Yanan otobüsten kurtulan Erenay, entübe halde geldiği hastaneden 18. yaş gününü kutlayarak çıktı

- Denizli'de 9 kişinin öldüğü otobüs kazasında vücudunun üçte biri yanan üniversite öğrencisi Erenay Ünal, bilinci kapalı halde sevk edildiği İzmir Şehir Hastanesi'nde 22 gün süren tedavinin ardından sağlığına kavuştu - Erenay Ünal: 'Sedyeyle ambulansa bindirildiğimi hatırlıyorum, gözümü açtığımda üzerinden 5 gün geçti. 18. yaşımı bu şekilde kutlayacağımı hiç düşünmezdim'

Abone Ol

İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Denizli'de 9 kişinin yaşamını yitirdiği otobüs kazasında alevlerin arasından kendisini dışarı atmayı başaran ancak vücudunda ağır yanıklar oluşan üniversite öğrencisi Erenay Ünal, entübe halde getirildiği İzmir Şehir Hastanesinden 18. yaş günü kutlayarak çıktı.

Balıkesir'in Marmara ilçesinde yaşayan Erenay Ünal, Kurban Bayramı'nı, ailesiyle İzmir'de yaşayan teyzesinin yanında geçirdi.

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü 1. sınıf öğrencisi Ünal'ın bayram tatili sonrası Antalya'ya gitmek üzere bindiği yolcu otobüsü, 31 Mayıs'ta Denizli'nin Sarayköy ilçesinde bariyerlere çarptıktan sonra yandı.

Alevlerin kısa sürede tüm otobüsü sardığı kazada 9 kişi yaşamını yitirdi, Ünal dahil 32 kişi yaralandı. Otobüsün ön bölümünde yolculuk yapan Ünal, yanan araçtan kendisini güçlükle dışarı atabildi. Vücudunun yaklaşık yüzde 30'unda 2. ve 3. derece yanık oluşan gencin nefes borusu ve akciğeri, yangın esnasında soluduğu hava nedeniyle zarar gördü.

İlk tedavisi Denizli Pamukkale Üniversitesi'nde yapılan Ünal, bilinci kapalı şekilde İzmir Şehir Hastanesi Yanık Merkezi'ne getirildi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı ve İzmir Şehir Hastanesi Yanık Merkezi Çocuk Hasta Sorumlusu Prof. Dr. Akgün Oral tarafından tedavisine başlanan Ünal, geldikten 5 gün sonra gözlerini açtı. Hastanedeki yoğun tedaviyle 22 gün sonra tamamen iyileşen Ünal'ın mutluluğu, taburcu işlemleri sırasında sağlık çalışanlarının doğum günü sürpriziyle daha da arttı.

Prof. Dr. Oral ve merkezdeki sağlık çalışanları, Ünal'ı evine göndermeden önce 18. yaş gününü pasta keserek kutladı.

Erenay Ünal, kaza anı ve sonrasında yaşananları AA muhabirine anlattı.

Otobüsün ön bölümünde 3 numaralı koltukta oturduğunu, kaza öncesi şoförün birkaç kez durarak araçta kontroller yaptığını belirten Ünal, şöyle konuştu:

'Otobüs düz yolda giderken bir anda bariyere çıktı, sürüklenmeye başladıktan sonra araçta yangın çıktı. Yolcular ayağa kalkıp orta kapıya koştu. Şoför önündeki tuşlardan kapıyı açmaya çalışıyordu ancak başarılı olamadı. Kapılar açılmayınca herkes camlara yöneldi. Camda çekiç aradım ama göremedim. Curcuna oldu, otobüsün içini duman bastı. Sadece yol tarafında 16 numaradaki cam ve arkadan bir cam kırıldığını gördüm. Ateş harlandığı zaman bana gelmesin diye orta kapının merdivenine sığındım. Sonunda kırık cam bulup alevlerin içinden kendimi atabildim. Dumandan bayağı etkilenmiştim.'

Prof. Dr. Oral ve arkadaşlarının, sağlığına kavuşması için günlerce mücadele ettiğini vurgulayan Erenay Ünal, 'Böyle bir kazada bu kadar çabuk iyileşmem kesinlikle onlar sayesinde. Sedyeyle ambulansa bindirildiğimi hatırlıyorum, gözümü açtığımda üzerinden 5 gün geçti. 18. yaşımı bu şekilde kutlayacağımı hiç düşünmezdim. Nefes alabilmek, yemek yiyebilmek çok güzel bir şey. Yemek bile yiyemiyordum, sıvıyla besleniyordum, şu an gayet güzel hissediyorum.' ifadelerini kullandı.

Ünal, yaşadığı kazanın etkisinden kurtulamadığını sözlerine ekledi.

Anne Sema Ünal, zor günleri geride bıraktıkları için mutlu olduklarını dile getirdi.

Oğlunun İzmir'e bilinci kapalı halde geldiğini belirten Ünal, 'Akgün Oral hocam çok ilgilendi. Bize her gün oğlumla ilgili güzel haberler verdiler. Beşinci günün sonunda 'entübeden çıkardık' dediler. Erenay o gün yeniden doğdu.' diye konuştu.

Prof. Dr. Akgün Oral ise Erenay'ın vücudunun 3'te birinde 2. ve 3. derece alev yanığının bulunduğunu anlattı.

Erenay'ın nefes borusu ve akciğerindeki is ve kurumları kameralı sistemle temizlediklerini anlatan Oral, 'Daha sonra hastamızı uyandırdık ve geri kalan tedavilerimizi de başarıyla gerçekleştirdik. Erenay'ın hem sağlığına kavuşmasını hem de 18. yaşına giriyor olmasını küçük bir partiyle kutluyoruz. Bir hekim için en büyük mutluluk, hastasının şifa bulmasıdır. Zor şartlarda aldığımız bir hastayı sağlık içinde evine yürür vaziyette taburcu edebilmek her hekimin mutluluk kaynağıdır.' dedi.