bir perspektif koyduğunu belirterek bu yıl ki performans planının İzmir’imize hayırlı olmasını diliyorum. Bu bütçe ihtiyaçları kapsayan dengeli bir bütçedir” dedi.

HIZAL: DEVASA BÜTÇESİYLE…
Özuslu’nun konuşmasının ardından sözü AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal aldı. AK Parti grubu olarak bütçe ve performans programına ilişkin olumsuz görüş verdiklerini belirten Hızal, “Muhalefet olarak elbette ki eleştirilerimizi yapacağız ki iktidar doğru işler çıkarsın, İzmirli’nin leyhine olsun. İktidar hep yanlış mı yapıyor? Hayır. Yanlışı eleştirdik, doğrunun yanında olduk. Sayın Özuslu bugüne kadar yapılanlar, yaşanan sorunlar ve hedeflenen konuları anlattı. Belki ayrıştığımız durum o sorunların varlığı hususudur” dedi.
“Genel hatları belirlemek açısından İZSU’nun bütçesi nedir? Ne kadar parayı yönetecek?” diye konuşan Hızal, “İZSU’nun 2021 yılı tahmini gider bütçesi 3 milyar 164, gelir bütçesi 2 milyar 100 milyon. Bütçe açığı 1 milyar 64 milyon. 3 milyar gibi bütçeli bir İZSU’dan bahsediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 30 ilçesinin toplam bütçesi 5 milyar. Bu kadar büyük bir bütçeye hakim bir İZSU’dan bahsediyoruz. Sadece mesele İZSU’nun bütçesinin devasa olması değil, İZSU’nun bütçe açığının çok yüksek oranlarda olması değil. Asıl mesele İZSU’dan vatandaşın beklentisi ne? Vatandaş Körfez’i konuşuyor, sudan bahsediyor, yağmurlarla birlikte yaşanacak taşkın ve su baskınlarından bahsediyor, kokudan ve zamlardan bahsediyor. Vatandaşın konuştuğu bu meseleleri İZSU bu devasa bütçesiyle kaldırmak için ne kadar çaba sarf ediyor?” dedi.

‘YÜZEMEYECEĞİMİZİ GÖRECEĞİZ’
Körfez’e, suya, kokuya, zamlara, taşkınlara bakıldığında İZSU’nun yeterli bir performans göstermediğini söyleyen Hızal, “Önümüzdeki yıl performans programında da bu ışığı alamıyoruz. Daha önceki belediye başkanları bir hayal koydular, “Körfez’i temizleyeceğiz” dediler. Özellikle Sayın Aziz Kocaoğlu bir sirkülasyon kanalından bahsetti. Sayın Belediye Başkanı Tunç Soyer göreve başladı, hemen ertesinde ‘3 yıl sonra Körfez’de yüzeceğiz’ dedi. Biz ‘Körfez’de yüzeceksiniz ama bunun için ne gibi bir çaba sarf edeceksiniz?’ dedik. ‘Körfez kirletilmediği takdirde temizlenecek’ denildi. Şu anda bırakın temizliği İZSU eliyle kirleniyor. İzmirli’nin aklı karıştı; önceki önlem mi şimdi ki mi doğru? Umarım bu beş yıl sonunda bir beş yıl daha vade konulmaz. Körfez temizliğinde hiçbir faaliyet yapmadan ‘Biz 3 yıl sonra yüzeceğiz’ demek hayal olur. Bir yıl sonra hep beraber Körfez’de yüzemeyeceğimizi göreceğiz” açıklamalarında bulundu.

‘KAYNAĞINI DAHİ BULAMAMIŞ’
Konuşmasında koku sorununa da değinen Hızal, Özuslu’nun ‘Bizden kaynaklı’ değil açıklamalarına da yanıt verdi. AK Partili Hızal, “Koku denilince aklıma sayın başkanın seçimler öncesi dile getirdiği ‘Sorunu ortadan kaldıracağız’ denildi. Bu bir gelişme daha önce bu sorun olmadığı söyleniyordu. Şimdi ise bu sorun olduğu kabul edildi. Kokuyu ortadan kaldırmak adına İZSU ne yaptı? Koku problemi için harekete geçildi, Körfez’e açıldılar. Kokunun kaynağını bulamadılar. ‘Şaşkınlıkla izliyoruz’ denildi. 3 milyarlık bütçeye sahip İZSU kokunun değil giderilmesini, kaynağını dahi bulamamış. Sonuç muhtemelen yaz aylarında koku sorununu yaşamaya devam edeceğiz. Umuyorum en yakın zamanda bu problemi gidermek adına da önce kokunun kaynağını bulacağız. ‘Belki başka bir yerden sızıyordur’ demek doğru değil. ‘Ben oyumu aldım, kenara çekileyim’ demek doğru değil. Dolayısıyla umuyoruz ki koku sorununun en kısa sürede İZSU yetkililerince tespit edilip çalışmalar yapılmalı” dedi.

