Başkan Batur'dan 'Konak' hedefleri
banner196

Toplantının kentin gelişimi adına çok önemli olduğuna dikkat çekerek konuşmaya başlayan Batur, “Kente katkı koymuş, değer kazandırmış ve kazandırmaya devam eden siz değerli platform üyelerinin görüşleri ve önerileri bizler için çok önemli. Sizlerin desteğiyle şehrimizi hep birlikte kalkındıracağız” dedi. Konak’ta iki ana hedefe odaklandıklarını vurgulayan Batur, şehrin kentsel dönüşüme ve tarihi misyonunun ortaya çıkarılmasına ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Gültepe, Toros ve Levent mahallelerinde binaların ömürlerini tamamladığına, yeterli sosyal tesis ve yeşil alanın bulunmadığına dikkat çeken Batur, “Bizim birinci önceliğimiz, bu mahallelerimizdeki dönüşümü ve değişimini sağlamak. Daha önce hazırlanan planlar üzerinde revizeler yapıyoruz. Örneğin eski planda kişi başına 2.46 metrekare olan yeşil alan ve rekreasyon alanını biz 13.7’ye çıkardık. Bunun dünya standardı 11. Kentsel dönüşüm sadece binaları, beton blokları dikmek demek değildir. O alanda yaşayan insanların yaşam seviyesini belirli bir noktaya çıkarmalıyız. Kentsel dönüşüm zor bir çalışma ama biz zoru seviyoruz. Bu kentin dönüşüm bekleyen mahallelerine, Narlıdere modelini getireceğiz. Üstelik sadece bu bölge için de değil, Beştepeler bölgesi dediğimiz mahalleler, Tepecik ve Mersinli’ye kadar uzanan şeritte de büyükşehir belediyemizle uzlaşarak, odalarımızdan, kurumlardan görüş alarak bir çalışma yürütüyoruz” diye konuştu.

“EN BÜYÜK SIKINTI EKONOMİK KRİZ”
Kentsel dönüşümdeki en büyük sıkıntının ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz olduğuna dikkat çeken Batur, bu sürecin en çok müteahhitler ve gayrimenkul sektörünü etkilediğini belirtti. Batur, “Bu krizin en belirleyici verisini de sizinle paylaşayım: Konak Belediyesi’nde geçtiğimiz ay bir tane inşaat ruhsatı kestik. Böyle bir noktadayız ve bir felaket yaşanıyor. Biz sahada çalışmalara başlayana kadar inşallah önümüz açılır” dedi.

“ALTIN ÜÇGEN” PARLAYACAK
Konak’ın her köşesinden tarih fışkıran, kadim bir şehir olduğunu ifade eden Başkan Batur, “Altın Üçgen” olarak değerlendirilen Kemeraltı, Basmane ve Agora bölgelerine dikkat çekti. Bu bölgenin tarihi değerlerinin ortaya çıkarılması konusunda tüm paydaşlarla uzlaşı içinde çalışıldığına dikkat çeken Batur, öncelikli olarak bir yol haritasının çıkarıldığını vurguladı.

TARİH AYAĞA KALKIYOR
Konak Belediyesi’nin Tepecik’te tarihi bir binayı Roman Kültür Merkezi’ne çevirdiği belirten Batur, İkiçeşmelik Çeşmesi’nin ortaya çıkarılacağını, Selvili Han ve Büyük Demir Han’ın büyükşehir belediyesi işbirliğiyle restore edileceğini belirtti. Mirkelam Han, Çakaloğlu Han, Kıllıoğlu Hamamı, Kırım Tatar Evi, Silahhane Binası ve Kemeraltı’nda bulunan sinagogların ayağa kaldırılacağını söyleyen Batur, şöyle devam etti:

“SOKAKTA PAZARYERİ OLMAZ”
“Şehrimizdeki tüm kesimlerle ilişkilerimizi kuvvetlendirmek adına esnaf, engelliler ile sivil toplum örgütleri ve hemşehri derneklerimizi kurduk. Eşrefpaşa Hastanesi’nin arkasındaki alanı ‘Engelliler Köyü’ haline getiriyoruz. Zihinsel Özürlüleri Yetiştirme ve Koruma Vakfı’nın oradaki binalarını yeniliyoruz. Orada akşam bakım merkezimiz de olacak ve veliler çocuklarını bize emanet ederek, sosyal hayata dönecek. Bu bizi çok heyecanlandıran bir proje. Ayrıca sokaklarda pazar kurdurmayacağız. Kahramanlar Pazaryeri’ni, Kahramanlar Otoparkı’nın zemin katına taşıyoruz. Alsancak’tan da servis kaldıracağız. Eşrefpaşa Pazaryeri tarihi misyonu olan bir yer ve pazar kurulması yasak. Onu da yapacağımız alana taşıyacağız. Kadifekale’de sokağa kurulan pazarı da İkinci Kadriye Mahallesi’ne taşıyacağız. Çınarlı’ da güzel bir parkımız var; oraya da İzmir Türk Koleji’nden bağışlanan planetaryumu kuracağız.”

