İzmir Haberleri

Tugay Meslek Fabrikası direnişinin 5. gününde... Duyarsız duvarlar bu yanlışı durdurun!

Başkan Tugay, “Duyarsız duvar gibi olan, devleti adaletle yönetmekten aciz diyebileceğim insanlar bu yanlışı hemen durdurmalı ve tekrar burada en azından mahkeme sonuçlanana kadar burada hizmetin verilmesine engel olmamalılar. Bu ayıbı temizlemek zorundalar. Bu ayıbı devam ettirdikleri süre boyunca büyüyen tepkiyi görmeye devam edecekler” dedi.

Abone Ol

GÜNDEME BAKIŞ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Meslek Fabrikası direnişinin 5. Gününde, “”İlk günden itibaren burada yaratılan kötü duruma karşı tavrımızı ortaya koymaya çalışıyoruz. Bir tarafta CHP örgütü, bir tarafta belediye başkanlarımız, bir tarafta halkımız, zaman zaman da bize destek vermek için başka şehirlerden gelenler bizle birlikte oldular. Ne yazık ki başladığımız yerde duruyoruz. Polislerin çevirdiği, barikatlarla kapalı durumda, içerde belediyenin milyonlarca liralık malzemesi ve çalışan insanların özel eşyaları var” dedi ve şu açıklamalarda bulundu:


“KURSİYERLERİN MALZEMELERİNE BİLE EL KOYDULAR”


Görkem Başkanla bugün Buca’daydık, bir vatandaş yolumu kesti, yaşanan durumla ilgili ne kadar üzüntülü olduklarını söylüyorlar. Haklı olduğumuzu biliyorlar. Biz anlıyoruz ki buradaki haksız durumla ilgili gösterdiğimiz çaba karşılık bulmuş. Yurttaşlarımız bu olayın yanlış olduğunun farkında ve belediyenin tarafında. Biliyorlar ki belediye İzmir’in. Gerçekten iyi hizmet veren bir birim var burada. Bir tanesi de ‘Bizim orada malzemelerimiz vardı, kursa devam ediyorduk, onları da alamadık, rehin aldılar’ dedi. İçimiz sızladı ona. Bir devlet kurumunun başka bir devlet kurumuna yapması asla reva görülmeyecek, Türkiye tarihinde ilk defa gerçekleşmiş inanılmaz yanlış bir hareket. Devletin bir kurumu belediyeye ait yeri işgal edemez, polisle el koyamaz. O yüzden içerideki belediyeye ait malzemeleri de çıkartamıyorlar.

“ÇALIŞANLARIN ÖZEL EŞYALARI REHİN TUTULUYOR”

Biz dün mahkeme heyetiyle birlikte tespitlerde bulunduk. İzBB’nin restorasyon amaçlı ve binanın kullanılmasını amaçlayan pek çok yatırım ve iş var. Bunlar kayıt altına alındı. Çünkü bunlara zarar verileceğinden endişe ediyoruz. Diğer yandan maddi manevi haklarımızı koruyor olacağız ama işin insani boyutunda çalışanların özel eşyaları ve kursiyerlerin malzemeleri de rehin tutuluyor. İzmir’in tarihine utanç vakası olarak geçti bu olay. Türkiye’nin başka yerlerinde de kamu mallarına el koyuyorlar ama hiçbiri bu kadar manevi değeri yüksek bir yer değil. Biz burada para kazanmıyorduk, kamusal hizmet veriyorduk. İstanbul Yerebatan sarnıcında gelir elde ediyordu belediyeye. Buraları bizce haksız gerekçelerle el koydular.


“DARBENİN ATADIĞI BAŞKAN DGM YAPTI”


Bu binaları yapan Vakıflar değil, katkısı yok. Belediye tarafından yapılmış. DGM mahkemesi kullanıldığı zamanda da belediyenin malıydı, mülk verilmedi, geçici olarak tahsis edilmiş, tahsis eden de 12 Eylül darbesinin getirip yaptığı belediye başkanıdır. Buranın DGM olması da bir utançtır asla belediyeye mal edilemez. Askeri cunta yönetiminin eseridir. İnsanların kafasını karıştırmaya çalışmasınlar. DGM olarak birçok insanın hayatına acı yükledi.


“DGM İKEN DE BELEDİYENİNDİ”


DGM çıktı, burayı harap ettiler, belediye büyük paralar harcayıp restore etti ve tertemiz bir iş kullandı. 2017’den beri burası Meslek Fabrikası olarak kullanılıyor. Başka amaçla kullanılmadı, biz hiçbir zaman başka bir yere vermeyi düşünmedik. Başladığımız noktadayız. Hukuki girişimlerimizin sonuç vermesini umuyoruz. Kısa vadede olumlu sonuç alamayacağız ama tepkimizi göstermeye devam edeceğiz.

ESKİŞEHİR’E VE ATAÇ’A TEŞEKKÜR


Ahmet Ataç başkanım yanımda, İzmir depremi olduğunda ben Karşıyaka Belediye başkanı iken, beni ilk arayan başkanımızdı ve biz hemen geliyoruz dedi. Aynı gece ekipleriyle geldiler, haftalarca kaldılar ve aşevi kurduk, yemek çıkardılar, pek çok malzeme getirdiler. Ben ağabey diyorum kendisine, o yardımseverliğini unutmadım. Aynı duyarlılıkla yanımızda, kendisine ve halkına sevgilerimizi gönderiyoruz. Eskişehir ve İzmir pek çok açıdan kardeştir.


“BU YANLIŞI HEMEN DURDURSUNLAR”


Duyarsız duvar gibi olan, devleti adaletle yönetmekten aciz diyebileceğim insanlar bu yanlışı hemen durdurmalı ve tekrar burada en azından mahkeme sonuçlanana kadar burada hizmetin verilmesine engel olmamalılar. Bu ayıbı temizlemek zorundalar. Bu ayıbı devam ettirdikleri süre boyunca büyüyen tepkiyi görmeye devam edecekler. Bunu fark etmelerini diliyorum. 3 bin 500 gayrimenkulü var Vakıflar’ın, önce onları düzgün kullansınlar, gasp ettikleri binalarda, boş olan o binalarda hizmet üretsinler. İzmir’e hizmet etmek isteyen onları bir kullanıma açsın, kiraya verip de parayı alamadıkları yerlerden kira almayı başarsınlar, sonra belediye mülklerine çökmeye çalışsınlar. Buna itirazımız devam edecek. Burada edebimizle demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Belediye hizmetlerimizde aksama olmayacak, tüm gün belediyedeydim. Bu şehre aşığız, kimsenin İzmir’in hakkını yemesini kabullenmeyeceğiz. Bu şehri evlatları olarak dik duruşumuz devam edecek. Halkımızın talebini daha da yüksek sesle dile getirmesiyle birlikte bu insanlar da akıllarını başlarına toplayacak ve bu yanlışı durduracak.