Memleket şairi Nazım Hikmet, doğumunun 124’üncü yıl dönümünde, Kültürpark’ta bulunan heykeli önünde düzenlenen törenle anıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Konak Belediyesi, İzmir 68’liler Platformu, Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) İzmir Şubesi ile İzmir Aydın ve Sanatçılar Platformu birlikte gerçekleştirilen törene Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu başta olmak üzere, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Yener Ceylan, 78’liler Federasyonu Genel Sekreteri ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz, törenin sunuculuğunu da üstlenen İzmir 68’liler Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Nail Dağdelen ve yönetim kurulu üyeleri, SDD İzmir Şube Başkanı Cengiz Onur, Okan Yüksel’in manevi oğlu Cenk Özkan, yazın dünyasından Haluk Işık, Namık Kuyumcu, Nevzat Çelik, Aydın Şimşek ve Dilek Özkan, Konak Belediyesi Meclis Üyeleri, muhtarlar, sanatçı ve sanatseverlerle çok sayıda vatandaş katıldı. Nazım Hikmet’in şiirleriyle anıldığı törende, konuşma yapan şairler Nazım’ın en etkileyici şiirlerini okudu.
Başkan Mutlu: O umudunu hiç yitirmemişti, biz de yitirmeyelim
Anma töreninde konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, tören alanındaki Nazım Hikmet heykelinin açılışında orada olduğunu ve o gün sanki Nazım Hikmet’in mezarı Türkiye’ye gelmişçesine onurlandıklarını anlattı. Nazım’ın umudunu ve mücadelesini örnek gösteren Başkan Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün, Konak’ta, bu anıtın başında, yeniden, Türkçenin en büyük şairlerinden Nazım Hikmet’i sizlerle birlikte anıyor olmak benim için çok kıymetli. Nazım Hikmet, barışın, memleket sevdasının, eşitliğin, eşit yurttaşlığın, adaletin sözcüsüydü. Onun dizeleriyle büyüdük. Pek çok şeyi onunla öğrendik. Şiirleri, aydınlanmamızı sağladı. İyi ki bu dünyadan Nazım Hikmet geçti, iyi ki onunla aynı ülkenin insanı olduk ve iyi ki bu şiirleri bize bıraktı. O umudunu hiç yitirmemişti, biz de yitirmeyelim. Ülkemizi içinde bulunduğu karanlıktan çıkarmak için umutla, dayanışmayla, omuz omuza mücadele etmeye devam edelim. Bugün hapiste olan pek çok dostumuz var. Bizim belediye başkanlarımız var, cumhurbaşkanı adayımız var, gazeteciler var. Onların mücadelesine biz de dışarıdan destek olalım. En kısa zamanda, hak ettiğimiz demokratik, çoğulcu, eşitlikçi bir ülke düzenine kavuşmak üzere…”
Çelik: Nazım Hikmet şiiriyle müsemma
Şair ve romancı Nevzat Çelik, Nazım’dan sonra gelen tüm şairlerin onu örnek aldığını vurguladığı konuşmasında şu cümlelere yer verdi: “İsmiyle müsemma derler ya Büyük Şair Nazım Hikmet şiiriyle müsemma diyebiliriz. Şiiriyle davranışları, düşüncesi, ideolojisi birbiriyle örtüşen; ideolojisiyle şiirleri birbirini yakalayan ender şairlerdendi. Bizim, ondan sonra gelen tüm kuşakların şairlerinin örnek aldığı kocaman, dev bir şairdi. Aynı topraklarda yaşamış olmak, aynı dili konuşuyor ve aynı dilde üretiyor olmak büyük bir onur.”
Onur: Nazım insanlığı sonsuza kadar aydınlatmaya devam edecek
SDD İzmir Şube Başkanı Cengiz Onur da Nazım’ın sadece ülkemiz için değil tüm insanlık için bir simge olduğunun altını çizdi ve “Nazım Hikmet bugün yaşasaydı, düşüncelerini çekinmeden ifade edeceği için yine yargılanacak ve muhtemelen cezaevlerinde süründürülecekti. Günümüzde haksız yere Silivri zindanlarını dolduranların yanında yer alacaktı belki. Nazım Hikmet’i ve binlerce aydını haksız yere yargılatanları ve yargılayanları bugünkü kuşak ve gelecek kuşak anımsamayacak ancak Nazım Hikmet ve diğer aydınlar insanlığı sonsuza kadar aydınlatmaya devam edecek” diye konuştu.
Kuyumcu: Nazım Hikmet aşkın ve devrimin şairidir
Türkiye Yazarlar Sendikası, Uluslararası PEN Yazarlar Derneği, Bilgi, Eğitim, Sosyal Araştırmalar Merkezi (BESAM) ve İzmir Aydın ve Sanatçılar Kolektifi adına konuşan şair Namık Kuyumcu, konuşmasında, “Nazım Hikmet aşkın ve devrimin şairidir. Türkiye’de ve Türkçede o güne dek bu kadar net devrimden, komünizmden, sosyalizmden, aşktan söz edip bunun öznesi olmayı becerebilmiş bir tek aydın, sanatçı, edebiyatçı yoktur. Bunun altını özellikle çiziyorum. Nazım Hikmet yazdığıyla ve yaşadıklarıyla bir arada durabilen bir şairdi” ifadelerine yer verdi.
