AK Partili Hızal’dan flaş açıklamalar: İzmir iyi yönetilmiyor. Kent kötü kokuyor!
banner196

GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, Gazeteci Onur Çakır’ın  Ege TV’de sunduğu Politika Durağı programının konuğu oldu. Çakır’ın sorularını yanıtlayan Hızal, İzmir’in özellikle son günlerde en sık tartışılan konusu haline gelen trafik sorununa dair, “Geçmiş yıllarda da İzmir’de zaman zaman trafik sorunu dile getiriliyordu ama günümüzde özellikle son 1 yıldır İzmir’in her yerinde trafikle boğuşuluyor. İzmir’i yöneten Büyükşehir Belediye Başkanına göre trafiğin sebebi insanların trafiğe çıkması, araçlarını kullanıyor olması. Çözüm olarak da insanların trafiğe çıkmamasını ve araçlarını kullanmamasını ortaya koyuyor. Trafik sorununun gerçek sebebi ise İzmir’de trafik altyapısı yatırımlarının yapılmıyor olması. Yeni alternatif yollar, kavşak düzenlemeleri, akıllı trafik sisteminin tam manasıyla kullanılamıyor olması, metro ağlarının zamanında yeterince yapılmamış olması sebepleriyle, günden güne nüfusun da artmasıyla birlikte trafik sorunu artmaya devam ediyor” açıklamasında bulundu.

SOYER’İN VERDİĞİ RAKAMLAR YANLIŞ”
Gazeteci Onur Çakır’ın, yetkililerin Pandemi sürecinde, toplu ulaşım araçlarını kullanma çağrısını hatırlatması üzerine konuşan AK Partili Hızal, “Toplu taşıma araçları bir müddet kullanılmadı. Burada, toplu taşımanın kullanılmamasında ESHOT ve metro sefer sayılarının artırılması gerekirken, pandeminin en yoğun olduğu dönemlerde bile bu sayılar artırılmadı. Tasarruf gerekçesi ortaya konularak araç sayıları artırılmadı ve araçlarda insanlar hastalığa davetiye çıkartacak şekilde tıkış tıkış araçlarla seyahat etmek zorunda kaldılar. Dolayısıyla insanların sadece pandemiden dolayı toplu taşıma araçlarından kaçması söz konusu değil, bunun organizasyonun da doğru yapılamamasından dolayı kullanılmadılar. Pandemi, dünyada görüldükten bir müddet sonra ülkemizde başladı ve bunun öngörülmesi gerekirdi. Tunç Bey, ‘Araç sayısı şu noktadan bu noktaya geldi’ diye bir ifade kullandı. Bu araç sayısının miktarı kendi ifadelerine göre her geçen gün artıyor. Bu sayı bir gün 1 milyon, diğer gün 1 milyon 200 bin, 1 milyon 400 bin oluyor. Bunun doğru olmadığını da emniyetten aldığımız rakamlarla teyit ettik. Bu sayı Sayın Başkanın ifade ettiği gibi günlük araç sayısı 1 milyon 400 bin değil, günlük ortala 800 bin. Pandemi sürecinde çalışan İzmirlilerin üçte ikisi işyerlerine gitmediler. Okullar kapalı, üniversiteler kapalı. Uzun soluklu kapanmanın ardından bir yoğunluk olduğu iddiası ve bu yoğunluğun da trafikte araç sayısının artmasından kaynaklı olduğunu, araç sayısının 1 buçuk milyona çıktığı iddia edildi. Bu iddia doğru değil. Şu anda emniyetten alınan verilere göre 800-900 ve 1 milyon rakamları günlük trafiğe çıkan araç sayısı yani belki 100 bin gibi bir rakam artışı söz konusu olabilir. Ama 2 kat gibi bir rakam artışı söz konusu değil. Kaldı ki açılma sürecine esnek çalışma nedeniyle çalışanların üçte ikisi işyerlerine gitmedi. İzmir’deki trafiğin sebebi, İzmir’de uzun süredir trafik altyapısına yönelik bir yatırım olmayışıdır” dedi.