‘AKSA BİZ DE İÇECEĞİZ’
CHP grup Başkan vekili Özuslu’nun musluk suyu içmesine de değinen Hızal, “Aksa biz de içeceğiz” dedi. “Bu sahneyi izlerken Çernobil hadisesinden sonra çay içen bir bakan aklıma geldi” diyen Hızal, “Asıl mesele suyun çeşmeden su akmaması. Kiraz’da, Çeşme’de, Dikili’de, Foça’da akmıyor. Aksa biz de içeceğiz. Kiraz’daki su problemini defalarca anlattık. Sayın başkana meclis üyesi arkadaşlarımızla gittik. Biz kuyu açıyoruz ama kuyuda su bitiyor’ denildi. DSİ Kiraz’da 16 tane su kuyusu açtı. Bunlarda sorun yokken İzmir Büyükşehir’in açtığı kuyularda neden su bitiyor? Suya erişebilmek meselesinde İZSU’nun yatırım yapmadığını söyleyebiliriz. Artık içilebilir musluk suyu hayalini bir kenara bıraktık, musluklarından su akmayan İzmir gerçeği ile karşı karşıya kaldık” diye konuştu.

‘İKİ YIL GEÇTİ, İKİ YIL!’
“Kış aylarında inşallah bol yağmur yağar ve barajlarımız dolar” diyerek sözlerine devam eden Hızal, “Ancak biz taşkın ve su baskınlarından yaptığımız eleştirilerde biz yağmur duasına çıkmış bir muhalefet değiliz. Yağan her yağmur sonrası yaşanan her taşkında bu eleştiriyi ortaya koyacağız. Bu da bizim görevimiz. Dünyanın hiçbir gelişmiş kentinde olmayan bir sistemle işliyor. Elbette ki bu sadece bugünün sorunu değil ama bugün neler yapılıyor. Hat ihalesi yapıldığı söyleniyor. İki yıl geçti, iki yıl. Geldiğimiz nokta ihaleye çıkıldı ya da ihale hazırlığı bitti. Bir İzmirli olarak bitirdik demenizi beklerdik ama böyle bir sorunla karşılaştık” dedi.

“İZMİRLİ’Yİ ZOR GÜNLER BEKLEYECEK…”
Dünyada ve Türkiye’de yaşanan sorunlar nedeniyle ekonomik anlamda bazı sorunlar yaşandığını hatırlatan Hızal, “Bunlar nedeniyle de birtakım hadiseler yaşanıyor. Bunun yansıması ne kadar oluyor, bakalım. Sayın başkan göreve geldikten sonra suda indirim yaptı. İzmirliler suya indirim yapın’ dedi mi evet. Biz de dedik. Altı ay sonra suya zam yapıldı. Bir ocak 2020’de arkasında eylülde yüzde 40 ila 45 oranında zam yapıldı. 1 Ocak 2021 tarihinde yüzde 15, 1 temmuz itibariyle yüzde 25. Bu yıllar içinde toplamda yüzde 70 zam oluyor. Elinizi vicdanınıza koyun. Elektrik fiyatları yüzde 70 mi arttı, döviz yüzde 70 mi arttı? İZSU’nun bütçesinin yüzde 25’i personel giderlerine gidiyor. Yatırıma ayırdığı bütçe ne kadar? 837 milyon civarında bir rakam… Yani yüzde 25. Eğer siz bu üç milyarı doğru kullanmazsanız o zaman su problemi, kayıp kaçak problemi yaşanır. İzmir’de bir yıllık kayıp 600 milyon. Neredeyse yapılan yatırımın tamamı kadar. Bu kabul edilebilir mi? Acısını vatandaştan mı çıkarmak gerekiyor? O yüzden bu gider bütçesinin borçlanma yoluyla da elde etse de… Ki biz İZSU’nun yatırım odaklı borçlarına hep olumlu karşıladık. Ancak bu borçlanmayla elde edilecek bütçe doğru kullanılmalı. Aksi takdirde İzmir ve İzmirli’yi zor günler bekleyecek” açıklamalarında bulundu.

DEMİREL’İN SÖZÜYLE ÇAĞRI YAPTI
Son olarak Hızal, “İZSU birtakım kısıtlamalar yapıyor ama 99 araç alıyor” diyen AK Partili Grup Başkanvekili Hızal, “Çok merak ediyorum, ihtiyaç mı gerekli mi? Bu araçlar olmasa yapılan işler yapılmayacak mı? Bir taraftan 98 araç alıp suya yüzde 25 zam yapmak İzmirli’ye yapılan en büyük haksızlıktır. Biz AK Parti grup olarak meseleye böyle yaklaşıyor ve meselenin çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama açıklamalardan gördük ki sizin meselelere bakışınız bizden çok farklı. Rahmetli Süleyman Demirel’in bir sözü var hatırlatmak isterim, ‘Meseleyi mesele yapmazsanız o zaman mesele kalmaz’ dedi. Bizler meseleye mesele olarak bakıyoruz. Sizler meseleye mesele olarak yaklaşmıyorsunuz. Hep birlikte meseleleri mesele yapalım ve el birliğiyle bu İzmir’deki sorunları birlikte çözelim. Bizim eleştirilerimizi samimiyetle kabul edin, bizler de doğrularını samimiyetle kabul edelim. Sonuç olarak üç milyarlık devasa bir bütçe ama maalesef ki doğru yönetilmiyor. AK Parti grubu olarak gönül isterdi ki doğru bir bütçe ve performansla karşımıza çıkılsaydı. Bugün yanlış olduğunu düşündüğümüz, eksiklerini gördüğümüz bu tasarıya olumsuz yönde oy kullanacağız” diye konuştu.