Özkan: Nazım’ın düşlediği dünyayı birlikte kurmak için yan yanayız
Nazım şiirleri okuyan Dilek Özkan, “Kalbimizin şairini, özgürlüğün ve umudun sesi Nazım Hikmet’i anıyoruz. Nazım bize hayal kurmanın ve direnmenin şiirini bıraktı. İşte biz de bugün burada onun dizelerinde buluştuk. Nazım’ın düşlediği dünyayı birlikte kurmak için yan yanayız” sözleriyle usta şairin hiç vazgeçmediği umuda vurgu yaptı.
Özkan: Anıtımız buraya geldi
Okan Yüksel’in manevi oğlu Cenk Özkan ise törenin önünde gerçekleştirildiği Nazım heykelinin hikayesini anlatarak, “Sene 2002 yılları. Sevgili Tankut Öktem’in İstanbul Şişli’de Türkiye’nin ilk Nazım Hikmet heykelini yaptığını gazetelerden okuduk. Sonra haber geldi, heykeli bakanlığın deposuna kaldırmışlar. N’aparsın, hemen koşup Sancar Baba, Okan Yüksel, Yunus Kırılmış Kıbrıs Şehitleri’ndeler. Sancar Baba her zamanki tavrıyla ‘Evlat, Cenk Özkan, tamam’ dedi. Daha sonra İzmirli olan Kültür Bakanımız Suat Çağlayan sayesinde, değerli Başkanımız Ahmet Piriştina'nın destekleriyle anıtımız buraya geldi”dedi.
Mumcu: Nazım Hikmet’in dostlarıyız
78’liler Federasyonu Genel Sekreteri ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, Nazım’ın devrimci kimliğine dikkat çekti ve şu ifadelere yer verdi: “Bizler Marksizmi entelektüel gevezelik ve dünya devrimci hareketinin trafik polisliğini yapması için değil, dünyayı değiştirmek, dünyanın Türkiye’sinde devrim yapmak için öğreniyoruz’ diyen Nazım Hikmet’in dostlarıyız. 124. doğum yıldönümünde saygıyla, sevgiyle anıyorum.”
Işık: Nazım Hikmet hiçbir zaman umutsuz olmadı
Yazar Haluk Işık da Nazım Hikmet’in umuduna değinen bir konuşma yaparak usta şairin ardından şu cümleleri kurdu: “Aklıma Albert Camus’un şu lafı geldi. ‘Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, insanlarının nasıl öldüğüne bakın’ Nazım Baba bunların başında geliyor. Ülkemiz ne yazık ki büyük bir mezarlığa dönmeye başladı. Kötü günlerden geçiyoruz. Anadolu geleneksel sanatından evrensele bu kadar geniş bir yelpazede üreten bir usta varken, bizim abuk sabuk arayışlarımıza gerek yok. Aynı Nazım gibi gelenekle, evrenselle hemhal olmak gerekir.”
Şimşek: Nazım’ın dili evrensel dildir
Şair Aydın Şimşek, Nazım’ın evrensel diline dikkat çekti ve “Ben Nazım açısından konuşurken birçok bileşenin aynı anda hareket ettiğini düşünüyorum. Onun sadece dili Türkçe değil. Ana dili Türkçe olsa da birçok dilin bileşeninden ortaya koyduğu bir üst dil vardır. Bu dil evrensel dildir. Onun şiirleri dünyanın her yerinde insan içeriklidir” dedi.
Erçetingöz: Nazım, özgürlüklerin şairidir
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz, Nazım Hikmet’in özgürlüğün şairi olduğunun ama basının bugün, özgürlüğü mumla aradığının altını çizerek, “Hep altını çizmiştir özgürlük, özgürlük diye. Nitekim özgürlüklerin şairidir ama biz bu aralar basın mensupları olarak özgürlüğümüzü mumla arıyoruz. Mücadelemizi sürdürüyoruz. İnşallah onun dediği gibi çok yakında güzel günler göreceğiz. Saygıyla sevgiyle anıyorum” diye konuştu.
Karadeniz: Nazım Hikmet bizim nefes borumuzdur
68’liler Derneği Hakkı Karadeniz ise konuşmasında Nazım’ı nefese benzeterek onu şu cümlelerle tarifledi: “Milletler büyük evlatlarıyla nefes alırlar. Nazım Hikmet bizim nefes borumuzdur. Eğer biz nefes alabiliyorsak, Nazım gibi şairler yetiştirdiğimiz, Mustafa Kemal gibi bir öncümüz olduğu için bugün nefes alabiliyoruz. Bana göre Nazım Hikmet bir yapı işçisiydi. Bir sosyalist Türkiye kurabilmek için bir işçi olarak çalıştı. Ve binlerce yapı işçisi yetiştirdi. Her devrimci bir yapı işçisidir.”