 “NEDEN 400 ARAÇLIK SERVİS İHALESİ YAPILIYOR”
İzmir’deki trafik sorunuyla ilgili konuşan Hızal, “İzmir’deki akıllı trafik sistemi yüzde 10 kapasiteyle kullanılıyor. Sistemin size alternatif yollar sunması gerekiyor. Bugün Konak’tan Karşıyaka’ya gidebilmek için alternatif kaç yolumuz var? Hiç! Soyer, 31 Mart seçimleri öncesinde vaatlerde bulundu. ‘Biz, İzmir’de bir trafik problemi gördük. Trafiği 3 noktada yerin altına alacağız’ dedi. Karşıyaka İskelenin önü, Basmane Meydanı ve Alsancak Garı önü… Bunlara dair atılmış tek adım yok. Hadi Alsancak Garı’nın önünü öngörememişler, hiçbir şeyi öngöremiyorlar ama bunu öyle düşünelim, çok masraflı olduğunu düşünelim, o dönemde yönetim CHP’li bir belediye başkanındaydı, kendisinden de bilgiler alınabilirdi. İzmir’de araç sayısının fazla olduğunu söyleyip, 400 araçlık servis ihalesi yapıyorsunuz. İşyerleri kapalıyken… Servis araçlarını sıkıntıya sokan bir ihale yapıyorsunuz. Yetersizlik konusunda servisçi esnafından bir bilgi geldi mi? Hayır. Ben kendileriyle konuşuyorum. Mesele Tunç Soyer’in kendi sorumluluklarını her fırsatta İzmirlilerin üzerine atıyor olması. Trafik sorunu konuşulduğunda sorun İzmirlilerin trafiğe çıkması, çevreyle ilgili bir sorun konuşulduğunda İzmirlilerin körfezi kirletmesi oldu. Trafiğe dair çözüm için çok hızlı bir şekilde Buca metrosuna başlanmalı. Buca metrosuna dair ifadesi ‘5’inci yılın sonunda kullanacağız’ olmuştu. Sonra ifadesi değişti, Buca metrosunun ilk durağını açacağız diyor, muhtemelen onu da açamayacak. Alternatif yollar noktasında battı çıktıları bir an önce bitirmesi gerekiyor. Bu noktada muhtemelen vaatte bulundu ama bürokratlarını ikna edemiyor diye düşünemiyorum. Başka türlü 3 yılda verilmiş vaadin yerine getirilmemesinin sebebi ne? Ben bürokratların engellediğini düşünüyorum. Uzun süredir yapımı tamamlanamayan Homeros Bulvarı, tünel ve üst geçiş, bu da ihale düzgün yapılmadığı için tamamlanamadı, ihaleyi alan firma bıraktı gitti. 3 yıl boyunca işin 1 etabının ihalesi daha yeni yapıldı. Muhtemel bitim süresi bir 3 yıl daha geçecek” diye konuştu.

 “BÜYÜKŞEHİR ‘-MIŞ’ GİBİ YAPIYOR”
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bünyesindeki İZBETON şirketinin yapması gerekenleri yapmadığını belirten AK Partili Hızal, “İZBETON, kavşak, yol düzenlemeleri yapması gereken, asfalt, alternatif yol yapması gereken bir kuruluş. İmar yollarına 1 milyar bütçe ayrışmış, ben de bunu eleştirdim, ‘Sizin bütçeniz 10 milyar, imar yollarına 1 milyar ayrılır mı’ dedim. Soyer, ‘İZBETON’umuz yapıyor bunu’ dedi. İZBETON’un 2018-2019-2020 yılı performansına baktığımızda çok kötü olduğunu görüyoruz. İnternet sitesine girin, 2018 yılı öncesine kadar ne kadar asfalt döktüğünü, hangi yolları açtığını, hangi rekreasyon alanlarında faaliyet gösterdiğini görebiliyoruz. Son 3 yılda yapmış olduğu faaliyetleri ise Tunç Bey’in birkaç twit çalışmasıyla görüyoruz. Son 3 yılı kendi internet sitelerine dahi koymamışlar. Çünkü ortada faaliyet yok. Son 1 aydır, trafik sorununu gördükleri için alel acele kavşak düzenlemeleri yaptılar. Maksat, dostlar alışverişte görsün. -mış gibi yapıyorlar. Toplum baskısı vardı, İzmirlilerin şikayeti vardı, 3 yıl yattılar, sonra da buralarda kavşak düzenlemesi yapıyoruz dediler, bir işe yaramadı. Yara derin, yarayı tedavi etmesi gereken Büyükşehir Belediyesi, yaranın üstüne merhem sürüyor. Bütçesel bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Büyükşehir’in yıllık bütçesi 10 milyar, İZBETON’un 1 milyar, ben bütçenin doğru kullanılmadığını düşünüyorum. Trafik sorununu ortadan kaldırmak için Altınyol’da şerit yönü değiştirilmesi için bir ihale açıldı. Koni koyma ihalesi, 584 bin TL’ye, koniler belediyenin, bir firma geliyor, 584 bin lira parayla o konileri sabah koyuyor, akşam da başka noktaya koyuyor. Büyükşehir’in 30 bin, İZBETON’un bin çalışanı var. Sadece bir örnek gösteriyorum…” dedi.