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE
Türkiye’deki belediyeler arasında ilk kez Konak Belediyesi’nin madde bağımlılığı komisyonu kurduğunu söyleyen Batur, “Konak, Türkiye’de en çok Roman vatandaşımızın yaşadığı bölge. Bu bölgelerde yaşanan en büyük sıkıntı, çocukların okula gönderilmemesi. Yaşadıkları mekânlar da oldukça kötü. Gençlerimiz uyuşturucu belasına yakalanıyor. Biz de bir komisyon kurduk. Ayrıca Oteller Sokağı’nda bize bağışlanan bir binayı da Madde Bağımlılığıyla Mücadele Eğitim Merkezi haline getiriyoruz” dedi.

“FUAR KENTİMİZİN DEĞERİ”
Başkan Batur, konuşmasının ardından kendisine yöneltilen soruları da tek tek yanıtladı. Kültürpark’ta düzenlenen bazı etkinliklerin gece geç saatlere kadar sürdüğüne, bölge halkının gürültüden rahatsız olduğuna dikkat çekilmesi üzerine Batur, “Fuar bizim fuarımız, kentimizin değeri ve bu sene de çok canlı. 10 gün sürüyor, biraz sabredeceğiz. Ancak şunu da belirtmek isterim ki; fuardaki müstecirlerle ilgili sözleşmeler fes ediliyor. Fuar yeni bir kimliğe bürünecek; özgürce insanların dolaştığı, binaların daha da azaldığı bir alan olmalı. Tunç Başkan’la aynı paralelde düşünüyoruz” dedi.

“TÜM PARKLARA BİRER BASKET POTASI”
Çocukların sokaklarda oynayacağı alanların çoğaltılması isteğini de değerlendiren Batur, “Bizim çocukluğumuz farklıydı. Annelerimiz, babalarımız bizi sokaktan zor alırdı. Şimdi bizim de çocuklarımızı sokaklara çıkarmamız lazım. Biz tüm parklara birer basket potası koyacağız. Çocukların spor yapması kadar güzel bir şey yok” diye konuştu.

KORDON’DA ÇİĞDEM SORUNU
Kordon’da yerlere çiğdem kabuklarının atıldığına işaret edilen bir başka soruya da Batur, şöyle yanıt verdi: “Kordon da çiğdem kentin bir gerçeği. Biz temizliyoruz, sabah yine aynı. Bu kültür ve eğitim meselesi. İzmir’de çocuklarımızı yetiştirirken bebeklikten itibaren bunu onlara öğretmeliyiz.”

“PAZARDAN SONRAKİ KİRLİLİĞİ GÖRMELİSİNİZ”
Pazar yerlerinin kaldırılmasıyla ilgili eleştiri üzerine de Batur, “Alışveriş kültürüne karşı değilim ama kapalı pazar yerlerinde de aynı birliktelik, dostluk sürer ancak kentin sokaklarında pazaryeri kurulmasına özellikle kent estetiği açısından sıcak bakmıyorum. Pazardan sonra alanlardaki kirliliği görmelisiniz, temizliği çok zor” dedi.

YENİ MİTİNG ALANI ÖNERİSİ
Gündoğdu Meydanı’nda yapılan etkinlik ve mitinglere ilişkin soruyu da yanıtlayan Batur, “Bu etkinlikleri İçişleri Bakanlığı ve İzmir Valiliği belirliyor; bizim yaptırım gücümüz yok. Ancak İzmir’de yeni bir miting alanı yaratmak zorundayız. İnciraltı’nda güzel bir miting alanı da var; bu etkinlikler o alanda düzenlenebilir” diye konuştu.

“İZMİR KÖY DEĞİL”
İzmir’in tepeler üzerine kurulan ve arsa üretimi konusunda sıkıntı yaşanan bir kent olduğuna dikkat çeken Batur, “Ankara ve Eskişehir’de çok güzel çalışmalar yapılıyor ama bu iki kent, gelişme alanlarını rahatlıkla sağlayabiliyor ve planlama anlayışını da ona göre geliştirebiliyor. İzmir de ayaklarını yere sağlam basarak, 1/25.000 ve 1/100.000’lik planlara ve anayasasına sağdık kalarak büyüyen bir kent. İzmir’e köy yakıştırmasına katılmıyorum” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.