MALİYETLER YÜKSELDİ
Suya yapılan zammın gerekçelerini açıklayan CHP Grup Başkanvekili Nilay Kökkılıç, “Su faturalarındaki maliyetler ile ilgili açıklama yapmaya ihtiyaç var. Kamuoyu bunları bilmeli. 2019 Eylül ile 2020 Eylül mukayese edildiğinde makine-ekipman-teçhizat giderleri, personel maliyetleri, mal ve hizmet alımları, yapım işleri maliyetlerinin ciddi oranda arttığı görülüyor. Örnek verecek olursak; enerjide yüzde 26, dövizde yüzde 40, devirde de yüzde 42 artış görülmüştür. Maliyetlerin bu kadar yükseldiği ekonomik şartlarda su fiyatlarının yüzde 15 gibi makul bir seviyede artırılmasını çok doğal karşılamak gerekiyor. İki kişilik bir ailenin 2020 Ekim ayına ait su ve elektrik faturalarını karşılaştırdığımızda elektrik faturası KDV dahil 94 lira, su faturası KDV dahil 78 lira olup su faturasının yalnızca 39 lirası su bedeli olarak İZSU’ya geliyor. Yani İZSU’ya giren bedel yalnızca 39 liradır, yaklaşık 30 lirası katı atık bedelidir o da İZSU tarafından ilçe belediyelerine kuruşu dokunulmadan aktarılmaktadır. Bunun çok açık ve net bir şekilde görülmesi gerekiyor” dedi.

SOYER ELEŞTİRİLERE TEK TEK YANIT VERDİ
Eleştirilere yanıt veren Başkan Soyer de,
“1 milyar 200 milyon civarında yatırım öngörüyoruz. Popülist olan bir belediye 2 milyar 160 milyon bir gider bütçesiyle borçlanmadan gidebilirdi. Biz risk alıyoruz. Bu rakamla yatırım yapıp borçlanıyoruz. Bunun popülizm olmadığını çok net ifade etmek isterim. Su fiyatlarına yapılan zamlar… Bunların yıllık karşılaştırılmasını mı yapacağız, 2 buçuk yılda bir zam belirleyip bunu mu karşılaştıracağız? 1 Nisan 2019’dan beri yapılan zam yüzde 26.75’tir. Üzerinde tartışılacak bir şey değil. Bu realite. Ocak ayından sonra da yapacağımız belli. Yüzde 15! Buradan yüzde 70’lere nasıl varıldı? Temmuz’da yapılacaksa, oturulur konuşulur. Daha gelmedik. Şu ana kadar yaptığımız zam yüzde 26,75. 18 ayda geldiğimiz nokta! Körfezin yüzülebilirliği üzerinden tartışma… Işık geçirgenliği yüzde 75, oksijen 5.71 miligram litre olmuş. Bu ne demek? Körfezin temizlenmekte olduğunun göstergesi... Çocukluğumda Göztepe’de balık yakalardık. Sonra uzun yıllar yakalanamadı. Ciddi kirlilik vardı. Tüm sahillerde çipura tutuluyorsa bu bir göstergedir. Çayların ve derelerin ağzındaki çamuru temizledik. Bu körfezin temizlenmesinde etki yarattı. Sirkülasyon kanalıyla ilgili şöyle bir tespit yaptık; 800 milyon bütçesi olan ve 200 milyon drenaj kanalı olan iki büyük rakam öncesinde önce körfezi kirletmeyelim dedik. 2021’de pis su ayrıştırma kanalına geçiyoruz. Sonrasında proje ihalesine çıkacağız. 376 kilometrelik bir proje. Önceliği kirletmemeye verdik. Doğanın kendisini temizleme gücünden yola çıkıyoruz. Körfez bunu yapacak ve temizlenecek. Beraber çalışmak zorundayız. Şakran 2022’de bitecek. Göreceksiniz, açılışını beraber yapacağız. Silaj üretiminde suyu çarçur ederek ayağımıza sıkıyoruz. İşin kolayına kaçtığımız için silajı keşfetmişiz. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Aklımızı başımıza toplayıp, hayvancılık için nasıl yem bulacağız, buna kafa yormamız lazım. Kuraklık konusunda seferberlik ilan etmeliyiz. İzmir’de ne yapacağımızı konuşmalıyız. Pandemiden sonra depremden sonra bizi belki bekleyen en büyük sorun kuraklık. Kasım oldu daha yağmur yok. Gece uykularımız kaçıyor” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.