 “İZMİR, KÖTÜ KOKUYOR”
İzmir’de yoğun koku problemi yaşandığını öne süren AK Partili Özgür Hızal, “İzmir’deki koku problemini Tunç Bey 31 Mart seçimlerinde dile getirmişti. Bunu ortadan kaldıracağını vadetmişti. O zaman adaydı, başkan olunca ifadeleri değişti. İzmir’de koku problemi yok dedi. İzmir’de koku problemi olduğunu İzmirliler de söylüyor. Karşıyaka, Çiğli, Menemen, Bayraklı, Göztepe’de koku problemi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunun sebebi de belki Türkiye’deki tek örnek, kanalizasyon suyu sistemiyle yağmur suyu sistemi hattının birleşik olması. 2016 yılında 93 kilometre yapılmış, 2018 yılında 83 kilometre yapılmış, bunlar da yetersiz aslında… Tunç Bey, seçim vaatlerinde 2019 yılında 100 kilometre yağmur suyu hattı yapacağım demiş, 34 kilometre yapmış, 2020 yılında ise 33 kilometre yapmış. Bu performansla giderlerse toplam 5 bin kilometre hattan bahsediyoruz, hadi 2 bin 500 kilometrenin yapıldığını farz edelim, kalanı 50 yıl sonra biter. Körfez kirli… Körfezde bugün Tunç Bey denize girebilir, önemli olan İzmirliler Konak, Karşıyaka, Bayraklı’da çocuğunu ya da kendini denize sokar? Derelerden körfeze kirlilik akıyor, çünkü derelere dair yatırım yok. Manda Çayı’nda, İzmir Adliyesi önündeki alanda, büyük laflar söylendi, ‘Sirkülasyon sistemi kuruldu, deniz suyuyla su temizleniyor’ denildi zaten deniz suyu da kirli. Bir de duvar boyadılar, Tunç Bey önünde poz verip, ‘Biz buraları temizledik’ dedi. Daha 3 gün önce, ben Manda Çayı’na bakmaya gittiğimde maskemin üzerine 1 maske daha taktım. Çok kötü kokuyordu. Vatandaş geldi, ‘Özgür Bey, akşamları çok daha kötü kokuyor’ dedi. Oraya milyonlarca lira yatırım yapıldığı iddia ediliyor. Belki de yapılmıştır ama bu yatırımın nereye yapıldığını Tunç Bey’e sormak lazım. Aradan 3 ay geçmedi, çok kötü kokuyor. Hemen yanında Melez Çayı, 2 ay kadar önce kireçleme yapıldı. Kokuyu önlemek için, eskiden kurbandan sonra kokuyu önlemek için kireç dökülürdü. Melez Çayı’nda kirecin etkisi bitti, koku problemi oldu. Bu koku, derelere İZSU eliyle evsel ve sanayisel atıklar atılıyor. Bunları engellemediğiniz sürece, dereler kokacak. Bu derelerden körfeze pis su akacak. Siz yılda 5 kilometre hat yaparak, ayrıştırmayı yapamazsınız. Son 5 yılın en kötü performansı Tunç Soyer döneminde” açıklamasında bulundu.

“TEK YATIRIMLARI 3 ÜRETİCİ PAZARI”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yatırıma gerekli bütçeyi ayırmadığını savunan Hızal, “İzmir’de devam eden yatırımlar elbette var. Narlıdere metrosu devam ediyor, finansmanı ve projesi bir önceki dönem yapılmış, inşaatı başlamış. İnşaatın en zor aşaması bir önceki dönem bir noktaya taşınmış, bugün inşaatı devam ediyor. Bunu da yapamazlarsa zaten Büyükşehir Belediyesi müflis duruma düşer. Önemli olan Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Tunç Soyer’in 31 Mart öncesi İzmirlilere vadettiği neyi hayat geçirdi? 3 tane üretici Pazar yerini geçirdi. Biri Kadifekale, biri Kültürpark, biri de Buca’da. Kılıçdaroğlu’nun gelerek hizmete açtığı 4 yatırım dediğiniz yatırımlardan birisi, Ödemiş’teki çöp tesisi, faaliyete geçmedi. O yatırımında da büyük bir  bölümü önceki dönemden geliyor. Hadi bitirdiklerini farz edelim, bitemediler ama… Bu çöp tesisinin faaliyete geçebilmesi için yeni bir alana ihtiyaçları var. Bu tesisi yaparken bölge insanlarına yalan söylediler. Kurdelesi geçildi faaliyete geçmedi. Faaliyete geçebilmesi için arta kalan yüzde 15’lik atığın bir yere depolanması gerekiyor. Nereye depolanacak? Ceplerine koyamayacaklar, evlerine götüremeyecekler. Bir alan bulmaları lazım ve bu alanı henüz bulamadılar. Tire, Ödemiş, Bayındır’a mı götürelim diye düşünüyorlar. Genel Başkanlarını getirip kurdele kestirdiler ama hala bölgenin çöpleri orada bertaraf edilmiyor. Tesis çalışmıyor. Tunç Bey döneminde başlayarak, hayata geçmiş, bitirilmiş bir yatırım yok. Toplam 850 gün geçmiş. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde bundan 5 yıl önce bahsedilen altgeçitleri 60 günde bitiriyorlardı. 30 günde bitirilen battı çıktılar var. 850 gün geçmiş, 6 tane kreş, 3 üretici pazarı dışında yapısal, İzmir’in sorunlarını ortadan kaldıracak bir yatırım başlanarak bitirilmedi” dedi.

 “YATIRIMA BÜTÇE AYRILMIYOR”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yatırıma ayırdığı bütçenin yüzde 22 seyrinde olduğunu ifade eden Hızal, “Büyükşehir, bütçesinin yüzde 42’sini yatırıma ayırdığını iddia ediyor. Kağıt üzerinde ayrılmış gibi gözükebilir ama az önce verdiğim 584 bin liralık koni koyma ihalesi örneğindeki gibi yüzlerce ihale var. Koni koyma ihalesi, heykel sayma ihalesi gibi ihaleleri alt alta koyduğunuzda ciddi rakamlar çıkıyor. Bunları yatırım olarak değerlendiriyorsanız, verdikleri rakam doğrudur. Yol yapımına ayrılan sıfır, yeni otopark yapımına ayrılan bütçe yok, yeni rekreasyon alanı için bütçe yok. Yani reel anlamda, İzmir’in gerçek sorunlarını ortadan kaldıracak bir yatırım ayrılmamış. Ne kadar ayrılmış, bütçenin yaklaşık 20 bir bütçe ayrılmış bu oranda, devam eden Narlıdere metrosu, opera binası gibi devam eden projelere ayrılmış. 3 yıl boyunca Homeros Bulvarı’nın ihalesi yapılamamış” diye konuştu.

 “AK PARTİ OLMASAYDI, TRAFİĞİN HALİNİ DÜŞÜNEMİYORUM”
AK Parti iktidarının, İzmir’e gerekli yatırımları yaptığını vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, “İzmir’in en temel sorunlarından biri trafik, bunun için AK Parti iktidarı birinci çevre yolunu bitirdi. Olmasaydı ne olurdu hayal bile edemiyoruz. Konak Tünelini kim yaptı? Yerelde iktidar olan CHP’li belediyelerin itirazına rağmen AK Parti iktidarı bu tüneli yaptı. Bugün tüneli kullanan araç sayısı ortada. Yapılmasaydı, Buca’dan Konak’a gitmek için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalacaktınız. Zaten sorunlu olan trafik daha kötü halde olacaktı. Hükümet tüneli yaparak, Büyükşehir’e devretti. Yakın bir zamanda Büyükşehir Belediyesi Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, ‘Konak Tünelinin bize yıllık 5 milyon külfeti var’ dedi. Ben de kendisine, ‘Böyle bir ifade kullanılabilir mi? O yüzden mi tünel, yol açmıyorsunuz’ diye sordum. Demek ki, Büyükşehir Belediyesi kendisine külfet olarak gördüğü yatırımları yapmıyor. Otogar projesi hükümetin yatırım programı içinde, sembolik rakamlarla geçiştirme gibi bir durum söz konusu değil. Bütçenin içine bir rakam belirtilir, İzbedel dediğimiz bir rakam. Tunç Bey bunu çok iyi bilir, bunu mecliste de tartıştık. Benzer eleştirileri yaptığımızda benzer savunmalar yaptılar. Hükümet yatırım programına alır, izbedel dediğimiz rakamı belirtir, daha sonra bütçeler arasında aktarım söz konusu olabilir. İzmir-Ankara hızlı tren projesi devam ediyor. Bununla entegre olacak bir projeden bahsediyoruz dolayısıyla bu entegrasyondan dolayı bugün başlayacak bir proje değil. Bu Metro hattının olmayışı mı İzmir’deki trafik sorununu körüklüyor” dedi.

 “SOYER, ÜÇ KEZ İFADE DEĞİŞTİRDİ”
Başkan Soyer’e yönelik eleştirilerini aktaran Hızal, “Tunç Soyer’e bir eleştiri getirdiğimizde, ‘Şunu niye yapmıyorsunuz’ diyor. Arkadaş, sen yap. Sen neden yapmıyorsun? Senin sorumluluğunda olan konulara neden girmiyorsun? Bugüne kadar bu zihniyet, ‘Hükümet bizi engelliyor’ diyordu. İkinci çevre yolu projesi var. Proje çalışmaları devam ediyor, yakında bitecek. Yaklaşık 5 milyarlık bir yatırımdan bahsediyoruz. Bu yatırıma dair Soyer’in 3 farklı açıklaması var. Adaylık döneminde, ikinci çevreyolunun bir an önce yapılması gerektiğini, başkanlık döneminde çevreyolunun yapılmasına dair tereddütlerimiz var, henüz güzergahını bilmeden ağaç katliamı yapılacak dedi. Güzergah neresi diye soruyorsunuz, bilmediğini söylüyor. Ağaç katliamını nereden çıkardığını sorduğunuzda, ‘Biz söyleyelim de, bir algı oluşturalım da gerisi kolay’, üçüncü ifadesi ise, trafik sorunu yoğunken, ikinci çevre yolunun bir an önce yapılması gerektiğini söylüyor. Soyer’in bunlardan önce konuşması gereken Homeros Bulvarı, battı çıktılar, otoparklar… 67 bin kapasiteli otoparkı 100 bin kapasiteye çıkartacaktı, şu ana kadar yaklaşık 500 kapasite kadar otopark yaptı” ifadelerini kullandı.

 “DÜNYA BANKASINDAN ALINACAK KREDİYİ KENDİ BİNALARI İÇİN KULLANACAKLAR”
 “Cumhurbaşkanında onay bekleyen kredi var mı” sorunu yanıtlayan AK Partili Hızal, “Dünya Bankası’ndan bulunan kredinin nerelere kullanacağı konusunda doğru bilgilendirme yapmak gerekiyor. Yerel yöneticiler zaman zaman yanlış bilgiler veriyorlar. Cumhurbaşkanının onayında bekleyen bir kredi var mı yok mu, soru işareti. Biz, krediye dair mecliste bir görüşme yapmadık, mecliste karar geçmedi. Meclisten geçmeyen kredi mi olur? İkincisi, bu kredi nereye kullanılacak. Tunç Bey’in iddiası, depremzedelerin dönüşü ihtiyacını karşılamak için ucuz kredi olacağı yönünde. Bu 350 milyon doların tamamı, depremzedelere mi kullanılacak yoksa Büyükşehir binasının ve binalarının dönüşümü için mi kullanılacak? Acaba Büyükşehir Belediyesi’ne ait yolların güçlendirilmesi için mi kullanılacak? Ben buradan soruyorum Tunç Bey cevap versin. Bu kredinin tamamı saydıklarım için kullanılarak 50 milyon gibi sembolik bir rakam mı İzmirlilere kredi olarak sunulacak. Bunun bir anlamı olmadığını hepimiz biliyoruz. Popülizm, hamaset yapmasınlar. Yıllık 10 milyar, 10 yıllık 100 milyar bütçeleri var. Büyükşehir, bugüne kadar 7 bölgede dönüşüm planlamış. 7 bölgenin toplamında 30 bin bağımsız bölümün dönüşümünü planlamış. Bugüne kadar kaçını yapmış, toplam 874 bağımsız bölümünün dönüşümü yapabilmişler. Önce bunu yapsınlar. Bu kredi işi konuşulur, eğer Cumhurbaşkanımız düzeyinde bir onay söz konusuysa İl Başkanımız, Milletvekillerimiz, Genel Başkan Yardımcımız elbette bugüne kadar olduğu gibi, Buca metrosunda olduğu gibi destek verirler. Önce bir İzmirlilere doğru bilgi versinler. ‘Biz 350 milyon kredi bulduk, bunları size dağıtacağız ey İzmirliler, şu an Cumhurbaşkanının onayında, onay geciktiği için biz bu parayı size veremiyoruz’ gibi bir ifade, doğru bir ifade değil.  Bu kredi geldi diyelim , İzmirlilere mi dağıtılacak? Büyükşehir kendine yapacağı binalara kullanacak. Elbette belediyeye de kullanabilir bu parayı ama insanlara doğru bilgi versin. İzmirlileri yanıltmasın. İzmirliler, Büyükşehir, Dünya Bankası’ndan 350 milyon kredi alacak, bunu bize düşük faizli verecek, biz de dönüşümümüzü gerçekleştireceğiz beklentisi içinde. Bu paranın tamamı buraya değil, başka yerlere kullanılmak için planlanıyor” dedi.

 “KÖY-KOOP’TAN ALIM, ETİK DEĞİL”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı mensubu belediye başkanları arasında ayrım yaptığını ifade eden Özgür Hızal, “Tunç Bey, belediye başkanı olmasının hemen ardından belediye başkanlarıyla toplantı yaptı. Bu toplantıya millet ittifakı belediye başkanları çağrıldı. Cumhur İttifakı belediye başkanları da bu kentin belediye başkanı, Kiraz’daki sorun, Beydağ’dan ayrılabilir mi? Bizim eleştirilerimizin ardından Cumhur İttifakı belediye başkanlarıyla bir toplantı yaptı. Bugün de bir toplantıları var. Belediye başkanlarını partilerine göre ayırıyorlar. Bunu partisel bir faaliyet olarak gördükleri için cevabını da Tunç Bey verecektir. Menemen Belediye Başkanımıza 3 ay sonraya randevu verdi. Kiraz’da yaklaşık 2 yıldır su problemi yaşanıyor. Sorunu mecliste dile getirdik, Tunç Bey’in yanına gittik, sorunu anlattık, tarım ve hayvancılığın en yoğun olduğu ilçelerimizden, siz de bu konuda faaliyet yapıyorsunuz dedik, üzerinden 2 yıl geçti. Kuyuyu açmama sebeplerini soruyoruz, ‘Kuruyor’ diyorlar. Devlet Su İşleri’nin (DSİ) açtığı kuyu neden kurumuyor? Genel olarak bakıldığında Cumhur İttifakı Belediyeleri adeta cezalandırılıyor. Bergama’da millet bahçesine, kültür merkezine, gençlik merkezine, Kiraz’da hastaneye itiraz ediyor Büyükşehir Belediyesi engel oluyor. Tunç Bey popülizm, reklam yapacak ya Kiraz’da az oy aldığı bir köye gidip arı kovanı dağıtıyor. Son 3 yıldır, ‘Farklı bir tarım mümkün’ diyor. Geçen yıl 150 milyonluk üreticilerden alım yapmış, bu yılda 350 milyon liralık alım yapacağını söyleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ve tarım politikasını bir aile şirketi gibi yönetmemek gerekir. Farklı tarım diyerek gelinen noktada geçmişte yapılan faaliyetlerin farklı alanlara kaydırıldığını görüyoruz. Süt, Tire Kooperatifinden alınıyordu, kimse eleştirmiyordu. 90 dakika uygulaması ender yapılan doğru işlerden biriydi. Köy-Koop kuruluşu çıktı, alınan sütün bir kısmı Köy-Koop’tan alınmaya başladı. Buranın başında Tunç Bey’in eşi Neptün Soyer var. Bu siyaseten etik olmayan bir durum. Siz milyonluk alımlar yapıyorsunuz, eşinizin başında olduğu kurumdan alıyorsunuz. Koyun, keçi dağıtımı için Koyun-Keçi Birliği’nden alım yapıyordu, sözleşmesi sona erdi, şimdi Köy-Koop’a ait kooperatiften alacak. O birlikte bir sorun varsa, çıkıp sorunu açıklasın ve neden Köy-Koop’tan aldığını açıklasın. Tarımla ilgili faaliyetler farklı bir yere taşınıyor, etik değil” dedi.

 “İZBETON’A DAİR SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM”
İZBETON’a ait Sayıştay Raporu’nu gösteren AK Partili Özgür Hızal, “Sayıştay Raporlarıyla, CHP Milletvekilleri, televizyon televizyon gezdiler. Bu raporda İZBETON şantiyelerinin tam kapasite kullanılmadığını, üretim kapasitesinin çok altında üretim yaptığı ve bu sebeplerle zarar ettiği yazıyor. İZBETON’un yıllık bütçesi 1 milyar, bu bütçeyle aklınıza gelen tüm altyapı çalışmalarını yapması gerekiyor. İZBETON geliyor 1 yol yapıyor, ihale açıyor, ihaleyi adeta Büyükşehir’in tek müşterisi olarak Büyükşehir’den alıyor, sonra da başka bir firmaya ihale ediyor. Birkaç firmaya ihale ediyor. Sayıştay Raporunda da ödemeler yer alıyor. İZBETON, ödemelerini zamanında yapmıyor. Sebebi ise finansal açıdan İZBETON’un doğru finansal yönetilmemesi. İZBETON’un başında avukat bir meslektaşım var. Elinde kamera ve telefonla bakkalları geziyor, Tunç Soyer’in reklamını yapıyor. Şantiyeleri gezmiyor bu işlere bakıyor. İZBETON’un işini yapan firmalar alacaklarına dair sorunlar yaşanıyor, bunları bize vatandaş söylüyor. Vatandaş, ‘burası 6 aydır kazılmış halde yapılmıyor, firma geldi burayı kazdı, işi yarım bıraktı, alacağını alamamış’ diyor. Bunlar hukuka, yargıya konu oluyor. Faizler, vekalet ücretleri ödenmek zorunda kalınıyor. Kaldı ki, İZBETON’la alakalı en temel sorun, son 3 yıl boyunca yapılan doğru düzgün faaliyet yok. İZBETON ödemelerini yaparken bile kişi ve kurum ayıran bir kurum haline geldi. X kurumuna ödemesini yapıyor Y kurumuna yapmıyor. Eskiden gelen bir bütçe var, bu bütçe firmalara işleri oranlarında dağıtılırdı. İZBETON, bunun karşılığında ‘O firma işini doğru yapmıyor’ diyebilir, yaptırt o zaman. Bir firmanın ödemesini yapmazsanız, bu kuruluş ne yapacak? Tunç Bey ve iZBETON Genel Müdürü sokağa çıksın, asfalt yapması gereken yerleri gezsin, oralardaki muhtarlar ve vatandaşlar, benim mecliste ve burada dile getirdiklerimiz zaten anlatıyor. Geçenlerde bana Çiğli’den fotoğraflar geldi, oradaki muhtar attı. Büyükşehir’in HİM kuruluşu, cadde, sokak ismini de yazarak twit atıyor. Sokak ismini soruyor. Bu yaşananları kendi iç politik kavgalarında aramasınlar, ben onları bilmem. Bu iddianın kaynağı, sokak, vatandaş” açıklamasında bulundu.

CHP’Lİ POLAT’A “RANT” GÖNDERMESİ
Hızal, “Tunç Soyer görev süresinin yarısını tamamladı. Vermiş olduğu sözlerin hiçbirini yerine getirmedi. İZSU ve İZBETON ile birlikte 15 milyar bütçesi olan Büyükşehir’den bahsediyoruz. İZSU’nun bin aracı var, bunun üzerine 640 araç daha kiralanıyor, bunun 62’si makam aracı olarak kiralanıyor” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın açıklamalarını hatırlatarak konuşmasına devam eden Hızal, “Rantı arayacağı yer, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZBETON ve İZSU” diye konuştu.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner227

banner235